BEN senden yüreğinde yeni pişmiş, buharı üstünde sözler beklerim. Beyhude sözler söyleme bana. Dumanı tüten sözlerle gel bana. Hamuru sadece benim için karılmış sözler olsun bunlar...

BEN senden yüreğinde yeni pişmiş, buharı üstünde sözler beklerim.

Beyhude sözler söyleme bana. Dumanı tüten sözlerle gel bana.

Hamuru sadece benim için karılmış sözler olsun bunlar.

Benzemesin başka sözlere, başkalarının sözlerine.

Bana özel olsun, sadece bana.

Ve ilk kez sevda kuyusundan çekilen berrak sözler…

Her kelimesi, noktalaması bana ait olan, sadece bana.

İlk kez sarf edilen sözler olsun bunlar. Dalından koparılmış ayçiçeği gibi… Her biri bir başka lezzet taşısın içinde.

Beyhude sözler olmasın. Boşuna edilmiş lakırdıları taşımaz sevginin omuzları.

Gereksizlikten, boşuna olmaktan uzaktır.

Sahicilik isterim.

Sahih sözler isterim.

Yakası ilk kez benim için açılan sözler…

Orijinal…

Gönül kıpırtıları taşısın içinde kervan, kervan… Bir aşk elçisi gibi.

Nafile olmasın.

Yarasız olmasın. Sızılar barındırsın bağrında.

İçinde devinimi olan, renkten, neşeden, gerçeklikten nasip almış olsun bu sözler.

Beyhude sözler söyleme bana.

HAYATIN HIRSIZI OLMA!

OLUR MU BÖYLE ŞEY DEMEYİN? Olur, hem de bal gibi olur.

Oluyor da üstelik.

Kendi hayatımızdan çalıyoruz, çoğumuz. Hırsız içeride yani. Hariçte aramaya lüzum yok.

Kendi, kendinin hırsızı olmak acı aslına bakarsanız. Çaresine bakmak ise diğerine göre çoğu defa daha zor.

Ambar bizim ama ziyan da bizim.

Öz bizim ama hırsız da biziz.

Paradoks gibi görünüyor belki ilk bakışta ama üzerinde düşünün hak vereceksiniz.

Yıllar evvel bir muhabbette bu cümleyi not aldığımda çok inanmış gibi görünmemiştim. Enteresan gördüğüm için not almıştım. Şimdi bu cümle kendini bana gösterince üzerinde düşündüm biraz.

O zaman itiraz etmiştim ama şimdi hak verdim. Gecikmeli oldu ama olsun. Hak yerini buldu en azından.

Yapmam gereken iyiliği yapmadığım zaman hayattan çalmış olmuyor muyum?

Öğrenmem gereken bir bilgiyi ötelediğim vakit bu hırsızlık sayılmıyor mu? Kendimden kaçırmış olmuyor muyum?

Eşime, dostuma, sevdiklerime onlarla ilgili ne hissettiğimi söylemediğimde bu da bir nevi duygu çalma işlemi olmuyor mu?

Daha neler yapıyoruz Allah bilir. Sıralamaya kalksak biz bile ürkeriz çıkacak sonuçtan.

Bu bir nevi hem kendimizden hem de dostlarımızdan çalma demektir.

Gününde, zamanında söylemediğim bir söz, bir takdir, bir ilgi ve sevgi cümlesi ondan çalınmış sayılmaz mı?

Anladım ki; kendi hayatından çalan yakınlarının, yarenlerinin hayatından da çalıyor.

Hem kendinin hem de dostlarının hayat sırsızı olmak ne acı.

İçimin ta içinden seslendim bugünden o sözü ilk duyduğum güne giderek…

Artık kendi hayatımın hırsızı olmayacağım.

Dostlarımın hayatından da çalmayacağım. Söylemem gerekenlerini vakti vaktine deyivereceğim.