Babadan Mektup...

Ünlü Avusturyalı (Yahudi asıllı) yazar Franz Kafka tarafından yazılan uzunca bir mektup var... Adresine, yáni babasına ulaşamamış bir mektup... Ancak daha sonra kitaplaştırıldığı için dünyada birçok ebeveyn tarafından okunmuş ve oldukça etkili olmuştu...

Ünlü Avusturyalı (Yahudi asıllı) yazar Franz Kafka tarafından yazılan uzunca bir mektup var...

Adresine, yáni babasına ulaşamamış bir mektup... Ancak daha sonra kitaplaştırıldığı için dünyada birçok ebeveyn tarafından okunmuş ve oldukça etkili olmuştu... (Bendeki nüshası 57 sayfalık küçük bir kitapçık)

Kafka’nın bu meşhur mektupla babasını uyardığı, belki içini döktüğü söylenebilir... Lâkin başka bir ihtimal daha var:

Kafka belki de çocukluk döneminden tüm acılarını, babasına karşı biriktirdiği kinini satırlara döküp bir nevi intikam almayı da istemiştir.. Gerçi bu gerçekleşmiyor, zira mektup babaya verilmiyor veya ulaşamıyor!..

Her neyse... Mektup aslında (izafî olarak iyi-kötü) tüm ana babaların (hasseten babaların) -yetişkin birer fert haline geldiklerinde- çocuklarınca acımasız tenkidlerle değerlendirildiğini anlatan bir belge mahiyetinde..

Umarım birgün cesur bir baba da çıkar Franz’a cevap verir. Bunu beş çocuk yetiştirmiş olan ben yapmayacağım. Zira o kadar yürekli değilim.

Böyle bir cevap cesaret ister. Bilge ve kendine güvenen, misallerinde somut, yáni âile fertlerinin isimlerini de vermek suretiyle ortaya dökebilecek bir yazar baba çıkar mı  acaba?

Mücadele veya savaş, müdahale ya da hakaret, güvensizlik aşılamak... Zıt, ters uçlarda olmak, değer yargılarınıza göre oluşan doğru ile yanlış, bedensel yahut fikrî-felsefî güçlülük zayıflık, güzel ve çirkin, mürüvvet, kemâl rüşdüne ulaşmada çocukluk döneminin etkileri...

Çocukların, kendi açılarından ortaya dökecekleri tüm itirazlara, babalarına yüklemeye çalışacakları bütün suçlara bu çerçevede cevap verebilecek bir baba yazar!..

Acı hayatın eseri felsefî derinlik... Babanın gözünden kendisi, kendi gözünden babası ve ayrıntılara aynı anda dışarıdan bakabilmek, tahlilleri tiraz edilen bir geçmişle birlikte yazmak...

Bunları kolay görüyorsanız buyrun deneyin. Lâkin böyle bir tecrübeye girişmek beni aşar. Dedim ya o kadar yürekli de, o kadar bilge de değilim.

* * *

Kafka’nın eserlerinde Yahudi oluşunun da etkileri var. Ancak peşinen belirteyim ki, bendeniz antisemitist değil, anti siyonistim...

Yahudiliği bir din ve milliyet olarak birlikte ele almak gerekir.

Mâsum, kendi halinde Yahudiler de vardır, dünya zenginliklerinin ayakları dibine yığılması ve Arz-ı Mev’ûd gibi muharref Tevrat ölçüleriyle dünyayı işgal derdinde siyonist İsrail Terör devleti Yahudisi olanlar da...

Kafka’yı mâsum bir Yahudi olarak düşünüyorum. Fakat gerek “Babaya Mektup”ta gerek diğer eserlerinde din/milliyetin izleri açık.

Meselâ dillendirmese de evlenmesinde engel âilevî nedenlerden biri de budur... Zira bir Yahudi ancak başka bir Yahudi ile evlenebilir. Öte yandan babasının nâkıs davranışlarında da bu etki var.

Meselâ Müslüman bir babanın asla yapmayacağı şeyleri yapar. Prag’lı Yahudi bir kızın cinselliğini kullanarak oğlunu kandırmış olabileceğinden yola çıkıp Franz’a onu malûm evlere bizzat götürüp bu tür etkilerden kurtarabileceğini dahi teklif edebiliyor!..

Müslüman, cesur, bilge bir yazarın “Babaya Mektup”a bütün babalar adına bir cevap yazmasını samimi olarak isterim.. Zira Müslüman babalar olarak suçlamalarının pek azı bize düşer diye düşünmekteyim... Tabi gerçek Müslüman babalar için iddiam.

Yorumlar