1448 Defa Okundu

Herkes; - ooo,  diyecek,

Çünkü bizi demokrasi dinine inandırdılar.

Niçin? Çünkü Batı emperyalizmi ve Yahudi sultası öyle istiyor.

Çünkü toplumda herkes kendi meşrebine ve hayal dünyasına göre,

Ayrılıyor, parçalanıyor, parti kurup, birbirine düşüyor.

Çünkü birbirinizi yiyin diyorlar.

Tabii ki eşyanın tabiatı gereği,

Herkes birbirine elinde ne malzeme varsa saldırıyor.

İslam ıstılahında buna fitne deniyor.

Yani ayrılıklar sistemi…

               ***

Demokrasi halkın idaresi demektir.

Ama dünyada hiçbir zaman halkın dediği iktidar olmuyor.

Kişiler nefsine, menfaatine göre bir parti seçiyor.

Bu duyguyu çok iyi değerlendiren,

Büyük şeytan kendi kulunu seçiyor,

O, kul da efendisinin  emrine göre,  o ülkeyi pazarlıyor.

Bütün dünyada bu böyledir.

               ***

Amerika da Rockfeller  ailesi ne derse o olur.

Emir komutadan ayrılırsa Pentagon onu döver.

Zaten Mason teşkilatı yoluyla da İngiliz krallığı tarafından gereği yapılır.

Demokrasi işin demagojisidir.

İster partiler yoluyla, İster krallık olsun,

Sonunda onların dediği olur.

Mursi’nin seçimi kazanması önemli değil.

Sisi’yi gönderip alaşağı ederler.

Yahut Avusturya’da onların istemediği adam seçilirse,

Başbakan olamaz.

           ***

Demokrasinin karakteridir.

Kendi partini bile, bile yalan söyleyerek öveceksin.

Karşı partiyi, dedikodu (gıybet) ederek, gerekirse iftira ederek kötüleyeceksin.

Hatta TBMM  genel kurulunda olduğu gibi,

Resmen yüzüne hakaret edeceksin.

Tabii sonuç kavga…

           ***

Demokrasilerde asla ehil insan başa geçemez.

Çünkü kulislerde yapılan pazarlıklar, buna manidir.

İllaki bir gizli faaliyet olur.

Partiler böyle denetlenir.

Deniz Baykal bir kasetle alınır, Kılıçdaroğlu gelir.

Bütün dünyada böyledir.

Bakarsınız, Fransa’nın başına Röçildlerin CEO su Macron,

Birden bire gelip oturmuş.

Ama ne yazık ki, devleti yönetmek hedef olunca,

Demokrasilerde kardeş, kardeşe,

Baba, evlada düşman oluyor.

Ne yazı ki herkes buna mahkum…

Geçmiş olsun.

 

 

 

 

 

Yorumlar