Faiz ne olur?

2018, Türkiye için siyasetten ekonomiye tam bir belirsizlik yılıydı. Başta ABD olmak üzere birileri Türkiye’yi hizaya sokmak istiyor, politik ve ekonomik operasyonlar birbiri ardı sıra devreye giriyordu.

2018, Türkiye için siyasetten ekonomiye tam bir belirsizlik yılıydı. Başta ABD olmak üzere birileri Türkiye’yi hizaya sokmak istiyor, politik ve ekonomik operasyonlar birbiri ardı sıra devreye giriyordu.

Daha çok ekonomik operasyonlar dikkat çekiyordu. Ne de olsa sürekli cari açık veren enerji fakiri Türkiye’nin en yumuşak karnı ekonomiydi.

Büyük bir belirsizliğin hüküm sürdüğü böyle bir süreçte, kimse 2018 bir yana 2019’da dahi nelerin olabileceğini hesap edemiyordu. Tahminler da afakiydi, beklentiler de...

Takvimler 20 Eylül 2018’i gösterdiğinde Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bir kez daha kürsüdeydi. Konu, Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedeflerinde yapılan değişikliklerdi.

Fiyatlar ilk sekiz ayda alıp başını gidince, Bakan Albayrak, yüzde 7 olarak ilan edilen 2018 yılı enflasyon hedefini yüzde 20.8’e, 2019 hedefini de yüzde 6’dan yüzde 15.9’a yükseltmek zorunda kalmıştı. Oysa Bakan, 2019’u onarım, 2020’yi ise atılım yılı ilan etmişti.

Bakan Albayrak, 2018’le birlikte 2019 yılına ilişkin hedefleri de olumsuz yönde revize etse de tahmin edilen kara tablo yaşanmadı. 2019 neredeyse tam bir onarım yılı oldu.

Fiyatlar 2018’e kıyasla daha yavaş artmaya başlayınca, 2019 için yüzde 15.9’a çıkarılan enflasyon hedefi, daha sonra yüzde 12’ye geri çekildi.

Hatta kasım enflasyonu yüzde 0.38 ile beklenenin altında gelince, yıl sonu enflasyonunun yüzde 12’lik hedefin de altında gerçekleşme olasılığı belirdi.

Hal böyle olunca gözler Merkez Bankası’nın bu yıl sonuncusunu 12 Aralık’ta yapacağı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi.

Kasım enflasyonu açıklanmadan önce, piyasa beklentisi, ekim ayında faizleri 325 baz puan indiren MB’nin frene basacağı ve faizlere dokunmayacağı yönündeydi.

Ancak kasım enflasyonunu beklenenin altında gerçekleşince, MB’nin bu son toplantısında nasıl bir karar alacağı bayağı merak edilir oldu.

Bana sorarsanız MB, bu toplantıda da faiz indirimine devam edecek. Piyasa beklentisi 100 ya da 150 baz puan olsa da ben MB’nin radikal bir karar alarak 200, hatta 250 baz puanlık bir indirime gideceği düşüncesindeyim.

Ne de olsa Türkiye’de enflasyonun beklenenden daha hızlı gerilediği ve dünya genelinde merkez bankalarının faizleri yükseltmediği bir dönemdeyiz.

Yani hem iç hem de dış şartlar faiz indirimi için elverişli. Ama yine de MB’nin nasıl davranacağını kesin olarak bilemeyiz. Bekleyip ne olacağını 12 Aralık’ta göreceğiz.

 

Yorumlar