22 °c

BEKA SORUNU

Beka, sonuna kadar yaşamak ve kalıcı olmaktır.

Beka için yapılan, varlığa kastedilen saldırılar karşısında verilen mücadele varoluş-yokoluş, ölüm-kalım mücadelesidir. Yani istiklal ve istikbal mücadelesidir.

 

Müslümanlar için her zaman beka sorunu olmuştur. Tarih boyunca Müslüman olmayanlar İslam'ı ve Müslümanları kendileri için başdüşman ve birinci derecede tehdit ve tehlike görerek sürekli saldırmışlar ve yok etmek istemişlerdir.

 

1071 Malazgirt zaferi ile Türklerin Anadolu'ya girmesi sonucunda Türkiye'nin hep beka sorunu olmuştur. İslam'ı ve Türkleri Anadolu'dan ve bu topraklardan hep atmak, Orta Asya steplerine ve geldikleri topraklara sürmek istemişlerdir. Kimdir bunlar? Müslüman olmayanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler, Avrupalılardır.  11. ve 13. yüzyıllarda Papa'nın önderliğinde Batılılar tarafından; dini, siyasi, sosyal ve ekonomik gerekçelerle Selçukluları bu topraklardan sürmek için yapılan haçlı seferli, Osmanlı'nın Avrupalılar ile yaptığı bütün mücadelelerde Batılıların birleşerek Osmanlıya karşı hücum etmesi, Türklerin ve Türkiye'nin bekasına karşı yapılan saldırılardır.

Türklerin bu topraklarda 1000 yıldır verdiği mücadele, bekasına yönelik yapılan saldırılar karşısında istiklal ve istikbal, ölüm ve kalım, varoluş ve yokoluş mücadelesidir.

 

Tarih boyunca ve günümüzde de sürdürülen bu beka saldırılarının ve düşmana karşı verilen bu amansız mücadele ve savunmanın sebepleri de; Anadolu'nun dünyanın merkezinde yer alması ve bütün geçiş güzergahlarının, ipek ve baharat yollarının kesişme noktasında bulunması, jeopolitik ve jeostratejik ile ekostratejik konumunun  son derece hayati olması, din-medeniyet-ticaret bakımından merkez durumunda olan Ortadoğu, derinlik ve toprak ajantajı bakımından çok önemli olan  ve Batılı stratejistlerin hakimiyet kuramlarına konu olan Kafkasya ve Orta Asya'ya yakın olması, son yüzyılda büyük enerji kaynaklarının varlığının tespit edildiği ve halen sömürüldüğü Ortadoğu'nun hemen ön bahçesinde veya burnunun dibinde olması ve günümüzde hemen dibimizde, hinterlandımızda, Akdeniz'de çok büyük oranda tespit edilen petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunmasıdır. Bu konuda kuram şudur: Ortadoğu ve Orta Asya'ya yani merkeze hakim olan dünyaya hakim olur. Ortadoğu, Kafkasya, Orta Asya'ya hakim olmanın yolu da Anadolu ve Akdeniz'e hakim olmaktan geçmektedir. Meselenin özü budur.

 

Türklerin beka sorunu, bekasına saldırılar Cumhuriyet döneminde de hep artarak devam etti. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğüne, varlığına karşı tehdit ve tehlikeler ve beka sorunu  mevcudiyetini hep korudu. Hemen öncesinde Osmanlı'nın parçalanmasını, Anadolu'nun işgalini ve Sevr sendromunu zaten belirtmeye gerek yok.

 

İkinci dünya savaşından hemen sonra Sovyetlerin Kars, Ardahan ve Boğazları istemesi, soğuk savaş dönemi boyunca Sovyet tehdidinin ve komünizm baskısının varlığını hissettirmesi, soğuk savaş dönemi boyunca ve günümüze kadar Batı ve NATO tarafından Ülkemizde darbe ve ekonomik krizler çıkarılması, Ermeni ASALA terör örgütü, PKK, DHKP-C,PYD, YPG, SDG terör örgütlerinin varlığı, bugün doğu  Akdeniz'de 11 ülkenin 30’a yakın savaş gemisini bulundurması Türkiye'ye yönelik beka sorunudur, güneyimizde sınırımızın dibinde Amerika ve müttefikleri tarafından 60 bin kişilik PKK/YPG-SDG ordusunun kurulması ve İsrail'e kardeş terör devletçiliğin kurulmaya çalışılması, soykırımcı ve katil sürüleri PKK ve FETÖ terör örgütlerinin Amerika ve Avrupa tarafından açıktan ve aleni korunması ve her türlü desteklenmesi, yine bu terör örgütlerinin aleni olarak 31 Mart yerel seçimlerinde müdahaleci olarak cezaevlerindeki yandaşlarının ve teröristlerin çıkması için iktidar ittifakının kaybettirilmesi yönünde çalışması… Türkiye'ye yönelik beka sorunudur, çok büyük tehdit ve tehlikedir. 

Çünkü tüm bu eylemlerin, saldırıların ve Milletimize yönelik soykırımların hedefi Milletimizin bölünmesi, Vatanımızın parçalanması ve Ülkemizin ele geçirilip Sömürgecilere, emperyalistlere, küresel soykırımcılara, küresel finans baronlarına piyon ve uşak yapılmasıdır.

En nihayetinde Anadolu'nun ele geçirilmesi ve Türklerin Anadolu'dan Orta Asya'ya gönderilmesidir.

 

Günümüzde dünyada tüm emperyalist devletin gözü Ülkemizde, komşularımızın gözü de topraklarımızdadır. Ermenistan, Suriye, Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail, Yunanistan vb. devletlerin topraklarımızda, denizlerimizde ve varoluşsal haklarımızda geçmişten günümüze gözlerinin olduğunu görüyor ve biliyoruz. Enik'i Eterya, Megola İdea, vaad edilmiş topraklar emellerini örnek verebiliriz.

 

Yukarıda bahsettiğim hususlar bağlamında Türkiye'nin beka sorununun olmadığını, düşman ve düşman köpeği soykırımcı PKK/PYD/YPG'nin Türkiye'ye saldırmayacağını, terör örgütü olmadığını söylemek, bunun saçmalık olduğunu belirtmek; Ülkemizin ve dünyanın realitesini, tarihsel süreçlerini kavrayamamak, gaflet ve delalet, cehalet, cehalet yoksa kasıt ve ihanet demektir.

Sonuç itibariyle Ülkemizin beka sorununun olmadığı tezi akla, mantığa, bilime; tarih, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler, sosyoloji, din, pragmatizm vb. uzmanlık alanlarına ve sistematiklerine aykırıdır.

Türkiye'nin ebediyete kadar  sürecek bekasına karşı yapılan saldırıları bertaraf çalışmaları aklın, tarihin ve kutsiyetinin bir gereğidir.

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • Misafir 18 Mart 2019 10:20 Yüce Yaratıcı'nın İlahi Mesajı tüm dünyaya yayıldığı, yerleştiği ve kökleştiği zaman beka sorunu bitmiş demektir.

    CEVAP YAZ 0 0 (0) Öne çıkart

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.