7532 Defa Okundu

Koltuğun hakkını vermiş:

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bahçelievler’deki oturduğu mütevazı evinden önce Ulus’ta lüks bir siteye taşınmış sonrada eşine 2 milyonluk lüks bir cip almıştı.  Şimdi de kirası aylık 60 bin lira, aidatı ise 7 bin lira olan villa kiralamış.

Yaklaşık 20 bin lira maaş alan belediye başkanı aylık 60 bin lira olan villa kiralamış, hakkını yemeyelim şimdi koltuğunun hakkını vermiş…

Önceki yazımda Kemal Kılıçdaroğlu'na, 2 milyon liraya yeni makam aracı alındığını sizlerle paylaşmıştım.

Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine alınan arabanın hesabını vermeden, CHP’Lİ Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a ‘’bu israfın hesabını sormadan’’; hükümete yolsuzluk, israf, lüks ve ihtişam yapıyor diye tek kelime edemez!  Adama gülerler.

            Belediye başkanı olmak, bunlara kendilerini ne hissettiriyor çok merak ediyorum. Selda Bağcan’ın da dediği gibi "Bu hayat böle mi olur"…

            Başka işiniz yok mu sizin:

            Ekrem İmamoğlu, bir programda Afet İnan'ın Mustafa Kemal’in hatıralarına ait bir kitabından söz ederek, Mustafa Kemal Atatürk'ün Fatih Sultan Mehmed'in bir heykelini yapılabileceğini söylediğini belirtiyor. Yer tarifi olarak da Ayasofya Camisi yanındaki meydan, Kız Kulesi, Rumeli Hisarı ya da Fatih'in gemilerini kızakla geçirdiği denizi gösterdiğini söylüyor.  Buna istinaden de İmamoğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün bir vasiyetini yerine getirmek bizim için onurdur diyor.

Okuduğunu anlayan biri hatıratı okuduğu zaman, bunun bir vasiyet değil sıradan sohbetler arasında söylenmiş sözler olduğunu anlar.

            Madem o kadar istekliydi Mustafa Kemal, kendisi yaptırsaydı ya Fatih Sultan Mehmed’in heykelini, neden vasiyet etsin ki!

Nutuk’ta, Osmanoğulları’na hakaret eden Mustafa Kemal vasiyet bırakacak öyle mi?

Biz, heykel meykel istemiyoruz İslam’da bile heykel puttur yani haramdır!

 Siz, önce bir türbeye nasıl girilir onu öğrenin. Aslında biliyorsunuz ama kasten öyle aşağılayıcı girdiniz. Keşke hiç gitmeseydiniz o türbeye!

Bırakın heykel meykel yapmayı da siz gidin seçimlerde milletten oy isterken verdiğiniz sözleri tutup, hizmet edin!

İstanbul sözleşmesine acı bir örnek:

Hak ve Kardeşlik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Naki Erdemir, katıldığı bir program da ‘’ İstanbul sözleşmesinin’’ nelere mal olduğunu bir örnekle açıkladı.

İstanbul Sözleşmesinin ortaya çıkardığı tehlikeye dikkat çeken Prof. Dr. Naki Erdemir, "Kadının beyanı esastır dendiği zaman ülke çöküyor. Ben fakültede ders arasında odamın kapısını arkadan kilitliyorum.

Bir öğrenci geldi bana dedi ki ‘‘Benim okulum uzayacak, aileni düşünüyorsan, kariyerini düşünüyorsan geçireceksin. Türkiye seni tanıyor, perişan ederim seni’’ dedi. Bu bayan öğrenciyi dersten geçirmek zorunda kaldım."

Kıymetli okurlarım, Naki Bey daha ne diye bilir. Bu acı tabloyu daha nasıl açıklayabilir ki böyle acı bir durumla karşı karşıya kim kalmak ister ki.

Umarım bir faydası olur.

Ayasofya Camii:

            Kendimi bildim bileli Ayasofya Camisi ha bugün ha yarın açılıyor. Ama ne yazık ki bir türlü ibadete açılamıyor. İstanbul’un fethinin sene-i devriyesinde, Ayasofya Camiinde yüce kitabımız Kur’an’dan Fetih süresi okundu. Elhamdülillah

Ancak, Fetih süresini biz Vatikan da değil Ayasofya Camisinde okuduk. Şimdiye dek otuz kere açılması lazım gelen Ayasofya Cami neden halen açılmıyor.

Bir günlük hatta bir saatlik iştir Ayasofya Camisinin açılması. Birileri bilsin istiyorum. 

Kalın sağlıcakla.

 

 

Yorumlar