1212 Defa Okundu

Soru : Sayın Turan bey, uzun yıllar akp'ye yazılar yazarak, söyleşiler yaparak, çeşitli organizasyonlara katılarak ciddi destekler verdiniz. Bunca emek, destek ve oylarınızı verirken hata yapmalarına, yanlış yapmalarına, harama, yalana, rüşvete sapabileceklerine dair az çok bir endişe taşımadınız mı ?

Cevap : Elbette böyle bir opsiyonu her an ve her girişimde bulunduğum yazı, söyleşi ve orginazosayonlarda cebimde taşıyordum. Beşer-şaşar ilkesi en şaşmaz temel ilke olması hasebiyle böylesi bir olasılığı yabana atmam olasılık dahi taşımamaktaydı.

O halde mevcut durumu nasıl tanımlayacağız?

Bu durum bir şaşma, sapma, yanılma ile tanımlanır bir durum değildir. Bu durum bir azma ve azgınlık halidir. İslam'ın İnsan potansiyeline, direnç noktaları ve grafiğine, tahammül ve zaafiyet noktalarına varıncaya kadar muhteşem tespit ve tanımlamalar yapmış olması hasebiyle hata, yanılgı, insani bir zaaf diyerek absorbe, telefi ve tolere edilebilirbir sapma değildir.

Azgınlaşmak, haddi aşmak, layüsel görünmek ve bütün bunlar üzerinden herkes ve herşeye lakayt davranarak meydan okumak ; Kuran'ın tanımladığı ve opsiyon tanıdığı bir hata, günah ve yanılgı değildir. Bu dipedüz haddi aşmak, azmak ve azgınlaşmaktır.

Oysa bir çoğu ile teşriki mesaim olmuş, onlardan Din, iman, ahlak, Cennet, Cehennem, haram, helal, kul hakkı ve daha nice değerlere dair vaazlar ve üstelik ayet ve hadiislerin evvela Arapça ve sonra Türkçe meallerinin verildiği vaazlar dinlemiştim.

Böylesi dini bütün insanların, Dini ve İslami vakıflar kurarak ümmetin kurtuluşu için canhıraş çalışan bir cemaat ve camianın hata yapma, yanılma ve hele hele de günaha bulanma, bulaşma ve saplanma olasılığı ne kadar olabilirdi !!??

Hele hele de böylesi yapıların OPUS-DEİ yapılanmasını birebir klonlayarak uygulamaları sonrası yalanlarına, yanlışlarına ve amaçlarına ulaşabilmeniz de pek olası olmadığı için, kendilerini nasıl ifade ediyor nasıl tanıtıyorlarsa öyle görmüş, öyle kabul etmiş, saygı duymuş ve önemli destekler vermiştik.

Geldiğimiz noktada ise bırakın İslam olmaları İnsan dahi olamadıklarını, çok çirkin ve aşağılık birer maske takındıklarını, esas amaç ve emellerinin İslam, Kuran ve Müslümanların tarumar edilmesi ve onları istismar edip ellerinden dolandırarak aldıkları menkul ve gayrı menkuller üzerinden hayvani şehvet kahkahaları attıkları en cahil muhafazakarın dahi tespit ettiği bir vakıadır.

Bu takiyye üzerine yapılanmış ve her şehirde farklı bir isim ile kendisini İslami vakıf, dernek, tarikat, camia ve cemaat gibi gösteren ve milletide bu değerler üzerinden istismar edenleri sevk, idare ve yönetenlerin kimler olduğunu ben dahi biliyorken devletin, istihbaratın ve ilgili kurum ve kuruluşların bilemiyor olması da zaten devlet olmanın kendisine aykıdırdır.

Vereceksiniz, aldığınız ahların, çaldığınız yarınların, yaptığınız talanların, Allah ve İslam ile oynadığınız oyunların hesabını vallahi vereceksiniz, Billahi vereceksiniz ve Tallahi vereceksiniz.

Vermeye vereceksiniz de, Rabbimden niyazım dünya gözüyle görmek.

Nasip eyle ya Rab...

Yorumlar