792 Defa Okundu

İstanbul ve bazı metropollerde iki (2) günlük (haftasonu) sokağa çıkma yasağı ilân edildi. Aniden gece vakti televizyonlar aracılığı ile yapılan bu ilân (geç vakitti olduğu için) hata idi.

Yasak çok ani oldu ama neticede hepi topu iki günlük bir yasaktı...

Birçok vatandaşımızın evinde zaten korona günleri başlar başlamaz gıda depoladığını biliyoruz. Muhtemelen aynı şahıslar, bu iki günlük sokağa çıkma yasağını duyar duymaz evlerinden fırladılar ve fırın, bakkal ve market önlerinde yine uzun kuyruklar oluşturdular.

Kuyruklarda sıra kavgaları çıktı. Korona virüsü iki günde alacağı mesafeyi iki saat içinde alıverdi!. Tedbir lehte olacakken aleyhte oldu.

Kuyruktakiler kıtlıktan çıkmış gibiydiler. Ne var ne yoksa alıyorlardı. İki gün içinde açlıktan ölebilirlerdi muhafazallah...

Oysa burunlarının dibinde günlerdir aç bilaç oturan nice fakir garip guraba vardı... O soluk benizli, üstü başı yırtık pırtık, günlerdir sıcak bir yemek yiyememiş çocuklara yardım etmek akıllarına gelmemişti...

Evet korona büyük belâ idi ama sebepsiz değildi. İçimizdeki bu beyinsizler yüzünden inmişti zaten. Ve hepimizi helâk edecek şekilde giderek büyüyordu... (Üç mutasyonda yayılıyor şimdi: Tip A, Tip B, Tip C. Gazetemizde haritası da var, inceleyiniz)

Geceyarısı kuyruklardaki kalabalıklara baktıkça biraz yese düştüm, bu işin kısa zamanda bitmeyeceğine, koronadan kolay kurtulamayacağımıza iyiden iyiye kanî oldum…

Hálâ adam olamayanlar vardı ve üstelik hayli kabarıktı. Her akşam haber bültenlerinde test sayısı, vak’a sayıları, kaç kişinin öldüğü veriliyor ama bu kuyrukçu kertenkelelerin sayısı geçmiyordu...

* * *

Şaşırıyor muyum? Hayır. Ancak ahmaklar şaşırır.

Şu coğrafyada yaşayıp da beş vakit namazını terk etmişse bu insancıklar...

Asil ve şerefli ceddimizin emanetine ihanet etmişlerse... Ayasofya’yı kapatan içimizdeki hainlere direnememiş, İskilipli Atıf Hoca gibi gâvur şapkasına muhalif olduğu için ipte sallandırılanların intikamı yerine, o zihniyetin temsilcilerine yanaşmışlar ve uğursuzlukları çekmişlerse...

Milletinin hastalıktan kurtulması için duâ yerine, “moruklar gebersin de malları bize kalsın” diyen iblis nesiller üretebilmişlerse...

Hâsıl-ı kelâm, insan yerine bunca kertenkele üremişse toplumda...

Şu olan biten rezaletlere, şu sefil halimize, iki ekmek için birbirine ana avrat küfürlerle girişen eblehlerin yaptıklarına,

Neden şaşırayım ki?

* * *

Hiçbir şeye şaşırmıyor muyum?

Hayır şaşırdığım birçok şey var...

Bunca pisliğe rağmen hálâ büyük kıyametin kopmadığına...

Hálâ yaşadığımıza ve bir lokma ekmek yiyebildiğimize...

Korona ile günde yüz kişinin değil de günde binlerce kişinin nefesi hırlaya hırlaya feci şekilde ölüp gitmediğine şaşırıyorum.

Cidden şaşırıyorum...

Be adam, ortada dehşetli bir belâ var. Belâdan kurtul da ko iki gün sade su içerek yaşa. Gebermezsin ya. Tu kalıbına, beyinsiz kertenkele... Allah seni de beni de ıslah eylesin... 

Yorumlar