520 Defa Okundu

Allah indinde; gelmiş-geçmiş ve gelecek olan tüm insanlar iki çeşittir:

1) İman ehli 2) Küfür ehli.

İnsanlar dinli ve dinsiz olarak da, hak dinden olanlar, bátıl dindekiler olarak da, Allah’a iman edenler ve (yanlış olarak halkın “Allahsız” dediği) Allah yok diyen ateistler gibi birçok kalıp da kullanılabilir.. Ancak hepsi yekûnen iman bahsinde toplanır. O hâlde Kur’ân’ın da belirttiği üzere:

Dinde (Hak dine iman edilip edilmemesinde) zorlama yoktur. Hak yol da bellidir, Tağut’un (Şeytan’ın) yolu da... Dileyen Hakkı, dileyen bátılı seçer. Muhayyerdir. Şeytan aleyhillânenin izinden gidebilir, o mel’ûna tabi olabilir, lâkin onunla birlikte sonsuz süre Cehennem’de en şiddetli azabı da tadar...

Karanlık oda haberinin başlığı (artık bunların ruh halini biliyoruz ama yine de) asabımı bozdu. Resimli manşete şöyle yazmışlar: “Gerici kafaya bak! Depremden korunmayı bakın nasıl sağlamak gerekmiş”

Haberi de şöyle vermişler: “Videoda konuşan bir adam, binaların sağlamlığı için; elin duvara konup, Bismillahirrahmanirrahim diyerek bir duâ okunması gerektiğini belirterek, duâ bittikten sonra ise elin kaldırılıp tekbir getirilerek duvara vurulması gerektiğini savunuyor.”

Tabi burada bırakmıyor haberi. Böyle olursa zaten imanen en zayıf olan bir Türkiyeli bile “ne var gayet güzel işte, adam Allah’a sığınıyor” diyebilir. Önünü kesmek lazım… Hınzırlık başlıyor: “Evlerin sağlamlaştırılması için birçok bilimsel yol olmasına rağmen, insanların dini duygularının sömürülmeye çalışıldığı söz konusu video.....”

Aslında sosyal medyada (gâvur – Müslüman) böyle bir tepki gelmemişti. Tá ki bunlar göğüslerinde sakladıkları kinlerini böyle kusana kadar:

Videodaki adam şöyle diyormuş: "Şu şekilde elinizi duvara koyuyorsunuz, Bismillahirrahmanirrahim diyorsunuz, elinizi kaldırıp, Allah-u Ekber deyip duvara vuruyorsunuz. Bütün evin duvarlarını içten ve binayı da aynı şekilde yapmanız, evinizi ve binanızı Allah’ın izniyle 1 ay zaman zarfında depremlerden, kazalardan muhafaza olmasını sağlıyorsunuz......"

Şerhe hacet yok ne mal oldukları belli. Fakat bir de işin bizimle alâkalı yanına da bakmalı. Zira din ayağa düştü... Ayak takımı din öğretiyorsa dinsizlik kapıda demektir. Din eğitimi verecek kişilerin de, din adına ahkâm keseceklerin de yüksek ve sahih din bilgisi ve yanında da yüksek kültürü olmalı. Ne demek ayol “1 Ay depremden korur?”

Böcek ilacı mı satıyorsun? Bir ay böcek möcek yok, garantili... Ulan aklı kıt, Allah dilerse yalnızca bir Besmele ile evini de âileni de senelerce korur, zaman biçmek ne?

Üstad Eygi’ye bir kez daha gani rahmet diliyorum, derdi ki: “İslâm köylülerin de dinidir amma ve lâkin Köylü Dini değildir..” Türkiye’de (Diyanet’in vurdumduymazlığı sayesinde) İslâm köylü dini olup çıktı. Daha önce de yazdım, imamımız (!) vazediyor:

“Evimden camiye gelince tekrar abdest alıyorum, yolda bir sürü açık kadın, kız” diyor... Camiye gelince de guslediyor sanmayın yalnız namaz abdesti alıyormuş... “Ön safınızdaki adamın rükuda kıçı açılıyor, siz de bakıyorsunuz namazınız bozuldu” diyor.. Ahmak, bilgisiz ve sapık yàni...

Diyanete yazıyorsunuz, oradakiler de köylü olunca imam (!) ihtar bile almıyor, bildiğini okumaya devam... Sonra böyleleri yüzünden alay konusu oluyoruz. Şeytan diyor ki, “elini ahmağın alnına koy, gerilip yumruğu patlat, bir ayda beyni yerine gelir...” Lâ’net Şeytan işte... 

Yorumlar