868 Defa Okundu

Görmek ve görülmek için yaratılmışız sanki. İnsanların da devletlerin de bilinç altında yatan bu. Bir insan sekiz bin kilometre ötedeki bir ülkeye niye seyahat eder? Bir devlet korona ile mücadelesini bile kendi propagandasını yapmak için neden kullanma ihtiyacı duyar?

Görmek, görülmek, onaylanmak veya tanınmak gibi ihtiyaçlar bedava karşılanmaz. Ama akıllıca davranılırsa bir servete de mal olmaz. Dünya genelinde makyaja, estetiğe ve propagandaya ayrılan para sağlık ve eğitime ayrılan paradan fazla olmak zorunda değildir.

Pandemi ilan edildi. Herkes evine kapandı ama reklam ve propagandaya harcanan para bu şartlarda bile hayatın devamı için harcanan paradan çok. Belediyeler yerleri dezenfekte ediyor, sanatçılar konser veriyor. Ölürken bile kendimizi güzel gösterme telaşındayız.

Koronadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyenler haklı mı? Haklı. Ama bu zorlama ile olmayabilir. Değişeceğiz çünkü bir insan veya insanlar topluluğu bu kadar uzun süre kendi içine dönüp düşünüp de eskiden yaptığı gibi yaşamına devam edemez.

Korona bir musibet. Elbette bin nasihatten güçlü olacak. Ders almaya hazır olanlar dersini alacak. Her ülke kendine yeterli olmanın planlarını yapacak. Tarım, sağlık ve bilişim sektörüne yatırımlar artacak. Masraflar kısılacak. Siyasi gerilimler bir süre askıda kalacak.

Bu kadar insanı kurban verdik diye Korona salgınından çok büyük dersler çıkaracağımızı düşünenleri uyarmakta fayda var. Dünyamız ne felaketler gördü. Devam eden felaketler de var. Hangisinden adamakıllı ders çıkardık ki Koronadan da ders çıkaralım?

Peki adamakıllı ders çıkarmak imkânsız mı? Elbette değil. Önemli olan bakış açısı, yani görmek ve görülmek. Mesela televizyon ekranlarında sanatçı ve sporcular kadar çiftçileri, sağlık çalışanlarını ve bilişimcileri de gördüğümüz gün bir umut doğar.

Korona bizi doğru yatırımları yapmaya davet ediyor. Özellikle tarım, hayvancılık ve sağlık sektörleri çok önemli imiş. Pek çok işimizi evden ve internet üzerinden yapmak mümkünmüş. Dünyanın öbür ucuna gitmesek de oluyormuş. 

Kendimizle verimli bir konuşma yapmak için biraz zamana ve mahremiyete ihtiyaç duyarız. Korona bize o zamanı ve mahremiyeti veriyor. Düşünmeden yaşayıp giden insanın düşünmesi için hayatı durduruyor. Bir pas veriyor, golü atıp atamamak da bize kalmış.

Yorumlar