10 °c

Eğri oturup doğru konuşalım mı?

Kudüs’ün İsrail’in başkenti konusunda sessiz kalan Arap dünyasını zaten hesaba katmıyoruz… Kimse de katmıyor…

Ama biz kendi dünümüzü ve bugünümüzü sorgulamak durumunda değil miyiz?

Var mıyız biraz özeleştiriye?

Tarihçilerimize bakalım ilkin…

Bir Amerikan hastanesinden alelacele alınan beyaz çarşafları, “teslim bayrağı” yaparak önümüze çıkan iki İngiliz askeri midir, aşçısı mıdır; kimdir diye bakmadan Kudüs’ü teslim ettiğimiz 9 Aralık 2017’yi, bizdeki tarihçiler şimdiye kadar hiç konuşmuş muydu?

Yok…

Ama Trump 9 Aralık 2017’de “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyoruz” deyince,

Marka tarihçilerimiz bülbül kesiliverdiler birdenbire…

“Yüz sene önceki tarihe denk geldi bu açıklama” filan dediler.

Ciddi misiniz bre? Siz de ne çok şey bilirmişsiniz vay be… Ne oldu denk geldiyse?

“Yani adamlar Büyük İsrail hedeflerine adım adım ilerliyorlar”

Hani atasözlerimiz vardır.

“Eğri oturup, doğru konuşalım”

Siz ne yapıyorsunuz şimdi marka tarihçi olarak? Onların tarihçi başılığını mı yapıyorsunuz?

Bu mudur tarihçilik? Bu mudur millete yol göstericilik?

Öte yandan,

Bir tek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve bir de Filistin halkı bu karara şiddetli tepki gösteriyor… Dünyadan başka ses var mı? Yok!

Biz dünya deyince neyi kast ediyoruz?

İslam dünyasını…

Siz böyle bir dünya var mı sanıyordunuz?

Veya sanıyorsunuz?

Affedersiniz siz hangi İslam dünyasından söz ediyorsunuz?

İslamiyet’te “birlik beraberlik” en önemli çağrıdır. Ama bakın en büyük kavgalar ayrılıklar, İslam dünyasında değil midir?

Birlik olmanın nasıl olacağını işte Trump gösterdi. Dünyanın öbür ucundan, dünyayı karşısına alarak İsrail’e destek verdi…

Beri tarafta bakın adı İslam olan dünyaya… Suudi Arabistan görmezden geldi. Libya, Tunus, Yemen, Suriye, Irak kimi bin parçaya bölündü, kimi terörden kan gölüne döndü. Kiminde liderler linç edilip öldürüldü. Hepsinin derdi başından aşmış, ahı gitmiş vâhı kalmış…

Bir bakın ülkemize…

Halen Erdoğan düşmanlığı üzerine kurgulanmaya çalışılan bir Türkiye… Bir Zarrab’tır gidiyor… Rüşvetmiş, yolsuzlukmuş, siyaset var kumpas var… Öte yanda evine ekmek götüremeyen milyonlarca aç var…

Bunların hakkını savun arayan var mı kürsüde?

İster iktidar ol ister muhalefet herkes kendi derdinde…

Batılı sanayide 4.0’ı devrimini zorluyor… “İş gücüne” karşı akıllı makine ve “yapay zekâ” kurguluyor… Bizdeki bazı dangalak Prof. ve Doç’lar ekranda deve sidiği konuşuyor…

Teknolojiye muhtaçlığımızı geçtik. Eti de bir kenara bıraktık kuru fasulyeden börülceye, sarımsaktan mercimeğe her şeye muhtaç olduk.

Dışarıdan gelmez ise ülkemizde aç kaldık…

Gerçek ilim adamlarımız gölgede pas tutuyor, nerde bir şaklaban var ekranlarda fink atıyor…

Eğitim sistemimiz yap-boza dönmüş halde… Siyasette yorgunluk metale dönmüş halde…

“Komşusu açken yatarken tok yatan bizden değildir”

Bana söyler misiniz, bu ülkede kimse kimseye karşılıksız bir zırnık mı verir?

Geçelim birbirimize hamaset yüklemeyi… Geçelim gaz vermeyi, kendimizi övmeyi…

Topumuzu toplasan bir adam çıkmaz şimdi…

Eğer eğri oturup doğru söylersek…

Önce baştan aşağı hesaba çekmeliyiz kendimizi…

Eğer bize Müslüman diyorlarsa, diyorsak…

Ve Müslüman olmayı şart kabul ediyorsak…

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.