İİBF’ li gençlerin diploması vardı. Yok, oldu. Kadroları vardı. Yok, oldu. Onlar için her şey yok, oldu. Onlar sadece tek bir açıklama bekliyorlar. Durumları ne olacak?

İİBF’ li gençlerin diploması vardı. Yok, oldu. Kadroları vardı. Yok, oldu. Onlar için her şey yok, oldu. Onlar sadece tek bir açıklama bekliyorlar. Durumları ne olacak?

Bu sorunu daha önceki yazılarımda bir hastalığa benzetmiştim. Reçeteleri yazılmayan, ilaçları belli iken ilaçsız kalan bir nesildi onlar. Sistemin içinde terk edilmişler. Birçok yazar bu konuda yazılar yazdı. Sosyal medya üzerinden çare aradılar. Çare bulamadılar. Çünkü onlar çaresi olan ama dermanı bulanmayan gençlerdi.

Seslerini duyurmak için sadece sosyal medyayı da kullanmadılar. Siyasilere de gittiler. Bir kanun teklifi, bir açıklama durum yine aynı kaldı. Siyasiler onları duymak istemedi. Onlar hep dertlendiler. Hep bir ümit beklediler. Onlar çok bir şey istemiyorlardı. Sadece ne olacaklar onu merak ediyorlardı.

Ne zaman çözülecek bu sorun? Bilinmez. Ne zaman, ne olacağını bilmeyen arkalarında sadece Allah olan gençler onlar. Sermayeleri duaları olan bir nesil onlar.

Edebiyat yapmayacağım. Çözümleri çoğu kez yazıldı. Çözümde üretmeyeceğim. Çünkü çözümler ürettik ama sonuç yok. Yazılar yazdık fakat gören yok. Bunun için ben sadece siyasilerden aşağıdaki soruların cevabını bekleyeceğim;

-Türk eğitim sisteminin sorunları olduğu herkesim ve mecra tarafından bilindiği halde neden çözüm üretilemiyor?

-Türk eğitim sisteminde hep konuştuğumuz neden kadro sorunları oluyor?

-Bir hastalığa dönüşmüş olan sistemimize acilen neden bir reçete yazmıyoruz?

-İİBF’li gençlerin sorunları belli. Git gide büyümesi çözümünü zorlaştırmayacak mı ?

-Türkiye’nin her ilinde her üniversitesinde ve artık ilçelere kadar yayınlan iktisadi idari bilimler fakültesi kontenjanlarında neden kısıtlamaya gitmiyoruz?

-Çözümü olmayan bir hastalığa daha fazla kişinin kapılması tıbben daha fazla ölüme yol açmayacak mı?

-Ülkemizdeki gençliğin bir motor kuvvetinde olup bu gençliği doğru kullanılır isek mükemmel bir güç olacağı bilinmektedir. Neden bu gençliği verimsiz kullanıyoruz?

-Sorunların çoğunun geçmişten geldiğini de biliyoruz. Ondan dolayıdır ki kimseyi suçlamıyoruz. Bu sorunların devam etmesi de ülke geleceği açısından zararları olduğunu belirtiyoruz. Suçlu olan İİBF’liler mi? Soruyoruz.

-Sorunlar çıkmaza geldiğinde çözmek yerine planlı bir uygulamaya neden gitmiyoruz?

Sorular tükenmez. Yazmak istesek sayfalar yetmez. Bunun için sözü fazla uzatmayacağım.

İİBFLİLERİN SİSTEMİN VERDİĞİ AMA SORUNLARININ BU DİPLOMADAN SONRA BAŞLADIĞI, DİPLOMALARINDAN BAŞKA NEYLERİ KALDI?

(CEVAP: Boş bir kâğıt parçası kaldı.)