AT İZİ İT İZİNE KARIŞINCA

Bu milletin verdiği vergilerle varlığını devam ettiren TRT’nin Çocuk Programına bağlanan Utku adlı bir çocuğumuzun milli varlığımız olan Kazdağları'ndaki ağaç katliamını eleştirmesi program sunucusunu telaşlandırıyor. Çocuğun hemen sözünü kesiyor. Tahammülsüzlük mü korku yoksa yeni zihniyet mi acaba bu yavrumuzun milli hassasiyetine sansür uygulayan?

Kırıkkale Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir organizasyonda bağısızlığımızın sembollerinden olan “Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!” dizerli ile sonlanan İstiklal Marşımızın okunmamasına öğrenciler tepki gösteriyorlar. Öyle ya ne demek törende milli marşımızın okunmaması… Sonuç mu takdir edilmesi gereken öğrencilere üniversite yöneticilerince disiplin cezası veriliyor.

Gençleri çalışacak iş bulamadığı için intihar eden ülkemizde, o da ne? Karışık vatandaşlı, tepeden torpilli “elektrik mühendisliği bölümü” mezunu bir bayan önce İstanbul Belediyesi Metro A.Ş’de işe başlatılıyor. Ardından burs verilerek beş yıllığına “siyaset biliminde” doktora yapması için Amerika’ya gönderiliyor. Sonra… Sonra bu muhterem hanımefendi yurda dönüyor ve seçtiğimi seçeceksin demokrasi(!) anlayışı ile milletvekili yapılıyor. Eh muhterem milletvekilinin de belediyedeki kadrosu devam ettiriliyor.

Geçenlerde meclis lokantasındaki yemek fiyatlarını çok bularak çorbanın fiyatına % 100 zam yapan ve bir liralık çorba fiyatını iki liraya çıkartan TBMM başkanı Mustafa Şentop, 3 Ağustos 2019’da mecliste bir açıklama yaparak bu defa da; “milletvekillerimiz geçim sıkıntısı çekiyorlar.”, diyor. Yaptığımız araştırmaya göre Fransa’da kişi başı milli geliri: 46.000 dolar, milletvekili maaşı: 4.648 dolar. Yan ödeme yok, emeklilik: 55 yaş… Bir de Türkiye’ye bakıyoruz: kişi başına düşen milli gelir: 10.000 dolar, milletvekili maaşları yaklaşık 5000 dolar, yan ödeme ve harcırah var, emeklilikte yaş sınırı yok, sosyal haklar sınırsız.

30 yıl öncesini yaşayanlar bilirler bir yanda Süleyman Demirel diğer yanda Turgut Özal; “GAP’I GAPTRMAMA” üzerine mangalda kül bırakmıyorlardı. GAP, Türkiye’nin değil Ortadoğu’nun tahıl ambarı olacaktı. O zamanlar Türkiye, tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yetebilen bir ülke idi. Peki ne oldu da bugün Sırbistan’dan et, Rusya’dan buğday, Bulgaristan’dan saman, İran’dan soğan ithal eder duruma düştük?

“Bankada hesabı var diye bir sürü adamı ihbar ettiler. Onu ihbar edenler, asıl kriptolar kendilerini akladılar. AK Parti’nin 3’te 2’sinin FETÖ'yle fotoğrafı var. Türkçe Olimpiyatları il il gezdirilirken gitmeyen teşkilat mı vardı? Vali de oradaydı, kaymakam da oradaydı, belediye başkanı da oradaydı, vakıflar, dernekler, sendikalar herkes kucak kucağaydı", kim diyor bunu? Akit TV'de açıklamalarda bulunan Abdurrahman Dilipak... Sahi, bu FETÖ/PYD terör örgütünün siyasi ayağı nerede? Yoksa ayakkabılarının altlarına keçe çaktırarak çaktırmadan atları takip mi edip izlerini mi gizlediler?

Salda Gölü, Burdur'un Yeşilova ilçesinde, ilçe merkezine 4 km uzaklıkta, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göl. Dışa akışı olmayan kapalı havza… Turkuaz renge sahip oluşu ile dünyanın üçüncü güzel gölü… Endemik balık türlerine, 110 kuş çeşidine ev sahipliği yapan bu göl, adeta canlı bir organizma. “Doğal Millet Bahçesi” şimdilerde cennet bahçelerinden bir bahçe olan bu gölü “Yapay RANT Bahçesi” yapmak için bir büyük gayretin içerisine girilmiş. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; “Halka Rağmen Halk İçin Salda gölü ihalesini İstanbul’da büyük bir gizlilik içerisinde gerçekleştirilmiş.

Hasan,

Üzülme Kurban!

Seçeceklerdi bir kurban

Seni seçtiler

Ama dayan

Adaleti solduramazlar

Adalet solmayacak

Hak yerini bulacak

Her şey güzel olacak

Ne demişti İbrahim Hakkı

Hoş sabr-ı cemîlimdir

Takdîr-i kefîlimdir

Allah kim vekîlimdir

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…