1036 Defa Okundu

Haluk Nurbaki Hazretlerinin vuslatının 23. Seneyi devriyesini yaşıyoruz.

Aramızdan fiziki olarak ayrılıp Âlem-i Cemale gitmesinin üzerinden bu kadar yıl geçmiş.

Ama dostlarının üzerinde bıraktığı tesir devam ediyor.

Hatta daha fazla etkili olduğu söylenebilir.

Haluk Nurbaki izi sürülen erenlerden…

Zira kendisi de iyi bir iz sürücüsü idi.

Bunu yapmaktan hayatı boyunca vazgeçmedi. Daima Fahr-i Kâinat Efendimizin bağrı yanık bir âşığı olmayı her şeyin üzerinde gördü.

Ve dostlarıyla daima Efendimizin izini sürdü.

Bunu hâl ve hayat haline getirdi.

Efendimizden bahsetmediği bir sohbeti olmadı hiç.

En çetrefilli bilimsel konuları bile anlatırken sözü bir şekilde yüce kitabımız Kur’an-ı Kerine ve evrenlerin iftihar tablosu Efendimize getirirdi.

O ilim farzına öncelik veren bir Hak Ereniydi. Başımızda dönüp duran türlü gailelerin İslâm dünyasının ilim farzını terk etmiş olmasına bağlardı.

İlim ile aşkın buluşma havzasıydı Haluk Nurbaki aynı zamanda.

İlmin kıyılarında dolaşmaktan kurtulup marifet semasında gezmek âriflerin işiydi.

O da öyleydi.

Ârifler ilme şefkatin dilini kazandırırlar… Onlar sadece aklın kıvrımlarda gezinmezler… O kıvrımların sancılarını sunmazlar muhiplerine sadece…

Gönlün ana kaynağı olan aşkın ocağından damıtılmış, billurlaşmış, deneyimlenmiş, posası atılmış rafine bilgiler sunarlar dostlarına…

İşte bu nedenle ikramları kabul görür… Başlara taç yapılır. Kalplere sekînet verir.

Sözleri gönülden çıktıkları için kuru değildir.

Hâl olurlar.

Hayat olurlar.

 

Kimdir Haluk Nurbaki?

Dr. Haluk Nurbaki gençliğe Kur’anın bilimsel gerçeklerini bıkıp usanmadan anlatan bir bilim insanıydı. Tüm hayatını hekimliğinin yanısıra Kur’anı, Hz. Peygamberi ve Ehl-i Beyti anlatmaya adamıştı. Günün bilimsel verilerini kullanarak ilahi hakikatleri anlatış biçimi büyük bir gençlik kitlesi tarafından ilgiyle karşılanmıştı. Akıllarını çelen, zihinlerini bulandıran inanç tuzaklarından Nurbaki hocanın ikna edici anlatımları sayesinde uzak kalıyorlardı.

Dr. Haluk Nurbaki ‘ilim ve aşkı’ aynı potada eritebilmiş bir ‘hakikat adamı’ idi.

Beyaz önlük giymiş bir tabip oluşunun yanı sıra İslamiyet’in tertemiz, pırıl pırıl umdelerini tasavvuf diliyle aktaran bir ‘mânâ doktoru’ idi. İşte bu nedenle hayatından ‘Haluk Nurbaki’ geçenler onun bu ‘mânâ dokunuş’larını asla unutmuyorlar.

İslam ve ilim konularında eserler vermişti. Anadolu’yu karış karış gezdi. İslam’ın yüceliğini, Fahr-i Kâinat Efendimizin insanlığa getirdiği kuşatıcı rahmeti anlatıyordu. İlerlemiş yaşına rağmen bu hizmetlerini hiç aksatmadı. Ömrünün son günlerine kadar TV, radyo sohbetlerinin yanı sıra yazılarına da devam etti. Konferanslarını sürdürdü.

İslam yücelerine bitmez bir hayranlığı vardı. Asr-ı Saadeti ve orada yaşananları dakika dakika anlatırdı. Gönülden o asra bağlı olduğu her halinden belliydi. O dönemden sanki bu asra ışınlanan bir Âşık-ı Peygamberî idi. Her olaya ‘Onu ve Cenab-ı Hakkı razı etme’ penceresinden bakardı.

Tasavvuf büyüklerine bağlıydı.

Pek çok tasavvuf büyüğünden feyz alıp salan bir gönül eriydi. Hz. Mevlana, Hz. Muhyiddin-i Arabi bağlısıydı. Mesnevi dersleri yapan bir annenin, İslam Yücelerinin hayatlarını yazan bir babanın evladıydı. 1954 yılında mecburi hizmetin son durağı olan Afyon'un Sinan paşa kasabasına geldiğinde burada sohbetlerinde sık sık "Faik ağabey" olarak andığı mürşidi Faik Saraç Efendi ile tanışır. Derin dostlukları olur ve kendilerinden mânâ eğitimi almaya başlar. Mânevi silsile 93 Harbi imamı Hafız Osman Bedrettin, Şeyh Samini ve Şeyh Ali Septi vasıtası ile Bahaeddin Nakşibend hazretlerine intikal ederken, diğer bir yandan da Abdülkadir Geylani Hazretlerine gider. Bu kanallardan aldığı mânâ bilimleri eğitimini pozitif bilimlere olan vukûfiyeti ile harmanlar. Bunu da yıllar yılı anlatır ve yazar. Yine bu sıralarda Diyarbakırlı Faik Yaşar Efendi ile tanışır, onunla da uzun yıllar mâna fazında süren dostluğu gönlündeki Fahr-i Kâinat ateşini daha da coşturur. Bu feyz alma ve salma hâdisesini hayatının her döneminde görmek mümkündür.

Haluk Nurbaki Hoca İslam insanının unuttuğu ilim farzından sonra bir başka kaybı olan infaka sürekli işaret ederdi.

Müminin varını yoklarla değiştirmesi gerektiğini sıklıkla dile getirirdi. Nurbaki Hocanın dilinden düşürmediği duası “Allah infak etme zevkini almasın bizden” şeklindeydi. Kendisine sıkıntılarını açan öğrencilerine de hep bunu tavsiye ediyordu. “Manevi yaralarınızı sarmak istiyorsanız, eksiklerinizi gidermek istiyorsanız infakınızı arttırın” mesajını hiç ihmal etmiyordu.

Haluk Nurbaki Hocanın yine dilinden düşürmediği diğer bir duası da ‘Fahr-i Kâinatın âşığı ve Ehl-i Beytin kölesi’ olma şerefini bizden alma şeklindeydi.

Hayatı O sevgilinin etrafında şekillenirdi.

Onun sevdiğini sever, sevmediğini sevmezdi. Fahr-i Kâinata dost olanlara dost olur Onun düşmanlarına amansız düşman olurdu.

Haluk Nurbaki Hocanın hayatı âşıklar ve meczuplarla dostluk üzerine kurulu idi. Miskinlere, düşkünlere ve fukaraya karşı ayrı bir şefkati farklı bir hassasiyeti vardı. Meczubu, garibi olmayan sohbet halkalarının Peygamberimizin sünnetine benzemekte eksik kalacağını düşünürdü.

Dr. Haluk Nurbaki bir ‘Muhammedî’ idi ve bunu önemli sayardı. Efendimizin isminin Nurbaki’ye göre ‘En iyi hamd etmiş, en iyi hamde uğramış’ anlamına gelen Muhammed olmasının sırrının bundan olduğunu söylerdi.

Kitapları

Haluk Nurbaki Hoca ilk kitabı olan ‘Tek Nur’da İslamiyet’in iman esasları olan; Allaha iman, peygamberlere iman, kadere iman, meleklere iman ve Kur’ana iman gibi meseleleri fizik ve biyolojinin yasalarından bilimsel gerçeklerle anlattı.

Haluk Nurbaki Hoca için Kura’nın anlaşılması çok önemlidir. Sönmeyen güneş olan Kur’anın özellikle yeni neslin anlaması için yorumlar yazdı. Bunlar arasında Kur' an Mucizeleri, Kur'anın Matematik Sırları, Namaz Sureleri Yorumu, Sure-i Yusuf'un Yorumu, Sure-i Tekvir'in Yorumu, Bakara Süresi Yorumu, Âyet-el Kursi Yorumu ve Yasin Suresi Yorumu çok bilinenler arasındadır.

Gönül Penceresinden Fahr-i Kâinat Efendimiz, Gönüllerde Sema, Nurdan Anneler kitaplarını da bir tarafa kaydetmelisiniz.

Haluk Nurbaki Hocamız 23. Sene-i devriyesindeyiz bugün.

Akşam saat 21.00’de https://www.youtube.com/drhaluknurbaki adresinden yapılacak canlı yayını izleyebilirsiniz.

 

Yorumlar