7928 Defa Okundu

Türkiye'de Fox, 2007 yılında TGRT'nin yayın hakkını satın alan Avustralyalı Yahudi iş adamı ve şirketlerinin merkezi ABD'de olan, Fox Corporation'un sahibi Rupert Murdoch tarafından kuruldu. Fox Türkiye'de 2007 yılında yayın hayatına başladı.

Rupert Murdoch Fox Corporation şirketini 2017 yılında, 52 milyar dolar karşılığında ABD'li The Walt Disney Company şirketine sattı. Tabi bu arada Türkiye'deki Fox'un patronu da değişmiş oldu.

Fox'un dünyada yayın politikalarına baktığımızda yılda ortalama 10 binlerce İslam ve Müslümanlar karşıtı, ırkçı ve düşmanca haber, makale ve yayınlar yaptığını; yayın, program ve haberlerinde algı operasyonları amacıyla ortalama 2800 civarında İslami terör ifadesini kullandığını görebilir ve tespit edebiliriz. 

Fox'un Türkiye'deki eğlence alanındaki yayınlarına baktığımızda yarışma programlarında, eğlence ve şirinlik adı altında, erkekleri kadın kılığına soktuğunu, komik ve acziyet içinde göstererek itibarsızlaştırdığını; dizi sektöründe ise yalan, ikiyüzlülük, gıybet, entrika, hilelerle acımasızca rakibini alt etmenin, insanlara hakaret ve aşağılamanın iyi ve gerekli olduğu, bir erkek veya kadının birden fazla kadın ya da erkeği aynı anda idare etmesinin marifet gösterildiği, adeta zinanın ve gayri meşru ilişkilerin normal olduğu, adeta şöhret ve saygınlığın bir parçasıymış gibi sunulduğunu görebiliyoruz.

Yayın akışının, programların, dizilerin ve eğlence programlarının Büyük Müslüman Türk Milletinin teamül ve Milli Kültürüne uymadığını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşları ve Anadolu insanının yaşam tarzını ve değerlerini yansıtmadığını görmek zor olmasa gerek.

Henüz karakteri oturmamış gençliği olumsuz etkilediğini görmemek için kör olmak gerek.

Fox'un Türkiye'deki haber ve bilgilendirme politikası da son derece rasyonaliteden ve sağ duyudan uzak, ayrıştırıcı, ötekileştirici, topluma umutsuzluk pompalayan, toplumda kaygı ve korku imparatorluğu oluşturmaya çalışan, toplumun sevinciyle sevinmeyen, hüznüyle hüzünlenmeyen, kör muhalefet anlayışıyla toplumsal çatışmaları körükleyici, fay hatlarını hareketlendirici ve adeta fitne üretici bir nitelik taşımaktadır.

Türkiye'nin, İslam ve Türkiye düşmanlarının uşağı ve köpekleri olan PKK/PYD/YPG/YPJ/SDG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ vb. terör örgütlerine karşı verdiği destansı ve imha edici mücadelesini perdelemeye çalışmakta, itibarsızlaştırma çabası içine girmektedir. Her gün Devleti kötülemekte, terör örgütlerini övmekte ve kutsamaktadır.

Devletin Fırat kalkanı bölgesinde 5 bin DEAŞ'lıyı imha ettiğini görmeden haber sunucusu Portakal, DEAŞ'la mücadele ettikleri için PKK/PYD/YPG,Peşmerge ve ABD'ye Devletin teşekkür etmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sunucu Portakal, her gün Millet olarak aç olduğumuzu, ekonominin battığını ve IMF'den borç alınması gerektiğini programlarında işleye gelmiştir.

Portakal, Türkiye'nin ihtiyacını 20 yıl karşılayacak olan ve yeni bulunan Karadeniz doğalgazını, bugün faturamı düşürecekse destekliyorum, yoksa desteklemiyorum diyerek beyin ölümünün gerçekleşmesinin göstergesi olarak, bulunan doğalgazı küçümsemeye çalışmıştır.

Daha yeni, Ağustos ayının sonunda Portakal kanaldan istifa etti. "Muhalif olmaktan çok yoruldum, yolda sokakta yürüyemiyorum ve her gün küfür yiyorum", dedi. Her gün ekranda "Millet olarak açız, aç, geçinemiyoruz, batıyoruz, bitiyoruz ve ölüyoruz..." diyen Portakal, yaptığı istifa açıklamasında SERVET, kariyer, şan ve şöhret vb. herşeye sahip olduğunu, artık sakinlik ve dinginlik istediğini ve kendini toprağa atacağını kaydetti. Ba ba ba!!!     

Fox'un yalan haberleri ile ilgili onlarca ve yüzlerce örnek var. İki yıl önce Mersin Şehir Hastanesi'nin büyüklüğü nedeniyle koltuk değnekli yürüme güçlüğü çeken bir vatandaşın ulaşımda zorlandığı yönünde haberini ve çekimini yapmış ve ana haber bülteninde hastane hunharca irrasyonel bir şekilde kötülenmişti. Da sonra ilgili kurumlarca ve bizzat hastane tarafından yapılan araştırmada olayın uydurma olduğu, koltuk değnekli kişinin kandırıldığı, hastane içinde koltuk değneksiz yürüdüğü, giriş yaptırdığı fakat muayene olmadığı, çekimden sonra ayrıldığı; hastaneye ulaşım sorunu olmadığı, kampüs içi de, yürüme güçlüğü çeken hastalar için, mini ulaşım araçlarının olduğu ortaya  çıktı ve resmi olarak açıklandı. Daha sonra kanaldan özür geldi mi? Hayır. Arsızdan akıl, mantık, sağduyu beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır.

Son örnek, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına ilişkin. Bilindiği gibi 26 Ağustos hem Malazgirt meydan muharebesinin ve zaferinin, hem de Başkomutanlık meydan muharebesinin başlatılmasının ve büyük taarruzun başlangıcın yıldönümü. Türkiye Başkanlık sistemine geçtiğinden bu yana resmi olarak Malazgirt zaferini de kutluyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı zaten her yıl resmi olarak kullanıyordu.

Bu konuda Fox Milletin gözünün içine baka baka fitne çıkartmaya, haksız  bir şekilde algı operasyonu yapmaya çalıştı. Tarihi, tarihi olayları ve tarihi şahsiyetleri yarıştırma cüretine kalkıştı.

Dedi ki: "Malazgirt kutlanıyor, 30 Ağustos yasaklanıyor". Salyalar akıtıla akıtıla, köpürtüle köpürtüle Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapıldığı, Atatürk ve Cumhuriyet ile hesaplaşma içerisinde olunduğu hususu işlendi. Bu tespit tamamen yalan ve bir fitne hareketidir. 30 Ağustos'un yasaklanması hiçbir zaman söz konusu olmamıştır, olamaz.

Zira bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, üst düzey Devlet Erkanının katılımıyla gündüz Anıtkabir ziyareti ve resmi törenlerin yanı sıra, akşam da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde son zamanların ve Cumhuriyet tarihinde en görkemli, en anlamlı ve en gurur verici bir şekilde gerçekleştirildi. Akşam tüm televizyonlardan canlı yayınlanan, Fox hariç, muhteşem bir konser, finalde ise 300 dronla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin üzerinde gökyüzünde harika bir ışıklı gösteri icra edildi. Tüm dünyaya Türk Devlet ve Milletinin gücü, gökyüzüne yazılarak gösterildi. Gökyüzüne ışıklı dronlarla Türk bayrağı, Atatürk resmi, Cumhurbaşkanlığı forsu çizildi; 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun yazıldı. Böylelikle dünyadaki tüm düşmanlara(iç-dış), Türkiye'deki akıl ve erdem yoksunlarına, fitnecilere ve bozgunculara, İslam ve Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyanlara vurucu bir ders verildi; tüm dostlara selam çakıldı, birlik ve beraberliğimizin tunçtan sarsılmaz iradesi yeniden perçinlendi.

Peki! Fox'un yalan, kışkırtma ve fitneciliğinin açıkça ortaya çıkması, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın ve Atatürk'ün sofistike, görkemli ve anlamlı bir şekilde kutlanmasının ardından; Hükümeti, % 52 oy alan Devlet ve Milletin Başkanını, seçmenin % 52'sini Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı gibi lanse etmeye çalışan Fox; utandı mı, arlandı mı, Milletten ve Hükümetten özür diledi mi? Hayır. Çünkü arsızdan ar beklemek havanda su dövmektir! 

Vatan bir bütündür, parçalanamaz. Tarih de, tarihi dönemler de, tarihi şahsiyetler de bir bütündür, parçalanamaz, yarıştırılamaz. Bu alanda düşmanlıklar üretilemez. Tarih ve tarihi şahsiyetler üzerinden düşmanlıklar üretilmesi, Türk Devlet ve Milletine yapılacak en aşağılık saldırı, alçaklık ve hainliktir.

Alparslan Anadolu'nun, Fatih Avrupa'nın, Yavuz Afrika ve Ortadoğu'nun tapusunu almıştır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Kazım Karabekir ve kurtuluş savaşı kumandanları da düşmanın ve soykırımcıların, emperyalistlerin Anadolu'nun tapusunu elimizden alma planlarını yırtıp atıp, paçavraya çevirmiş, ebediyete kadar Anadolu Müslüman Türk yurdudur ve hiç bir yere gitmiyoruz, demiştir.

Fox bir Truva atıdır. Dünyanın efendilerinin elinde aparat olarak Türkiye'de bir Fox kaldı. Geçmişte 2000 öncesi dönemde darbelerle, işbirlikçi finans çevreleriyle, askeri ve sivil bürokrasisiyle, terör eylemleri ve faili meçhul cinayetleriyle, İslamcı-komünist-Kürt karşıtlıklarıyla, sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-anti laik, ilerici-gerici çatışmaları ile başardıklarını; son 10 yılda gezi olayları, 6-8 Ekim olayları, hendek savaşlarıyla, 15 Temmuz 2016 darbe ve işgal girişimi, PKK/PYD/YPG/YPJ/SDG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ ile, ekonomik saldırılarıyla ( Faiz, kur, borsa) yapamadıklarını/başaramadıklarını şimdi medya gücü olarak Fox ile yapmaya çalışıyorlar.

Fox'un kurulduğu tarihten bu yana Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Büyük Müslüman Türk Milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının lehine ve yararına olan, ekonomi ( enflasyon, faiz oranları, ihracat, Merkez Bankası altın ve döviz rezervleri, kişi başına milli gelir, kamu net borç stokunun GSMH'ya oranı, bütçe açığını. GSMH'ya oranı…), dış politika ( statik, tek yönlü ve Batıcı dış politika yerine dinamik, çok yönlü ve tam bağımsız dış politika; Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika açılımları), savunma ve güvenlik ( içerde ve dışarda terörle mücadele; kara vatanda,  mavi vatanda; tarihi, coğrafi, sosyolojik hinterlantta Milli hak ve menfaatlerin korunması), savunma sanayi (MPT-76- Dünyada NATO'nun 42 standardını geçen ilk ve tek yerli piyade tüfeği, top, obüs, Altay tankı, akıllı bombalar, füzeler, hava savunma sistemleri, Atak helikopteri, Milgem savaş gemileri, denizaltıları, TCG Anadolu uçak gemisi, iha, siha, tiha, yerli savaş uçağı projesi, savunma sanayinde yerlilik oranının % 20'den % 70'e çıkartılması, devam eden ve yürüyen 700 proje…), enerji ( petrol ve doğalgaz aramaları, nükleer santral yatırımları, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına gelişmiş ülkeler standardında yatırımlar, elektrik enerjisinde yerlilik oranının % 20'den % 62'ye çıkartılması; % 35 termik, % 15 hidro, % 12 güneş ve rüzgar), sosyal güvenlik (SSK, bağkur, emekli sandığının birleştirilmesi), sağlık(şehir hastaneleri…), ulaşım ve altyapı (karayolları, demiryolları, hızlı trenler, köprüler ve havaalanları)... vb. alanlarda gelişme ve icraatları takdir ettiği, olumluladığı, onayladığı/desteklediği görülmemiştir.

"Malazgirt kutlanıyor, 30 Ağustos ve Atatürk yasaklanıyor ve görmezden geliniyor" yalanlarının, algı operasyonlarının anlamı ve hedefleri şunlardır:

1- Kapitalistlere, emperyalistlere, Siyonistlere hizmet etmek; küresel soykırımcılara biat ve itaat etmeyen, Milli ve yerli, bağımsız politika izleyen hükümetleri alaşağı etmek ve Batıcı ve emperyalizme hizmet edecek gayri Milli mandacı ve himayecilerin iktidara gelmesi için politik, sosyolojik ve psikolojik ortam hazırlamak,

2- Cumhuriyet ve Atatürk'ü siyasete alet ederek istismar etmek,

3- Bazı çevreleri ve Milletin çoğunluğunu Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı ilan etmek,

4- Cumhuriyet ve Atatürkçülük üzerinden bu Milletin içinde karşıtlıklar, düşmanlıklar, cenahlar, çatışmalar, ayrıştırmalar, ötekileştirmeler ve bölünmeler oluşturmak,

5- Küresel soykırımcıların, küresel finans baronlarının, Haçlı-Siyonist ittifakının, Siyonizmin sözcülügünü yapmak, manda ve himayeciliğini icra etmek,

6- Edward Lawrence'in günümüz fonksiyonunu yürütmek,

7- Türk Devletinin tam bağımsız politika izlemesine engel olmak ve özünden ve kökünden koparıp soykırımcı Batıya bağlamak; Türk Milletinin Milli Türk kültürünü ve medeniyetini, Kutsiyetini yozlaştırmak; emperyalist Batı'nın vicdansız ve merhametsiz kültürünü, ahlak(sızlığını)ını bu topraklara yerleştirmeye çalışmak,

8- Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmak,

9- Bu Milletin psikolojisini çökertmek,

10- Türk Milletinin birlik ve beraberliğini, kardeşliğini bozmak, Milli Kültürünün içini boşaltmak, Milli güç unsurlarını zaafiyete uğratmaktır.

Son bağlama girerken bir gerçeği belirtmek, altını kırmızı kalemle kalın bir şekilde çizmek ve konu ile bağlantılı kısa iki hikaye anlatmak isterim:

Kurtuluş Savaşı'nda ipleri işgal ve istilacıların ellerinde olan, kurtuluş için Amerikan ve İngiliz mandasını savunan, Milli mücadeleye karşı çıkan Milli mücadeleye düşman basın organları ve gazeteler vardı.

Günümüzde ise  hem kara vatanda hem de mavi vatanda emperyalist yamyamlara, sömürgeci işgalci ve istilacılara karşı verilen ikinci İstiklal ve İstikbal Savaşı'nda Fox, müstevlilerin borazanlığını yapmakta, sahiplerinin isteğini yaparak "Türkiye terörle mücadele etmemeli, Doğu Akdeniz ve Ege'de diplomasi yapmalı, Batı ile dost olarak iyi ilişkiler içinde olmalıdır" demektedir. Yani kara vatanda ve mavi vatanda Türkiye haklarından taviz vermelidir, demektedir.

Nihayetinde topyekün verilen ikinci  Milli mücadeleye karşıt bir duruş sergilenmektedir. 

Hikayelere geçelim. Ormanda bir Kurt yavrusu uzakta bir sürü görmüş. Uyuyan babasını uyandırmış heyecanla " baba baba karşıda  bir sürü var, başında da çoban yok, ancak sürünün içinde kulakları ve görüntüsü tıpkı biz gibi, bize benzeyen biri var. Bizden biri. Gidelim, sürüye dalalım ve yiyelim" der. Baba kurt "oğlum iyice baktın mı, çoban var mı?" diye sorar. Yavru kurt "yok baba, sadece bizden biri var" der. Bunun üzerine baba kurt ayağa kalkar, bakar. Der ki "oğlum o köpektir, bize benzer, bizden gibi görünür ancak, bizim düşmanımızdır. Sürüyü ne yer, ne yedirir." Yani sahibine saklar, ona çalışır.

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendisine her gün küfür ve hakaret eden Vekili transfer eder. Yakın çevresindeki danışmanlarından biri "Efendim bu adam size her gün küfür ve hakaret ediyordu, böyle yapmakla onu ödüllendirmiş olmadınız mı? diye sorar. Demirel kendinden emin bir şekilde, güçlü bileği ve sert parmaklarıyla danışmanın kolundan sert bir şekilde kavrayıp, yan gözle bakarak "şimdiye kadar karşı kapıdan bize karşı havlıyordu, bundan sonra ise bizim kapıdan karşı tarafa doğru havlayacak. Fena mı yaptım?" diye karşılık verir.

 

Fox'un merkezinin ABD'de olduğu, ipinin diğer ucu İslam ve Türkiye düşmanı emperyalistlerin, soykırımcıların ve Siyonistlerin elinde olduğu sürece;

Öküz altında buzağı aranmaz,

Tekeden süt çıkmaz,

İtten kurt olmaz,

Sırtlandan post olmaz,

Fox'tan adam olmaz,

Türk Devlet ve Milletinin baş ağrısı kesilmez.

Meselenin halledilmesi için, hukuk çerçevesinde gereğine tevessül edilerek Fox'un soykırımcı, emperyalist ve siyonistlerle ipinin kesilmesi, ruhunun ve bedeninin kelimenin tam anlamıyla bu topraklara ve Anadolu'ya çakılması ve kök salmasının sağlanması gerekmektedir.

Not: Bundan sonraki yazılarımın daha kısa ve öz olmasına özen göstereceğim!

Saygı ve selamlarımla!

Yorumlar