Belediye mi Otel mi?

Belediye mi Otel mi?

Beş Yıldızlı Belediye:

            Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2018 yılı Faaliyet Raporu'nda, 2015-2018 yıllarında 254 kişinin belediyeye misafir olarak geldiği, bu misafirler için ise belediye bütçesinden toplamda 11 milyon 459 bin TL harcandığı görülmüş.

            Bu nasıl bir harcamadır? Bu nasıl bir haram yemektir? Bu nasıl bir vicdansızlıktır? Siz hiç Allah’tan korkmaz mısınız? Siz hiç kuldan utanmaz mısınız? Boğazınıza dursun!!! Millet açlıktan kırılırken, sizin böyle pervasızca harcamalarınız kabul edilemez!!!

            Malatya’da yaklaşık 60 bin işsiz varken, akşam yattığınızda vicdanınız rahat uyuyabiliyor musunuz?

            Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne 5 yıldızlı otel mi desem, 7 yıldızlı mı desem karar veremedim? Kararı size bırakıyorum sevgili okurlarım.

            Sevgili okurlarım; Anadolu’da büyük haksızlıklara bazen şu deyim ile tepki verilir: ‘’sizin bu yaptığınızı ne Allah, nede kul kabul eder utanın’’ diye bende bu söze şunu ekliyorum; bu israfı şeytan bile kabul etmez!!!

Vah Vah Yazık Vekillerimize:

            Hayatımızın her alanında kendini göstermeye başlayan ekonomik kriz, TBMM’yi de etkilemiş olacak ki, zamlar meclis lokantasına da uğramış.

             Zamdan önce 3,5 TL’ye satılan tostun fiyatı 5 TL’ye çıkarken, 50 kuruşa satılan sade kahvenin fiyatı 1 TL’ye, 25 kuruşa satılan bitki çayının fiyatı 50 kuruşa, 25 kuruşa satılan bardak suyun fiyatı yüzde 100 zamlanarak 50 kuruşa, 1 TL’ye satılan ayranın fiyatı  1,5 TL’ye, Meyve suyu ve kolalar da 2 TL’den 2,5 TL’ye yükselmiş.

            Ne zammış ama!!! Nasıl yiyip içecek bizim bu fakir vekillerimiz? Düşünsenize; milletin vekili kahveyi 1 TL, çayı da 50 kuruşa içerken; milletin aslı kahveyi en ucuz 7 TL’ye, çayı da en az 2 TL’ye içiyor.

            Asıl Engelliler Bizleriz:

            Görme engellilerin sosyal yaşamlarındaki ihtiyaçlarını bağımsız olarak giderebilmeleri için bildiğiniz gibi "engelli takip yüzey"leriyapılmış ve hayatlarına kolaylık getirmesi planlanmıştı. Ancak bu durum engelliler için eziyete dönüşmüş durumda.

İstanbul ve birçok ilde yüzeylerin üstüne bazı esnaflar masa sandalye koyarken, bazen de araç sürücüleri araçlarını bu yüzeyin üstüne park ediyor. "Engelli takip yüzeyi"nin üstüne beton saksı bile koyulduğu görülüyor.Bence asıl engelliler bizleriz!!! Olmasak, zaten kısıtlı olan yaşam alanlarını daha da kısıtlamazdık. Bu kadar bencilleşmişiz, bu kadar pervasızlaşmışız ne yazık ki!!!

Kalın Sağlıcakla

Ahmet Öztürk

Araştırmacı-Yazar

1453ahmetozturk@gmail.com

 

Yorumlar