1908 Defa Okundu

Bilmem kaçıncısını izleyip dinlediğim Sedat Peker videoları sizi, Devlet ve yargıyı nasıl ve neden harekete geçirmiyor bilmiyorum ama ben artık midemin, aklımın ve tabiiyetimin izin vermemesi dolayısıyla bir daha izlemeyeceğim.

Vatandaşı olmaktan onur ve şeref duyduğum, bayrağına, marşına ve çakıl taşına dahi gönülden ve engin hürmetim olan Türkiye cumhuriyeti'nin ve onun güzide bakanlığını daha fazla aşağılanmasına göz yumacak ruh ve kaldıracak mide sahibi değilim.

Süslü sülüüüüü

Temiz Sülüüüü

Derin Sülüüüü

Gibi hitaplara bile dayanacak yürek, sabır ve takatim yokken '' Boynuna tasma takıp bir köpek gibi gezdirecek, bir ayağını kaldırıp arabaların lastiklerine işemene dahi izin vermeyeceğim. Sana işemek bile yasak sülüüüü '' ifadelerindeki aşağılanmayı, bir Türk vatandaşı olarak üzerime alıyor ve cumhurbaşkanına teessüflerimi sunuyorum.

Bir makamın ve hele hele de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en seçkin bakanlıklarının başında gelen İçişleri bakanı ve dolayısıyla bakanlığına yapılan aşağılamanında ötesinde ki bu hitap ve üslüp, tebası olmaktan kaynaklı onur ve gurur sahibi tek ferdin dahi kabullenip kaldırabileceği bir durum değildir. 

Böylesi onur kırıcı, aşağılayıcı ve haysiyeti yerle yeksan eden ifade, üslüp ve cümlelerin doğruluk yada yanlışlığı devletin tahkikatı ve yargının işi olmakla birlikte, binlerce yıllık devlet yönetme adap, edep ve tecrübesi bulunan bu devletin bir an evvel bahsini yaptığım utanca son vermelidir.

Sayın Cumhurbaşkanı!

İsmi geçen ve dolayısıyla son derece örselenmiş, her türlü ağır hakaret, aşağılama ve berbat ötesi suçlar ile itham edilmiş kişiyi azledip konuya müdahil olma noktasındaki rehavetinizi anlamakta güçlük çekiyor ve teessüflerimi bildiriyorum.

Artık, ismi geçen kişiyi mi görevden alır yada Böylesi ağır söz, hitap ve ithamlarda bulunan kişiyi mi diskalifiye edersiniz? bilmem ama bildiğim birşey var ki bir saniye dahi bekleme lüksünüzün olmadığı ve ivedilikle müdahil olma vaktinizin haylidir geçtiğidir.

Meseleye, sıradan insanların arasındaki vasat olaylardanmış gibi bakarak rolantiye almak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Reis-i Cumhur'un gösterebileceği hoşgörü, vurdumduymazlık yada müsamaha kabilinden bir olay değildir.

Bu olay, koca bir Devlet'in ve bu Devlet'in son derece önemli bir bakanlığının ve elbette 83 milyon güzide ve Necip milletin hepten ve tamamen aşağılanması olayıdır. Bu olaya nasıl ve ne şekilde müdahil olunacağı Anayasa ve yasalarla belirlenmiş şekliyle  siz Cumhurbaşkanının ivedilikle el atması gereken boyutun dışına dahi taşmış durumdadır.

Yayınlanmış bütün videoların içeriğinde ismi geçen kişileri ve karıştıkları iddia edilen suçların bu şekliyle, bu tarz, üslüp ve cümleler ile dillendiriliyor olmasına mı içerleneyim?

Koca bir Devletin kurumları ve bakanlarıyla bu denli onur kırıcı ve aşağılanmış haline mi içerleneyim?

Yoksa sizin, Devletin ve yargının kılınızın dahi kıpırdamamış olmasına mı içerleneyim şaşırıp kalmış durumdayım.

Bir kez daha ve altını çizerek ifade edeyim ki müntesibi ve vatandaşı olmaktan şeref duyduğum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bakanlığının ve çeşitli kademelerde görev yapmış önemli şahsiyetlerinin böylesi aşağılık iş ve suçlarla itham ediliyor olması onurum, gururum ve şahsiyetimi derin şekilde örselemektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı !

Bu ülkenin ve devletin bilinçli ve şuurlu bir vatandaşı olarak sizi göreve davet ediyor ve yapmanız gerekenlerin vaktini haylice geçtiğini hatırlatıyorum. Şayet davetini yaptığım işlere dair bilgimin olmadığı ama doğru ve haklı bir girişiminiz varsada bizleri bilgilendirerek duyduğumuz ızdıraba bir nebzede olsa sekinet katıcı açıklamanızın elzem olacağı kanaatindeyim.

Gayri sızı, ızdırap ve utanç en azından benim takat getireceğim sınırların çok ötesine taşmış durumdadır.

Yorumlar