Yaşadığımız korana süreci bize birçok şeyi somut olarak gösterdiği gibi futbol denen oyunun olmadan da olabileceğini göstermiştir. Ömür dediğimiz yaşam süreci içerisinde her insanın kontrol etmekte zorlandığı, mantığını bulamadığı bir nevi irade dışı tutku ve saplantıları olabiliyor.

Yaşadığımız korana süreci bize birçok şeyi somut olarak gösterdiği gibi futbol denen oyunun olmadan da olabileceğini göstermiştir.

Ömür dediğimiz yaşam süreci içerisinde her insanın kontrol etmekte zorlandığı, mantığını bulamadığı bir nevi irade dışı tutku ve saplantıları olabiliyor.

Tutkusu olmayan insan düşünülemez; esas olan tutku adını verdiğimiz istek ve arzuların ihtirasa dönüşüp insanı insani değerlerden uzaklaştırmamasıdır.

İnsanlığın yaşadığı bunalımın temelinde de engellenemeyen istek ve arzular yani tutkular vardır. Bu tutkulardan birisi de futbol tutkusu yani fanatizmidir.

Futbol; topla oynanan oyun olmanın ötesinde çok büyük paraların döndüğü; iddia, toto gibi kumar türevlerinin icra edildiği bir sektör halini almıştır.

Bundan dolayı insanların ilgisi özellikle medya aracılığıyla futbola çekilerek masumane taraftarlık duyguları zamanla tutku haline dönüştürülerek insan beyinleri esir alınmaktadır.

-Unutmamalıyız ki, kontrolsüz tutkular insanı köleleştirir!

Bizim ligimizde bile yayıncı kuruluş yayın haklarını almak için 500 milyon doların üzerinde para ödemektedir.

Bu kadar büyük parayı insanlığın hayrı için değil; verdiklerinden daha fazlasını almak içindir.

Daha fazlasını kazanmak içinde rekabet istiyorlar, çekişme istiyorlar hatta kavga istiyorlar!

İşte bunların gerçekleşmesi içinde 'TUTKULARININ TUTSAĞI' olmuş taraftar istiyorlar!

Tutkularının tutsağı olmuş insan düşünemez; yaptıklarının sonucunda oluşacak zararları hesap edemez; kırar döker, söver sayar, kavga eder hatta gözünü kırpmadan insan bile öldürür.

-Futbol tutkusu yüzünden insanın mantığının almadığı maddi ve manevi yıkımlar en vahimi ölüm olayları hem ülkemiz hem de bir çok ülkede yaşanmıştır.

-Ne için?

Koskocam bir HİÇ için!

Korona virüs sürecinde futbol maçları oynanmadı; bir şey oldu mu?

Olmadı. Demek ki neymiş, futbol olmasa da pek tabi oluyormuş. Ne kadar güzel; kavga yok gürültü yok! En önemlisi de fakir fukaranın takım tutma tutkusu uğruna borç harç maç izlemek için ödediği para harcama yok!

Öyleleri var ki, karnını doyuracak parası yok; ancak, futbol için her türlü fedakarlığa katlanıp maçları izlemeye gidiyor.

Sadece para olsa neyse kavga, kavga olmasa bile edilen küfürlerin haddi hesabı yok!

-Al sana yüklü bir GÜNAH!

Şunu samimiyetimle ifade ediyorum:

Futbolun insanlığa olumlu hiçbir kattığı değer olmadığı gibi saymakla bitmeyecek büyük zararları var!

-İnsanlık hayatında futbol diye bir oyun olmasaydı insanlık hiçbir şey kaybetmezdi!

Bunları söyleyen biri olarak ben de o tutkuyu yoğun yaşamış, eskisi kadar olmasa da hala içimden atamadığım taraftarlık duygusunu yaşamaktayım.

Kimse kendisine alınmasın, kendi nefsim için söylüyorum; bu duygu aklım ve mantığımın almadığı yani akılsızca bir duygudur.

Eskiden maçlar ikindi vakti oynanırdı. Maçtan sonra ikindi namazında tuttuğum takım yenmişse için için sevinir, yenilmişse için için üzülürdüm!

-İnanan bir insan için bunun akılla izahı olabilir mi?

Olamaz! Allah(cc)'ın huzuruna durmuşsun huşu içerisinde namazını kılacağın yerde maç düşünüyorsun!

-Olacak iş mi?

Olmayacak iş amma 'Tutkuların Tutsağı' olmuşsan oluyor. Allah(cc) affetsin!

Şunu da ifade edeyim:

İnsanların oyun olarak futbol oynamalarına bir şey demiyorum; benim derdim futbol üzerinden oynanan oyunlar; kavgalar, düşmanlık tohumlarının ekilmesi, cebinde ekmek parası olmayan insanların borç harç para bularak maçlara gitmesi; sövmeleri saymaları…

En güzeli futbol tutkusu olmak üzere her türlü insana zarar veren kötü alışkanlıklardan uzak durmaktır.

Korana sürecini futbol tutkusundan kurtarmak için avantaja çevirelim.