2840 Defa Okundu

            Normal şartlar altında böyle bir soruya verilecek tek cevap var; o da hiç kimse! Bir insanın ateşte yanmak için hazırlık yapması için akıl yoksunu olması gerekir!

            Akıllı insan cehenneme hazırlık yapmaz, cehenneme gitmemek için çalışır. Cehennem söylemesi çok kolay bir sözcük; ancak, düşüncesi bile insanı allak bullak eden bir yerdir! Bazıları bunun farkında değil, cehennemi dünyada sürgün edilecek bir yer zannediyorlar?

            Aşağıdaki şarkı sözünün içerdiği manayı çok değil, azıcık düşünelim! Düşünelim ki, bu ve buna benzer şarkı, türkü ve şiirleri dinlerken nasıl bir felaketle karşılaşacağınızın şuuruna varalım.

      Ne kadar zulmetsen ah etmem sana/Her iki cihanda gül kana kana 

      Seninle cehennem ödüldür bana/Sensiz cennet bile sürgün sayılır.

Ahmakça bu söze iştirak etmek, şarkıyı iştiyakla isteyerek dinlemek insanı, Allah(cc) korusun ebedi cehenneme götürür. Burada günahın ötesinde cennet ve cehennemi hafife alma, önemsememe aslında inanmama durumu var.

Kimse bu bir şarkı ne olacak demesin, bu işin şakası olmaz! Özellikle “Seninle cehennem ödüldür bana/Sensiz cennet bile sürgün sayılır” sözü çok ağır olup bu söz şarkı sözü olsa bile söylenmesi telafisi mümkün olmayan felaketlere yol açabilir.

Bir insanda azıcık akıl ve izan olsa korkudan eli ayağı titrer ve cehennemden Allah(cc)’a sığınır.

-Cehenneme kim hazırlık yapar?

Kimse yapmaz desek bile dünyada yaşayan 8 milyar insanın kahir ekseriyeti İslam’a göre ebedi cehennemliktir. Çünkü, cehennemden kurtuluşun tek seçeneği Müslüman olmak ve öyle ölmektir. Müslüman olarak ölmeyen hiç kimse cennete giremez ve ebedi cehennemde kalır!

Dert ettiğin şeye bak, yanarsa yansın diyebilirsiniz; ancak, ben, “bana ne yanarsa yansın” diyemem; böyle bir düşünce Müslüman düşüncesi olamaz!

Müslüman insanların zarar görmesini istemez hele hele zarar görmesinden hiç zevk almaz; bütün insanların Müslüman olmasını ister ve Müslüman olmaları için de gücü nispetinde çalışır.

Onun için bu yazıyı neden yazdığımız iyi anlaşılsın başka taraflara çekilmesin. Bazıları da cehennemden bahsedilmesine kızıyorlar.

Efendim, korkutarak din anlatılmazmış. Doğru da Allah(cc)’ın cenneti olduğu gibi cehennemi de var. Cennette anlatılacak cehennem de! Kimisi cennetten anlar kimisi cehennemden!

Cehennem haktır ve inanmayan küfre girer. Cehennem ile ilgili birkaç Ayeti Kerime ve Hadisi Şerifleri paylaşalım ki yazımızın önemi daha iyi anlaşılsın.

Allah(cc);

“Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri, gün gelecek bir ateşe sokacağız. Onların derileri pişip acı duymaz hâle geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah azîz ve hakîmdir.” (en-Nisâ, 56)

“Onlar için Cehennem ateşinden döşekler, üstlerine de (yine Cehennem ateşinden) örtüler vardır. İşte Biz, zâlimleri böyle cezalandırırız!” (el-Aʻrâf, 41)

 “Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün (acıklı bir feryâd içinde): «Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, Peygamber’e de itaat etseydik! Ey Rabbimiz! Biz reislerimize ve büyüklerimize uyduk da onlar bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden kov!» derler.” (el-Ahzâb, 66-68)

Peygamber Efendimiz(sav);

Cehennem ateşi, içindekileri yakarak vücutlarını yemeye başlar, kalplerine kadar varınca durur. Cehennemliklerin vücutları eski hâllerine döner. Ateş tekrar onları yakarak yemeye başlar ve kalplerine kadar ulaşır. Bu azap, ebediyyen bu şekilde devam eder.” buyurmuşlardır.[4]

Hasan-ı Basrî Hazretleri: “Cehennemliklerden akan kan ve irinden bir kova dünyaya dökülse yeryüzünde hiç kimse kalmaz, hepsi ölürdü.” buyurmuştur.

Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerde açıklandığı üzere cehennemin nasıl bir yer olduğu görülmektedir. Çok açıklama var, isteyen araştırabilir.

Bu kadar açık ve net delillere rağmen cehenneme inanmıyorsanız sizin için dua etmekten başka yapacağımız hiçbir şey yok; ancak, inanıp da cehennemden kurtulmanın ümitsizliğini yaşayanlara Allah(cc);   

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (ez-Zümer, 53) buyurmaktadır.

Müslüman kardeşlerim!

Dün, hatası ve sevabıyla geçmiş; geçen günleri geri getirmek mümkün değildir. Allah(cc)’ın vaadi açıktır. Yarının ne olacağı belli olmayıp yarını yaşayacağımıza dair bir garantimiz de yoktur.

Gün bugün; saat bu saat; an bu andır. Cenneti en önemlisi Allah(cc) rızasını kazanmak ve cehennemden kurtulmak için samimi tövbe edelim, Allah(cc)’a yönelelim. Her şey gelip geçiyor; dünyanın hiçbir şeyinin kıymeti yok!

İmansız gitmekten korkulmalı; iman ile yaşamak ve ölmek için azami gayret edelim; daha sonra tövbe eder tembelliği içinde olmayalım; çünkü, son pişmanlık fayda vermeyebilir.

 

Yorumlar