2240 Defa Okundu

Nedir ve kimdir bu dinciler ? bunların din ile ilişkilerinin ana omurgası, plan ve programları nelerdir ? Dinci ile Müslüman arasında ki mahiyet farkı nedir !? Benzeri bir çok soru hayati önem taşıyor olması hasebiyle konuya büyüteç tutarak böylesi hayatiyet içeren konu ve tehlikeye dair insanların dikkatini çekmek istiyorum.

Dincilik, bir ticari ürünün (!) ehli yani taciri tarafından piyasaya sürülerek aldatma, kandırma, dolandırma, kaygan zemin üzerinde bir takım kallavi iş, eylem, söylem ve vaatler eşliğinde kişisel ya da belli bir kurumun çıkarları amacıyla kullanılma ameliyesidir.

yaklaşık son kırk yılımız da bu dincilerin etkin, yetkin ve uzmanlıkları dolayısıyla aldatılmış, kandırılmış, dolandırılmış ve haliyle istismar edilmiş bir ülke ve millet haline dönüştürülmüş olmamız hasebiyle çok büyük rakamlara tekabül eden maddi ve telafisi imkansız manevi yıkımların başkentine dönüverdik.

Kimdir bu dinciler !? Usta birer sahtekardırlar. Seri, bilinçli, tasarısı ve antrenmanı yapılmış birer tüccar, yalancı, istismarcı yapıya sahiptirler. Ucuz çıkar ve kazançlarına Allah'ı, Resul, Kuran, Hadis, Fıkıh ve daha bir sürü argümanı dolgu malzemesi olarak kullanmaktan zerre kadar imtina etmeyen katıksız birer keferedirler.

Günün her saati kiminle ne tür ilişki içerisinde olurlarsa olsunlar az güler, sakin, yavaş ve tane tane konuşur, kahkaha atmaz, girerken ve çıkarken de selam vermeyi asla pas geçmez, her cümle Maşallah, İnşaallah, Elhamdülillah ile başlar katlayarak devam ettiren tiplerdir.

Tam bir Rahip ve Rahibe yani Ruhban tiplerdir bunlar. Baktığınız zaman bir lokma bir hırka vurgusunu, dünyanın gelip geçiciliği üzerinde durduklarını, mal ve mülk yığmanın günah ve sakıncasına vurgu yapıp durmaktadırlar.

Bütün bunları vurgulamalarının, üzerine üzerine gidişlerinin hemen akabinde falan camiye, filan kursa, filan yatır filan türbeye yardım talepleri ardısıra serdeden ehliyet ve liyakayt sahibi birer sahtekardırlar.

Yalan söylemek, iftira atmak, karalamak, binbir tür ve renk içerisine bürünmek en büyük maharetleri arasındadır. Şayet çıkarları on beş yaşında ki bir çocuğa iftira atmayı gerektiriyor ve hatta onun cezaevine gitmesine sebebiyet veriyor olsa bile asla geri adım atmaz, izan, insaf, merhamet ve hukuk ile zerre kadar ilgileri de bulunmaz tiplerdir.

Köpek gibi bitmez tükenmez bir iştah sahibi olmaları dolayısıyla enseleri kalan ve göbekleri de önemli bir miktarı depo edebilir bir genişlik göstermektedir. Sözde kılacakları namaz için alacakları Abdesti gözlerinize sokar, uydur kaydır şeyleri dua zannedesiniz diye ağızlarında eveleyip geveleyip durur ama en nihayetinde görevlerinin dincilik olması hasebiyle ellerini ya cebinizde ya da namusunuz da gördüğünüz ve görebileceğiniz tiplerdir.

Tek amaç ve hedefleri cebiniz ve namusunuız olması hasebiyle Allah, Peygamber, Sakal, Cüppe, bolca Bismillah, İnşaallah, Elhamdukillah, başörtüsü, tesbih gibi doneleri ara aparat ve ara sıcak kabilinden pişirip pişirip önünüze getirecek olmaları anında fark etmeniz gereken pislik birer özellikleridirler.

Mutlaka ama mutlaka İslami bir isimle vakıf, dernek ve benzeri bir yapılanmaları vardır ve vitrinlerinde ise gençleri bulundurmakla birlikte onları çeşitli organizsyonlarda kullanarak kurban derisi, Kurban eti, Zekat ve Fıtır sadakası toplatmak ve yine ellerini sizlerin ceplerine birer akrep misali sokmaktır.

Din ile, İman, ibadet, insan hakkı, kul hakkı ve onun hukuki kazanımları umurlarında bile değildirler. Akılları fikirleri masum ve mazlum halkın namusunu iğfal etmek ve onların alınteri kazanımlarını hile, desise, şarlatanlık ve elbette DİNCİLİK marifetiyle dolandırmak ve elde ettikleri devasa setvetler üzerinde şehvet tepinişleri yapmaktır.

Haysiyetten, şereften, namustan, hayadan, iffetten yana zerre kadar nasipsiz olmaları dolayısıyla namus sözü vermiş olmaları bile, peşinen, ne denli namussuz olduklarına hükmedeceğiniz önemli vesikaları arasındadır.

Oturursunuz, bir konu hakkında istişare eder, karar alır ve alınan kararın hemen ertesi gün uygulanacağına dair ar, namus ve şeref sözü veren ama hemen ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi katıksız, saf, damıtılmış ve yirmi dört ayar birer şerefsiz olduklarını alenişeltirmekten asla utanmaz birer primat türüdürler.

Ülke, millet ve devlet olarak ivedilikle gerekli yasal düzenlenemelerin yapılması, kayıt altına alınarak kontrol edilmesi ama özellikle de milletin uyanık olması ve bunlara verilen prim, saygı ve sevginin hak edilen yer ve kişilere tevdi edilmesi hayati değer arz etmektedir.

KURAN, KİMSELERİN TEKELİ ALTINDA DEĞİLDİR. KURANI ANLAYAMAM VE DOLAYISIYLA BANA BİR MİHMANDAR GEREK DİYENLERİN İVEDİLİKLE İTLAF ( HAYATTAN ÇIKARILMASI ) EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. AYDINLANMAK İÇİN KURAN VE BİLİMSEL OLGULARI ATBAŞI KULLANARAK KULLANILMAYA, ALDATILMAYA, DOLANDIRILMAYA VE İSTİSMAR EDİLMEYE DE BİR SON VERMEMİZ GEREKMEKTEDİR

Yorumlar