664 Defa Okundu

Bizim asrın siyaset önderimiz, karikatür karakteri, çizgi film kahramanı; gene pot kırdı, gene çam devirdi, gene zincirinden boşandı.

Temmuz ayının ilk haftasında, grup toplantısında yaptığı konuşmada "...iktidara oy veren günah işler…" dedi. Yani diyor ki rakibime oy verirseniz günah işlersiniz, bana oy verirseniz sevap işlersiniz! Din istismarı, dini siyasete alet etme, dini değerleri çıkar ve menfaatleri için kullanma vb. her şey var mazallah! 

Bilindiği gibi günah, Allah'ın yapılmasını istemediği ve cezalandırdığı fiiliyatlar; sevap ise Allah'ın yapılmasını istediği ve mükafatlandırdığı fiiliyatlardır. 

Herkesin bildiği bir başka hususu daha ifade etmek isterim: Herkesin bilgi sahibi olduğu ya da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğu, ahkam kestiği, yargılama yaptığı, bilip bilmeden hunharca ve arsızca hüküm verdiği üç alan vardır. Bunlar din, siyaset ve spordur. Bu konularda mazallah herkes ansiklopedik aydındır, Tanzimat entelektüelidir (sözümona entelektüel değil, Batı şakşakçısı ve taklitçisidir). Ağzı olan konuşur. Uzmanlaşma ve ihtisaslaşma yoktur ve aranmaz, uzmanına saygı duyulmaz, ilgili konularda uzmanı değilde cahili konuşturulur! 

Girdiği tüm seçimleri kaybetmesine rağmen koltuğunu hala koruyan, buna rağmen girdiği tüm seçimleri kazanan Devlet-Millet yöneticisine diktatör diyen dünyanın en demokratik; kendisine destek vermeyen sermaye sahiplerinin mallarını sorgusuz sualsiz, iktidara geldiklerinde, kamulaştıracaklarını söyleyen dünyanın en özel mülkiyete saygılı ve liberal; kendisini desteklemeyen basın ve yayını, iktidara geldiklerinde, tamamına el koymakla ve boynuna yağlı urgan geçirmekle aşağılıkça tehdit eden dünyanın en en en basın-düşünce-eleştiri hürriyeti savunucusu Retkit söylüyor, yukarıdaki sözü. 

Şimdi doğal olarak bir vatandaş çıkıp, düşünce ve ifade özgürlüğü, soru sorma ve sorgulama, eleştiri özgürlüğü ve hakkını kullanarak şu soruları sorabilir, söz konusu tüy siklete:

Sen kimsin?

Günah ve sevabı belirleme ve insanlığa talimat etme makamı mısın?

Neyin günah ve neyin sevap olduğunu insanlara emretmek senin görevin mi?

Sen bu yetkiyi kimden ve nereden alıyorsun?

Evreni, küçük tepeleri, bir toz taneciğini veya atom çekirdeğini… sen mi yarattın?

Konunun uzmanı mısın?

Din alimi misin, din adamı mısın, imam/müftü müsün, ilahiyat profesörü müsün?

Sen nesin???!!!... 

Şeytanın Müslüman mintanı giydiği bir dönemden geçiyoruz.

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

Herkesin bir hesabı vardır, ancak kimse bilmez ki Allah'ın da bir hesabı vardır, elbet.

Yorumlar