7196 Defa Okundu

 

  1. Bu tür içe dönüşler, eve kapanmalar, büyük işleri terk etmeler, hayatımızın önceliklerini gözden geçirme fırsatı sunar bize. Bugüne kadar yatay telaşlarla, yapay gündemlerle harcadığımız hayatımızı, bir de dikey duruşa, sahih gündemlere ayıralım. İçtiğimiz suyu damağımızda daha çok tutalım. Aldığımız taze nefesleri daha derinden hissedelim.
  2. “Küçük şeyler”i büyük görmeye başlayalım. “Büyük şeyler” sandığımızın küçüldüğünü yeterince gördüğümüzü sanıyorum.
  3. Yakın ilişkilerimizi geliştirmek için çok güzel bir eşikteyiz. Uzak zamanlar ve uzaktaki insanlar için verdiğimiz emeği “şimdi burada” olanlara harcayalım. Ebeveyn, evlat, eş, komşu olduğumuzu hatırlayalım.
  4. Kendisinin sağlıkçı olduğunu söyleyen, “Bakın bu videoyu İtalya’dan gönderiyorum!” “Almanya’da durumlar felaket!” diyen, telaşla konuşma numarası yapan, fenomen olmaheveslilerinin verdiği haberleri ciddiye almayın. Kaygınızı artıran, felaket tellallığı yapan, kıyamet senaryosu yapan bu gereksiz tipleri yokluğa mahkûm edin. Var olmak için telaşe memurluğuna kalkanlara verilecek en iyi ceza onları yok saymaktır.
  5. Madem farklı bir duygu durumuna girdik. O halde daha önce davrandığımızdan farklı davranalım. Çocuklarımız için ÇALIŞIYORDUK şimdiye kadar, şimdi çocuklarımız için VAR OLMAYI öğrenelim. (“Oğlum biz kimin çalışıyoruz? Sizin için…” diyen rahmetli babamla ömrümde sadece bir gün top oynadığımızı hatırlıyorum. 1980 Eylül’ünün 12’si. Darbe günü. Sokağa çıkma yasağı var!)
  6. Din magazincileri, hurafe düşkünleri, şeyhini yüceltme heveslileri size "Allah'ın gazabı!" "Kıyamet kopacak!" "Helak olacağız!" gibi haberlersatacaklar. Kendilerince icat ettikleri vird ve duaları, hatta muskaları vs. önerecekler. Duamızı elbette yapalım! Ama bunu körkütük bir korku içinde, sevimsiz bir zorunluluk altında değil; bu ana kadar bize ve sevdiklerimize taze nefes bahşederek var eden, yarattığı her şeyin onurunu önceleyen Rahman ve Rahim’e minnetimizi ifade etmek üzere, içten ve içeriden sözcüklerle yapalım.
  7. Bu özel inziva günlerini kendimizi tanımaya ve Rabbimizle tanışmaya ayıralım. Unutmayın ki, ancak kendisiyle tanışanlar Rabbiyle tanışmaya başlar. İnsanın fıtratı, Allah’ı anlamak içindir. “İnnalillah…” demek, “Biz Allah’la tanışmak için varız!” demeye gelir.
  8. Bir takım din simsarları ya da iyi niyetli bazı dostlarınız, çoğu kez yaptıkları gibi "Allah adına" konuşma yetkisini ellerinde tuttuğunu sanacak;ya arkanızdan kırbaç sallayacak ya önünüze havuç koyacaklar. Ne kırbacı (Allah seni yakacak!”) ne havucu (“her salavata bir huri!”) ciddiye alın.Adem[as] gibi adam olmak için bu inzivayı fırsat bilelim.
  9. "Kıyametin koptuğunu görseniz de elinizdeki fidanı dikin!" diyen Peygamberimize kulak verelim. Bize kıyamet kahinliği yapmak düşmez; kıyametin bile yıkmayacağı incelikler içinde olmak düşer. Unutmayın, dünyanın astarını sonsuzluğun kumaşına dikecek incelikler, kırılgan varlığımızı sonsuzluğun aynasına taşıyacak nezaketli duruşlar bekleniyor bizden.
  10. Felaket haberleri, kıyamet senaryoları, ekonomik kriz tahminleri vs. bağışıklık sisteminizi zayıflatacak, olur da bulaşırsa, coronavirüsünün işini kolaylaştıracak. Evde, sevdiklerinizin arasında olmanın keyfini çıkarın. Az şeyden sorumlusunuz artık! Telaşlarınızı azaltın, kaygılarınızı durultun.
  11. Gereksiz kırgınlıkları ve anlamsız küskünlükleri bitirmek için içimize dönelim, kalbimizi yoklayalım. "Değiyor muydu gerçekten?" diye soralım. Farklı cevaplar duymaya hazırlıklı olalım. İntikam duygusu kabzasızkılıç gibidir; önce tutanın elini keser!
  12. Terapistiniz olmasa da, bugünler güzel ve keyifli bir varoluşsal terapi yürüyüşüdür. “Eve dön. Kalbine dön!” diyen bilgeyi hatırlayın!
  13. Affedemediklerinizin ağır yükü omuzlarımızdadır; onlara yönelik taşıdığımız öfke ve nefret, onları etkilemiyor, en çok ve en önce bizi etkiliyor, zehirliyor. Bu tür gereksiz yükleri omuzumuzdan atalım, kalbimize yük etmeyelim. Haydi!
  14. Bol sıvı alalım. Ev yemekleri yapalım. Erkekler mutfağa girsin; sofraya tabak taşısın. Bol sıvı ve içten muhabbet bedenin savunma sistemindeki ilaçları harekete geçirir, etkinleştirir.
  15. Dışa dönük hayatımızı içe dönük yaşamak için çok önemli bir kapının önündeyiz artık. Değiştiremeyeceğimiz “büyük” işlere o kadar yorulduk ki, değiştirebileceğimiz küçük işlere mecalimiz kalmadı. Şimdi küçük işler var önümüzde; değiştirebiliriz, değişebiliriz. Durmayalım!
  16. Camilerin cemaatsiz kalışını, Kabe’nin boş oluşunu dert etmeyelim; evimiz cemaat yeridir, ailecek cemaat olalım. İmamlık profesyonel bir meslek değildir; adam olan herkesin sivil sorumluluğudur. Namaz kılmasını bilen namaz kıldırabilir de…
  17. Dilenecek özürleri geciktirdik; söylenecek sevda sözlerini erteledik. Duralım ve durulalım artık. Bu bir vakfe deneyimidir. Arafat’ta bilelim kendimizi. Şimdi tam sırası!

 

Yorumlar