28 °c

EZAN


Sanatçı olduğu söylenen birisi demiş ki “23 yaşımda kendime itiraf ettiğim bir husus vardır ki, o da ezandan hiç hoşlanmadığımdır”…
Şimdi sakin olun….
Bu ezandan hoşlanmayan adama kızmadan önce yapılması gereken şeyler var. 
Mesela bunlardan birisi bu arkadaş 23 yaşına kadar hiç ezanla tanıştırılmış mıdır? Sizin kulaklarınız neye âşina ise ona temayül eder. 
Dahası var; ezan-ı muhammedî’nin bir millet için istiklal meselesi olduğu anlatılmadıysa ve Milli Mücadele’de ezan susmaz bayrak inmez idealine hizmet için feda-ı can edildiği anlatılmamışsa; 
Ne beklersiniz?
Neyi beklersiniz? 
Öyle bilgilere rastlamaktayız ki, Ezanın aslî şeklinden çevrildiği dönemi Milli şeflik olduğunu zannedenler var memlekette. Yani ezan-ı muhammedi’nintangırtılıtungurtulu şekle döndürülmesinin İsmet Paşa’nın yaptığı bilgisine sahip olanlar var. Hatırlatalım ki, ezan 1932’de aslî şeklinden uzaklaştırıldı. 1950 yılına kadar bu topraklarda tangırtılı ve tungurtulu şeklinde okundu. 
Ha unutmadan ifade edelim; İsmet Paşa’nın ezanın tangırtulutungurtulu şekle çevrilmesinden rahatsızlık duyduğu falan da yoktur. O fiili başkanlık sistemi içinde “ebedî şef” ne derse onu yapmakla kendisini mükellef addeden bir “başvekildi” o…
Üniversite ve yüksekokullarda okutulan İnkılap tarihi dersinde (hassasiyet gösterenler hariç) verilen beylik bilgilere kalırsa yukarıda ifade edilen “sanatçı” 23 yaşına kadar ezandan “hoşlanmasını” beklemeyelim. 
Ezandan “hoşlanmayan” kişilere elbette muhabbet besleyemeyiz. Ama nefret etmeden önce bunun sebeplerini de hatırlamak gerekir kanaatindeyiz.
Peki, ezanı bize kim anlatacak?
Namaz kılmayı “Emevi uygulaması” olarak gören “ilahiyatçılar mı” anlatacak? Adam, ilahiyatçı sıfatıyla deizmin reklamını yapıyor. Namaz kılmıyor, kılanlara ağızdan köpükler saçarak saldırıyor. Ölünce de cesedi yine camiie getiriliyor. 
Yani ne diyelim?
En büyük tehlike, tehlikenin varlığı değildir. 
En büyük ve en vahim tehlike, tehlikenin varlığının fark edilmemesidir. 
Pirincin içindeki taş gibi….
Yani Müslüman gözüküp, gayrimüslim olandır en büyük tehlike….
Dedik ya, insanların inanışları tercihlerine bağlıdır. İsterse inanır istemezse inanmaz. 
Bütün mesele; Müslim görünüp gayri Müslüm yaşamak meselesidir. Yanıltıcı olan budur. 
Mesela yukarıda örneğini takdim ettiğimiz “ezandan hoşlanmayan sanatçı” bunu açıkça söylüyorsa ve kendisini Müslüman addetmiyorsa, buna bizim bir diyeceğimiz olamaz. 
Ama bu ezandan “hoşlanmayan” sanatçının önüne kuyruk olan başörtülülere ne diyelim? 
Ezandan “hoşlanmayan” ve kendisini Müslüman addeden birisiyle, bunun önünde alkış tutan başörtülü arasında ne fark var?

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.