24 °c

Faiz, döviz, enflasyon…

İnşaat sektörü deyip geçmemek lazım; dile kolay 170’i aşkın sektörü etkileyerek peşinden sürükleyen bir sektör inşaat. Bu yüzden de lokomotif sektör olarak anılıyor.

Türkiye’nin hızlı büyüdüğü dönemlerde inşaat sektörü hep itici güç oldu.

İnşaat sektörü büyümenin, ama konut sektörü inşaatın itici gücüdür. Düşük faiz ise konut sektörünün lokomotifidir.

Son yıllarda enflasyona bağlı olarak faizler yüksek seyredince, konut sektöründe stok oluşmaya başladı.

Hükümet de konut stokunu azaltmaya yönelik olarak bir yandan tabu harçlarında indirime giderken, diğer yandan konut kredilerinde faizlerin indirilmesine yönelik yeni bir hamle yaptı.

Önce Ziraat Bankası ardından da Halkbank ve Şekerbank konutta yüzde 1.23’lerde gezinen faiz oranlarını yüzde 0.98'e indirdi.

Fiyatı 500 bin TL’ye aşmayan bir konutu almak isteyenler, bu düşük faiz oranlarından faydalanabilecekler.

Bir başka deyişle bu bankalardan 120 ay vadeli 200 bin TL kredi çekecek olanlar ayda 3 bin 300 TL yerine 2 bin 841 TL taksit ödeyecekler. Yani ayda 459 TL daha az ödeme yapma şansına kavuşmuş olacaklar.

İyi güzel de neden faizler daha düşük olmasın? Neden özel bankalar da dahil tüm bankalar düşük oranlarda konut kredisi açmasın?

Bunun olabilmesi için faizlerin düşmesi şart.

Faizlerin düşmesi için de enflasyonun inmesi şart.

Yani iş dönüp dolaşıp enflasyona dayanıyor.

Biliyorsunuz “faizler düşürülmeli” diye diye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dilinde tüy bitti. Başbakan Yıldırım da kimi bakanlar da aynı şeyi söylüyor, ancak ne fayda.

Döviz kurları arttığı, enflasyon yükseldiği sürece faizler nasıl düşebilir ki?

O halde enflasyon meselesi konusunda biraz daha kafa yormamız gerekiyor.

Bir sonraki yazımda enflasyon meselesi konusunu ele alacağım.

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.