2296 Defa Okundu

Bunlarda Haram Değil mi?

2020 yılı için bütçeden 11,5 milyar lira ödenek ayrılan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, baskı harcamaları yok artık dedirtmenin ötesinde.

Diyanet’in, 3 milyon 384 bin adet basılan 2020 takvimlerine, 9 milyon 881 bin 280 TL harcandı. Dergilerinin maliyeti ise 5 milyon 82 bin lira oldu. Diyanet Aile Dergisi’nin sadece grafik tasarımı için 117 bin TL harcanmış.

Aile dergisine harcanan paraları anlıyorum ama takvim için harcanan fahiş paraları anlayamıyorum. Çünkü günümüz teknolojisine bakıldığında cep telefonundan tutunda bilgisayarlara kadar hepsinde takvim uygulaması var.

Bu kadar masraf yapan diyanet, sonrada camilerde para toplanmasına müsaade ediyor. Falan caminin inşaatına, filan öğrenci yurdunun tadilatına, yok caminin halılarının değişimi için, … bu liste uzar gider.  

Ticarethanelere dönen cami vakıfları ve derneklerinin fevkalade kira gelirleri vardır. Mesela, büyük camilerin sahip olduğu gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleri çok yüksek rakamlardır. Aylık kira geliri 100 bin TL’nin üzerinde olan camiler biliyorum.

Bu ve bunun gibi camilerin yardım toplaması doğru değildir. Hatta hiçbir caminin yardım toplaması doğru değildir.

Bu işte devletin işidir. Diyanet’in, bütün camilerin ihtiyacını eksik etmeyecek kadar ödenek ihtiyacını devlete bildirip, ödenek çıkarttırması lazım gelir. Çoğu hafta müftülükler, para toplanması için camilerde duyuru yaptırmaktadırlar.

Burada da söz konusu olan para değildir. Söz konusu olan camilerin ihtiyacının diyanet tarafından karşılanmıyor olmasıdır.

Ülke olarak camilere ödenek çıkaramayacak kadar fakir olsaydık, zaten bu yazıyı yazıyor olmazdım. Ama ülke olarak dünyanın sayılı ekonomilerinden birine sahipken, camilerde yardım toplanması bir İslam ülkesi adına kulağa hiç hoş gelmiyor!!!

Adalet Yok Öyle mi CHP:

Bulduğu her fırsatta genel başkanından tutunda ilçe başkanlarına kadar adalet yok diyen CHP, en büyük adaletsizliği yapıyor.

CHP milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin, eşinin belediye başkanı olduğu Ataşehir’de gittiği bir kuaförde yaşadığı olay sonrası kuaför salonu mühürlendi.

Buna itiraz eden kuaförün, belediye başkanı Battal İlgezdiyle yaptığı konuşma aynen şöyle:

Ruhsatımız olduğu halde asma katı yıktırdık. Yine de mühürlemek istediler. Biz de Battal Beyle görüşmeye gittik. Hiç beklemediğimiz bir tavırla karşılaştık. Başkan, ‘Benim eşim oraya geldi, müşteri eşimi mağdur etti. Siz hiç bir şey yapmadınız. Eşimi ve çocuğumu savunmadınız. Bizleri mağdur ettiniz’ dedi. ‘Eşim size randevuyla gelmiyor muydu?’ dedi. ‘Randevuyla gelmiyordu’ dedim. Daha da sinirlendi. Kabul etmedi bunu. ‘Gidin kime şikâyet ederseniz edin, ben orayı mühürleteceğim’ dedi. Biz de idare mahkemesine başvurduk. Mahkeme yürütmeyi durdurdu. Ancak bunun üzerine yine zabıtalar gelip mahkemenin belgesini kabul etmediler ve mühürlemek istediler. Biz CİMER’e de yazdık.”

 Tartışmada yer alan müşteri Çağan Karal ise Gamze İlgezdi’yi suçladı.

İşte CHP mensubu karı kocanın adaleti!!!

Başarı Engel Tanımıyor:

Geçirdiği ateşli hastalık nedeniyle konuşma yeteneğini kaybeden Ümmü Gülsüm Genç, katıldığı kim milyoner olmak ister programında, 125 bin TL ödül kazandı. Sosyal medyada gündem oldu.

Güler yüzü, enerjisi, azmi ve yarışmadaki performansı ile izleyenlerin dikkatini çeken çevre mühendisi Ümmü Gülsüm Genç, bütün Türkiye’ye örnek olduğu gibi başarının önünde engel olmayacağını da gösterdi. Sevgili kardeşimin önünde saygıyla eğiliyorum.

            Tabi ki bu başarıyı birçok kişi gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’da tebrik etti ancak Can Ataklı bunu hazmedemeyerek ve haddini aşarak çok çirkin bir ifade kullandı. Ataklı "Cumhurbaşkanı Ümmü Gülsüm Genç'i türbanlı olduğu için aradı" diyecek kadar ileri gitti. Kıymetli okurlar, Can Ataklıya diyorum ki yazıklar olsun sana!!!

Kalın sağlıcakla.

 

 

Yorumlar