788 Defa Okundu

Toplumsal olarak ve sivil toplum örgütleri olarak çocuk evliliklerin önüne set çekmek, gerçekleşmesine engel olmak adına önemli mücadeleler veriyoruz. Niyetlere, sebep ve sonuçlara bağlı olarak çeşitli şekillerde eleştridiğimiz kimi girişimlerin yanı sıra önemli bir bölümüne de taraftar olduğumuz bir düşünce ve karşı duruştur.

Bir de bütün bunlardan bağımsız, farklı ama çocuk evliliklerden çok daha vahim sonuçlar doğuran, bir an evvel ve çözüm odaklı bir müdahale edilmediği an toplumun geleceğini önemli derece de sabote edecek bir başka gerçeğimiz de çocuk kadınlar gerçeğimizdir.

Henüz onlu yaşların başlarında olan kızlarımızın kendilerini '' kadın '' olarak tanıtan ve tanımnlayan konuşmalarından tutunda kullandıkları dil, format ve vücut dilleri olarak kadınsı tavır, tutum ve davranış içerisinde bulundukları ve bütün bunları da ciddi şekilde ön plana çıkarışları, aklı selim hiç kimsenin gözünden kaçmış olmasa gerek diye düşünüyorum.

Benim oğlum yapar yanlışından, yanılgı ve sapmasından adeta intikam alır şekilde rövanşist bir plan ve proje cinsinden hayatımıza ama özellikle de kız çocuklarımızın arkeik dünyalarına bilinçli şekilde sokulan bu proje, çok hızlı ama çok ürkütücü şekilde yürümektedir.

Yazımızın başında da vurguladığımız ve hayati oluşuna binaen bir kez daha vurgulamakta hayati önem saklı olması dolayısıyla vurgulayacağım kavram '' henüz onlu yaşlar '' da bulunan bu kızlarımızın yetişkin bir kadın ve hatta dişi varyasyonu tavır, tutum ve davranış içerisinde bulunuyor olmaları toplumsal kıyametimize denk düşen bir tehlike kabilindendir.

Böylesi ciddi bir sapma haline hayranlık bakışları atan ve yine adeta onaylar söylemleri dile getiren kimi ebeveynlerin hem çocuklarının ve hem de toplumsal yıkılışın müsebbibi oldukları ivedilikle ele alınmalı ve konu üzerine uzmanlarınca kalıcı ve değer odaklı bir çalışma yapılmalıdır.

Bir evvelki jenerasyonun yirmili yaşlarında dahi bilmediklerini ( neyi ne kadar bilmeleri gerektiği ise ayrı bir soru ve sorun ) şimdi ki çocukların onlu yaşlarında ve üstelik tafsilatlı şekilde biliyor olmaları, bahsini yaptığım tehlikenin boyutlarını da ortaya koymaktadır.

Kız ve kadın gibi iki ayrı tanımlamayı ayıpsayan ve cinsiyet ayrımcılığı olarak tanımlayan kimi sivil tahrif örgütleri, toplumun temel taşı olan aileyi ve onu ayakta tutan analık ve anaçlık erdemini hiçleştirme projelerine hız kesmeden devam etmektedirler.

Olayın bu denli büyük boyutlara ulaşmış olması, devlet ve iktidarın böylesi vahamet arz eden bir durumu tehlike olarak görmediğini göstermesi bakımından da ayrı bir yere ve altı çizili şekilde kaydedilmesinde yine hayati bir değer görmekteyim.

Olaya salt dinsel bakmayarak toplumun idame, ikame ve devamı için son derece hayatiyet arz eden bu durumu yine toplumun her kesiminin sahiplenmesi gerekmektedir. ellerimiz ve avuçlarımız içinden kayan ve daha doğru bir ifadeyle çalınan körpe çocuklarımız, ahlaksızlığın gayya kuyusuna atılmaktadırlar.

Onların gururlarına, onurlarına ve kişiliklerine cila atan kimi yayınlar, hitaplar ve yaklaşım şekilleri, bu körpe beyinlerin kandırılmasına ve ahlaksızlık kuyusuna çekilmesinde önemli bir etken olmaktadırlar.

Gerek kendi kız çocuklarımız ve gerekse yakın akraba, tanıdık ve komşularımızın henüz onlu yaşların başlarından olan kız çocuklarının tavır, tutum ve davranış kalıplarını mercek altına alarak yeniden ve daha bir dikkatle takip altına almak ve dolayısıyla değer odaklı yeni bir yaklaşım ve yapılanma içerisine girmemiz gerekmektedir.

Sosyal medya hesapları, arkadaş listesi ve bütün bunlarla olan münasebetlerine daha bir dikkat kesilmek, kişiler ve içerikten yana daha doyurucu bilgi edinmek ve gerek görüldüğü anda makul, mantıklı ve ivedi müdahalelerde bulunmak zorundayız.

Çocuklarımıza yeniden ama çok daha bilimsel bir değer aralığı, anlam skalası inşa etmek, neyin nasıl, ne zaman ve hangi şartlar, koşullar ve imkanlar dahilinde bilinmesi, görülmesi ve yaşanılması gerekiğine dair anlamlı bir inşa süreci başlatmalıyız.

Çağdaşlık, modernite, aydınlık gibi kimi makyajvari kavramlar ile vurulduğumuzun, bu kavramlar eliyle evvela biz büyüklerin aldatıldığının bir an evvel farkına varmamızın son demlerinde bulunmaktayız.

Kızlarımız!!

Henüz çocukluklarının başlarında olan kız çocuklarımızı bizden koparıyorlar !

Bizden çalıyorlar !

Bizden arıyorlar !

Bütün bunları Allahsız, izansız ve en aşağılık emellerine malzeme ve meze olmalarını istedikleri için yaparlarken, oyunun bu denli çirkef ve büyük olduğunu göremeyecek kadar kör müyüz...!!??

Yorumlar