1296 Defa Okundu

Disiplin gerekli midir?  Hem de ekmek ve su kadar. Peki anlaşamadığımız nokta nedir? Kuşkusuz hangi durumun ve kişinin ne kadar disipline edilmesi gerektiği ile ilgilidir. Yani doz meselesi. Dozunda disiplin hayat kurtarır. Fakat doğru dozu bulmak epeyce bir çalışmayı gerektirir. 

Kendimize ordu-millet diyoruz. Peki ordu-millet olmayan bir Avrupa ülkesindeki insanlardan daha mı disiplinli bir yaşam tarzımız var? Ortalama bir Türk vatandaşı ortalama bir Alman vatandaşından randevuları noktasında daha mı dakik? Olası bir savaşa daha mı hazırız? Sanmıyorum.

Ordu ve disiplin ilişkisini yadırgamak zor. Bunu askerde iken kendim de gözlemlemiştim. Hayatı boyunca erken kalkmayan, spor yapmayan veya yemeğini saatinde yemeyen pek çok arkadaş bu işleri öğrendi. Dahası benimsediler ve askerlikten sonra günlük hayatlarında faydalandılar da.  

Disiplin kelimesi dilimize Fransızcadan geçmiş. Yasalara sıkı sıkıya uymak anlamına geldiği gibi “bilim dalı” anlamına da geliyor. İki farklı kullanım bir tesadüf değil bence. Demek ki disiplin, hayatı bir bilime ya da bilgiye uygun yaşamakla yakından ilişkili. Belki de aynı şey.

Çağımızda, askeri disiplinden anlayacağımız tek şey bilim ve teknolojinin askerliğe uygulanmasıdır. Artık kimse “Türkiye’nin disiplinli ordusu var” demiyor. Daha çok “Türkiye askeri alanda ileri teknoloji kullanabiliyor” diyorlar.

Ekonomide de durum benzerdir. İnsanlar için de devletler için de uyulması gereken tek kural vardır. O kural da yatırım-tasarruf dengesini korumaktır. Yani ne zaman para harcamanız ne zaman harcamamanız gerektiğini bilmenizdir. Bunu bilirseniz ekonomik disiplini sağlayabilirsiniz.

Eğitimde de tek kural vardır. O da şu: Eğitim sürecinin sonunda nasıl bir insan istendiğini eğitime başlamadan önce çok iyi düşünmek. Eğitimde disiplin ancak böyle sağlanır. Bir ülkenin yöneticileri için en iyi üniversitelerdeki öğrenciler ile karşı karşıya gelmemenin yolu da budur.

Sağlıkta en önemli kural nedir? Hipokrat’a göre  “Primum non nocere” (Önce zarar verme!). Sistemimizi bu ilkeye göre kurarsak yükümüz yarıya iner. Sağlık çalışanlarımız ancak o zaman korona gibi dünya çapındaki sağlık problemlerine karşı disiplinli bir şekilde hareket edebilir.  

Sorun ne? İtalyan düşünür Machiavelli’ye göre “sorunun ne olduğu herkes tarafından net bir şekilde ve açıkça görüldüğü gün geriye hiçbir çare kalmamış demektir”. Bu anlamda derdim tam olarak askerlik, ekonomi, sağlık veya eğitim değil. Birey ve toplum için bilgece yaşamaktan bahsediyorum.

Disiplinli yaşamıyoruz. Bilgi, bilim, inanç ve bilgelikten nasipsiz yaşamlar kurmaya çalışıyoruz. Kontrolü kaybetmedik ama kaybetmek üzereyiz. Sade, amaçlı ve sürdürülebilir bir dünya kurmak için bugün geç değil. Yarın geç olup olmayacağını ise sadece Allah bilir.    

Yorumlar