2936 Defa Okundu

Yine yabancı istihbarat ajanları, düşmanların etki ajanları iş başında. Hep birlikte fitne ateşini harlamaya çalışıyorlar. Geçmişte dinli-dinsiz, Türk-Kürt, laik-anti laik, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, ilerici-gerici, Cumhuriyet mitingleri, gezi olayları, 6-8 Ekim olayları, Hendek olayları, askeri darbe ve darbe girişimleri vb. olaylar üzerinden toplumsal çatışma, kaos ve iç çatışmaya giden bir süreçle birlikte Devletin ve Milletin kalkınmasını ve gelişmesini engellemeye çalışmak emelinde olduğu gibi; günümüzde de etki ajanları ve yerli işbirlikçiler eliyle toplumsal çatışma çıkartıp, kardeşi kardeşe kırdırıp Türkiye'nin tekrar diz üstü çökertilmesi, bölgesinde ve dünyada artan etkinliğinin kırılması planlanmaktadır. Türkiye'nin tam bağımsız olma çabaları engellenmeye, Irak, Suriye, Doğu Akdeniz, Ege, Libya, Afrika vs. alanlardaki etkinliği kırılmak istenmektedir.  Bunun için her zaman olduğu gibi piyon ve maşalar kullanılmaktadır.

Türkiye'nin korona virüs salgınına karşı çok başarılı bir sınav verdiği, bütün dünyanın ülkemizi takdir ettiği, Ülkemizin salgın sonrası Milli gücünün, etkinliğinin, belirleyiciliğinin, aktör konumunun artacağı öngörüsü gerçeğinin ortada olduğu içinde bulunduğumuz süreçte, son iki hafta içinde etki ajanları ve provokatörler yine ortaya çıktılar. Mübarek Ramazan ayı içinde önce Van'da Vefa sosyal destek personeline PKK'nın saldırısı sonucu iki vatandaşımızın şehid edilmesi, sonra Adana Yüreğir'de yine Vefa sosyal destek personeline asrın siyaset önderimizin ilçe gençlik kolları başkanı ve beraberindekilerin fiziki saldırı ve hakaretleri ile polise "teröristin sen terörist, ya PKK'lı ya da FETÖ'cüsün" şeklinde tacizde bulunması, yine Adana'da bir grup etki ajanının salgını ve Devletin önlemlerini hiçe sayarak toplu ibadet girişiminde bulunması, polise saldırması ile "Çin taraftarı olmayın ve ibadeti engellemeyin" şeklinde taciz ve ithamda bulunması, Antalya'da bir meczubun ve Mason locası üyesinin İslam Dinine ve Hz. Peygamberimize alçakça saldırıda bulunması son derece düşündürücü ve ibretlik olaylardır.

Son olarak İzmir'de camilerin merkezi frekans sistemine girilerek, teknik ve profesyonel bir şekilde, camiye, ezana, kutsiyete, manevi değerlere, İslam dinine ve Müslümanlara yönelik alçakça bir provokasyonla saldırıda bulunulması, minarelerden ideolojik şarkılar çalınması...

İzmir'de 20 Mayıs'ta Konak, Karşıyaka, Buca, Çiğlide bazı camilerden devrimci ve ideolojik Çav Bella şarkısı çalındı. Bir gün sonra 21 Mayıs'ta yine İzmir'de Bornova ve bazı ilçelerde bazı camilerden bir kesimin sık sık kullandığı siyasal ve ideolojik Yuh Yuh şarkısı çalındı. Cami minarelerinden çav bella şarkısı çalınırken asrın siyaset önderimizin İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Ö. sosyal medya hesabından ağzı sulanarak zevkle paylaşım yaptı. Olay Yargıya intikal etti. Yargı süreci devam ediyor.

Şimdi bütün bu olaylar, bu provokasyonlar yabancı istihbarat ajanları ve yerli işbirlikçi maşaları tarafından gerçekleştirilen, halkı kin ve düşmanlığa sevk ederek toplumsal çatışma ve kaos ortamı oluşturmak amaçlı, İslam Dininin bayraktarı ve kılıçtarı, İslam Dünyasının önderi Türk Devlet ve Milletinin sofistike tarihsel yolculuğu ile şahlanışını ve kalkışını engellemek için küresel soykırımcıların, Haçlı-Siyonist ittifakının ve vahşi emperyalizmin alçakça saldırılarıdır. Ancak başaramayacaklar. Dinazorlar gibi yok olacaklar. Yalanları, uydurma hikayeleri, çakma kahramanlık ve kahramanları ortaya çıkacak. Müslüman Türk Milleti gerçeği er ya da geç öğrenecektir. Çünkü kedicik her zaman bal yemez, papaz her zaman pilav yemez, çekirge bir zıplar iki zıplar üçüncüde yakalanır.

Müsterih olunuz, Türk Milleti bu oyunlara gelmeyecek, yedi başlı ejderhanın başını ezecek ve ezelden ebede giden sofistike tarih yolunda onurlu yürüyüşüne devam edecektir.

İslam ve Türk Dünyasının Ramazan Bayramı kutlu olsun!

Saygı ve selamlarımla…

 

 

Yorumlar