3300 Defa Okundu

Denizli'de dün Buldog cinsi köpek sahibinin elinden kurtularak camiye girdi. Cemaat yatsı namazının duasındaydı.

Köpeği görenler büyük panik yaşadılar.

Bilindiği gibi ibadetin ön şartı temizliktir.

Namaz kılan bir Müslümanın hem üzeri hem de namaz kıldığı mekân temiz olmak mecburiyetindedir.

Camilerimize bu sebeple ayakkabı ile girilmez.

Her Müslüman bilir veya bilmesi gerekir ki köpeklerin salyası necistir.

Denizli’de camiye giren köpeğin cinsi Buldog’muş.

Fransız ve İngiliz olmak üzere iki tür Buldog cinsi köpek var.

Denizli’ye camiye giren köpeğin hangi cins olduğu yönünde bilgimiz yok.

Fakat biz Buldog cinsi köpekler hakkında kısa bilgi takdim edelim.

Buldog, asırlar önce İngiltere'de boğa ve ayı dövüşleri için üretilmiş bir köpek ırkıdır.

Buna “kan sporları” deniliyor.

“Kan sporlarının” yapıldığı İngiltere’ye bizim “Batıcılarımız” pek özenirler.

“Birinci Meşrutiyet” böyle bir özentinin eseridir.

İkinci Meşrutiyet, birincinin devamıdır.

“Türkçe ibadet” hezeyanı bu dönemde yüksek sesle gündeme gelmeye başladı.

“İbadet” meselesi nereden çıktı” demeyin!

Köpek camie girdi, demiştik ya.

Biz Buldog köpek cinsiyle alakalı bilgiye devam edelim:

Bizim Jöntürklerin pek özendikleri İngiltere’de “kan sporları” 1835’de yasaklandı.

Bu yasaktan dört sene sonra yani 1839’da bizde Tanzimat ilan edildi.

Tanzimat’ın ilanında “büyük katkıları” olan ve “büyük” olarak köpürtülen M. Reşit Paşa da “kan sporlarının” yapıldığı İngiltere’yi pek beğenirdi.

Darbeci Mithat Paşa da  İngiltere’yi pek beğenirdi.

Bir başka darbeci Ali Suavi de öyleydi. 

“Kan sporlarının” yapıldığı hayvan itlafının  yaşandığı İngiltere’ye özenenlerin ortak bir paydaları daha var:

“Türkçe ibadet!”

Biz tekrar dönelim Buldog köpek cinsiyle ilgili bilgiye:

İngiltere’de “kan sporları” 1935’de yasaklanınca Buldog köpeklerin fonksiyonu sone erse de bu köpek cinsinin “hatıralarını” yaşatmak isteyenler oldu.

İngiltere’de Buldog cinsi köpeklere yapılan “ehlileştirme müdahalesiyle”  bu köpekler “sessiz ev köpeği” haline getirildi.

İngiltere’de “kan sporları”  yapılırken kavgacı ve yırtıcı olan Buldog cinsi köpeklerin “hatıralarının” yaşatılması İngilizlerin tercihi olabilir.

Peki, bizdeki “köpekseverlik” herhalde “Batılılaşmanın” bir sonucu gibi görünüyor.

Biz bu “köpek” meselesini asırlar önce halletmişiz.

Sevgili peygamberimiz Mekke’nin fethine giderken yolda yavrularını emziren köpeğin başına bir nöbetçi dikerek, köpeğe nasıl davranmamız gerektiğini göstermişti.

Medeni olmak kişinin önce kendini ve kendine ait kültürünü tanımaktır.

Bizim kültürümüz insan merkezlidir.

Yani insanîdir.

Bilmem anlatabildim mi?

 

Yorumlar