Başka şansımız yok

Önce geçmişe bir yolculuk yapalım ki, bugün olan biteni daha iyi anlayalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek faiz enflasyonu körüklüyor. Enflasyonu düşürmek için önce faizleri indirmek lazım,” dediğinde kıyamet kopmuş ve bunun iktisat teorisiyle çeliştiği öne sürülmüştü...

Önce geçmişe bir yolculuk yapalım ki, bugün olan biteni daha iyi anlayalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek faiz enflasyonu körüklüyor. Enflasyonu düşürmek için önce faizleri indirmek lazım,” dediğinde kıyamet kopmuş ve bunun iktisat teorisiyle çeliştiği öne sürülmüştü.

Erdoğan, tüm eleştirilere rağmen bu görüşünde ısrar etse ve 2016 yılında büyük ümitlerle Murat Çetinkaya’yı Merkez Bankası’nın (MB) başına atasa da ne yazık ki beklediğini bulamadı.

Erdoğan’ın tüm ısrarlarına rağmen Çetinkaya faiz indirimi konusunda direnince kendi sonunu da hazırlamış oldu.

Çetinkaya, 6 Temmuz 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevinden alındı ve yerine MB Başkan Yardımcısı Murat Uysa atandı.

MB’nin daha çiçeği burnunda yeni başkanını, iki hafta sonra büyük bir sınav bekliyordu.

Acaba Uysal, 25 Temmuz’da gerçekleşecek MB Para Politikası Kurulu toplantısında faiz konusunda nasıl bir adım atacaktı.

Piyasa beklentisi faizlerin 250-300 baz puan düşürülmesi yönündeydi.

Ancak toplantıdan sürpriz bir karar çıkıp faizler 425 baz puan düşürülünce, tüm gözler piyasaya çevrildi.

Felaket tellallarına göre, güya döviz kurları coşacak, dolar fiyatı rekor üstüne rekor kıracaktı!

Oysa bunun tam tersi yaşanacak ve döviz fiyatları artmak bir yana yerinde sayacaktı...

Bu, MB Başkanı Murat Uysal’ın ilk sürpriziydi, ama görünen o ki sürprizler devam edecekti.

MB’nin 12 Eylül’de yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısı için piyasa beklentisi faizlerin 250 baz puan indirilmesi yönündeydi, ancak toplantıdan faizlerin 325 baz puan düşürülmesi kararı çıkınca Uysal ikinci sürprizini de yapmış oldu.

Yani 25 Temmuz’da 425 baz puanlık indirimle politika faizini yüzde 24'ten yüzde 19.75’e çeken MB, 12 Eylül’deki toplantıda bir adım daha atarak faizi yüzde 19.75’den yüzde 16.50’ye çekti.

Felaket tellallarının o bildik kötü senaryosu bu kez de gerçekleşmedi. Faiz indiriminin gerçekleştiği gün, dolar 5.75'ten 5.69’a gerilerken, euro 6.35'ten 6.27’ye düştü.

Tabii MB’nin yüksek oranlı faiz indiriminde, son aylarda enflasyonda yaşanan düşüşü göz ardı etmemek gerekir.

Hatta enflasyondaki gerilemenin önümüzdeki ayda da devam etmesi halinde, MB ekim ayında üçüncü sürprizini de yapabilir.

MB’nin Para Politikası Kurulu toplantısı 24 Ekim tarihinde gerçekleşecek.

Enflasyonun eylül ayında da gerilemesi halinde, MB’nin ekim toplantısında yeni bir faiz indirimi kararı çıkabilir.

MB’nin bu yılki son Para Politikası Kurulu toplantısı ise 12 Aralık tarihinde yapılacak.

Son toplantıda çıkacak kararın kaderini de ekim ve kasım aylarındaki enflasyon oranları belirleyecek...

Bunları boşuna yazıyor değilim. Faiz indirimi deyip geçmeyin zira MB’nin kararlarının ardından kredi faizlerinde başlayan gevşeme, yatırımları, dolayısıyla Türkiye’nin büyümesini çok yakından ilgilendiriyor.

Yüksek faiz sarmalında kıvrandıkları için yatırımlarını erteleyen sanayiciler, daha şimdiden harekete geçerek yatırım kararları alıyorlar.

Bunun anlamı işsizliğin azalması, ekonominin büyümesi, ihracatın artması, kalkınma ve refah demek.

Türkiye’nin yeniden yüksek büyüme hızına kavuşması ve ekonomide yeni bir başarı öyküsü yazması, faizlerin düşmesinden geçiyor.

Çünkü yüksek faizin belini kırmanın dışında başka bir şansımız yok.

Yorumlar