212 Defa Okundu

Günlük hayatta karşılaştığımız argümanlara karşı çıktığımızda kullandığımız basamak değerleri ve  anlasmazlıkların cözumüne yönelik yaklaşım yollarına ekmek su kadar ihtiyaç duyuyoruz. Dilerseniz, bu yolların hangileri doğru yaklaşım yollari? bi bakalim.   Bu konuda size İyi bir haber Verebilirim çünkü müthiş bir yöntem var bu yöntemin adı, “Anlaşmazlık Hiyerarşisi” dir; tartışmada kimin ne şekilde davrandığını belirlemek için kullanılır.   

Anlaşmazlık hiyerarşisi piramidi, esasen Paul Graham tarafından yazılan ve anlaşmazlık halindeki argümanların hiyerarşisine dair bir şemadır.  

Anlaşmazlıklar Hiyerarşisi bilgisayar bilimci Paul Graham(1964-…)’ ın Nasıl Anlaşmamalı (2008) adlı denemesinde öne sürdüğü bir argüman hiyerarşisidir. İnsanların tartışırken sundukları açıklamaların kalitesine ilişkin bir sıralama içerir. 

 Graham bunu bir piramit olarak düşünmüş ve en zayıf açıklamaların en fazla olduğunu söylemiştir. En sık görülen hakaretten başlayarak, ve en nadir görülen ana fikri çürütmeye kadar derecelerle argümanların ileri sürülme şekillerinin sağlamlığı derecelendirilmeye çalışılmıştır. 

Aristoteles’in Sofistlerin Çürütmeleri Üzerine adlı eserinden beri argümanların (iddiaların açıklamalarının) niteliği üzerine soruşturmalar yapılmıştır. Graham bu konuda başvuracağımız en iyi isim olmasa da hem bilgisayar programcısı hem de günümüzde bu konu üzerine çalışması nedeniyle kayda değerdir. 

Graham’ın piramidinde ilk üç adım tamamen safsata iken karşıtlama temellendirmesiz olduğundan yetersiz bir açıklamadır. Kalan üç argüman geçerli olabilir, ancak onlar da “doğru” öncüllerle desteklenmeli ve mümkünse son aşamaya kadar götürülmelidirler. Yani ana fikri çürütmedikleri sürece kalan altı argümanda yetersiz noktalar olacaktır. Yedi kattan oluşan bu hiyerarşiyi 1 ile başlattık ama yine de şu bilinmelidir ki aslında “ Hakaret “ konunun tamamen dışında kalmalıdır normal şartlarda; olması gereken budur aslında. 

Yine de kısaca ele almak gerekir ise  piramidin basamaklarını şöyle özetleyebiliriz:  

  1. Hakaret : Yaftalama, küfretme, sövme olarak da dile getirebileceğimiz bu argüman aslında argüman bile değildir. Tartışılan konuya dair olmaması yüzünden buna madde bile dememek daha doğru olur. 

 
Örnek: Sen bir aptalsın. Ezik büzük bir insansın. 

Adı üstünde, herhangi bir elle tutulur argüman getirmeden doğrudan hakaret etmeye ve kişiliğe saldırıya yönelik sözlerdir. 

Diğer bir örnek : “ Ancak bu zibidiler, bizim dinimizi eleştireceklerine, kendi pürtük dinlerini, Saçma sapan kitaplarını eleştirsinler. Bu zındıklar insan bozması yaratıklardır, hayvan bile olamazlar.”  

Bu yöntem tartışırken makul insanların en son başvuracakları şeydir. Tartışmaya herhangi bir artı değer getirmez. Daha iyi argümanlarının yokluğuna işaret olarak algılanır. Anlaşmazlığın çözümüne hizmet etmediği gibi taraflar arasında derin ve düşmanca yaralar açar.  

  1. Ad hominem (KİŞİYE DAİR ARGÜMAN) : 
     

Argümanın kendisine dair değil şahsa dair bağlantı kurmaktır. Tartışma yerine konuşmanın öznesine etkili bir şekilde saldırmaktır. Hakaretten farkı hakaret bir şiddet ile susturma eylemiyken ad hominem şahsı konunun önüne geçirip konuyu ve argümanı çürütmeye değil şahsı onun nitelikleriyle mağlup etmeye yöneliktir.  

Örnek: Sen zaten solcusun, senden her şey beklenir. Bu tipinle mi söylüyorsun, sen kimsin? 

İkinci Örnek olarak “ Yazar elbette dinleri eleştirecek, çünkü dinleri tam anlamamış”. Bazı durumlarda bir miktar ağırlığı olabilir (Örn: “Elbette Galatasaray’ı başarılı bulur, kendisi de Galatasaray taraftarı çünkü”). Çoğunlukla, zayıf bir karşı argümandır. Karşı çıkılan argümanın herhangi bir noktasındaki problemleri dikkate almaz. Tartışmaya artı değer getirmez. 

  1. Yazım tarzını eleştirme : 
     

Karşı tarafın argümanına değinmeden onun söyleme tarzına veya sesinin tonuna takılmaktır. Halen argümana direkt bir temas yoktur. Hakaret küfürle susturma, ad hominem karşı tarafı şahsi özellikleriyle mağlup etme iken ifadeye takılma ne söylendiğinden çok söyleyen kişinin o andaki söyleme durumuna saldırmaktır. Örnek: Sesin çok çıkıyor haksızsın. Sesin içine kaçtı haksızsın. Kelimeleri düzgün söyleyemedin haksızsın. Argüman’ ın kendisindense ele alınış biçimine yapılan saldırıdır. Yazarın kendisine saldırmaktan bir derece daha iyi olsa da yine de zayıf bir argümandır.  

“ Yazar dinleri eleştirirken dalga geçiyor, ciddiye almaya değmez ” gibi bir argüman, yazarın dinleri nasıl eleştirdiğine odaklanırken neyin eleştirildiğini dikkate almaz, bu eleştirilere makul cevaplar vermez. Bu sayede yapılan eleştirilerin değersiz olduğuna inandırmaya çalışır. Yazım tarzının subjektif olduğu ve yazım tarzının uyandırdığı hissiyatın daha subjektif olduğu düşünüldüğünde (bir kişinin zoruna giden bir cümle, diğerini hiç etkilemeyebilir) zayıf bir argüman olduğu anlaşılabilir. 

  1. Yalanlama : 
     

Karşı taraf ne söylüyorsa onun tersini söylemek ve kanıt sunmadan karşı tarafın argümanının tam karşıtını iddia etmektir. 0,1,2 şahsa ve söylenme tarzına saldırmak iken karşıtlama argümana dair bir uğraştır ancak kanıt sunmadığı için geçerli değildir. Örnek: O öyle değil. Bu söylediğiniz doğru değil. Tam tersi. Yazar bunu iddia etse de bu tamamen yalan.. Argümanın kendisine yöneltilir, ancak kanıt veya karşı argüman göstermediği için yine zayıftır. 

Örnek: “ Yazarın dinlere yönelttiği eleştiriler haklı değil ve temelsiz”.  Bu noktadan sonra açıklama gelmediği için bu sadece bir yalanlamadır. 

  1. Karşı argüman : 
     

Basitçe zıt durumu belirtmek yerine, bunu mantık ve kanıtla desteklemektir. Yani “X yapmalıyız” cevabında, sadece “X yapmamalıyız ” yerine “X yapmamalıyız çünkü Y” diyorsunuz. Karşı çıkmak+ artı muhakeme ve /veya kanıttır. Örnek: Sizin projenizi yapmamalıyız çünkü bizim projemiz halk oylamasıyla seçildi. Sizin söylediklerinizi kabul etmeme tarihteki veriler izin vermiyor. Ana fikri yalanlayan aynı zamanda kendi fikrini savunan kanıtlar sunar, makul argümanlar ileri sürer. Karşı argüman bir şeyler ispatlayabilir. Ancak bir çok durumda ispatlanan şey, ilk argümanın ana fikrinin tersi ya da yanlışlığı değildir. Karşı argüman’ ın özelliği, doğrudan hedefe yönelmektense hedefi destekleyen şeyleri hedef alıp onların yanlışlığını ispat ederek esas argümanı zayıflatmaktır. 

Örnek: “ Yazarın dinlere yönelttiği eleştiriler haklı değil ve temelsiz, çünkü….” şeklinde giden argümanlar açıklama kısmının sağlamlığına bağlı olarak karşı argüman olarak kabul edilebilir. 

  1. Çürütme : 
     

Karşı çıkmaktan daha sağlam argüman ise savunmaya geçmek yerine karşı tarafı çürütmektir. Çürütme karşı tarafın sözlerini alıntılayarak onların geçersiz, temelsiz olduklarını kanıtlamaktır. Dumanı tüten silaha işaret etmek ve göstermek gibi düşünülebilir. Karşı taraf argümanının reddedilmek yerine çürütüldüğünü görünce temelsiz, desteksiz kalacaktır. Örnek: Söyledikleriniz gerçeği … açıdan yansıtmıyor. Paylaştığınız verilerin güvenilirliği henüz test edilmemiş. Kanıt yükü size aitken bizden kanıt istiyorsunuz, iddianızı yinelemek dışında bir şey yapmadınız.. Çürütmenin en temel karakteristiği, doğrudan argümanı hedef alıp onun yanlışlığını kanıtlamasıdır. Bunu yapmanın en güçlü yolu, ilk argümandan alıntılar yaparak nokta nokta nerede hatalı olduğunu kanıtlarla göstermektir. En az karşılaşılan türlerden birisidir, zira en zahmetli tartışma yöntemlerinden biridir. Ancak ilk argümandan alıntılar yapmak, çürütmeyi garantilemez. Alıntılar yapıldıktan sonra ilk 4 maddedeki argümanlara benzer bir argümanla geliniyorsa, o yine değersiz bir karşı argümandır.  

Örnek: Yazar dinleri eleştirirken şöyle demiştir : “…….” , bu nokta şu sebeple yanlıştır :”……” . Yine karşı argümanların sağlamlığına bağlı olarak ilk argümanı yanlışlayabilecek bir yöntemdir. 

  1. Ana fikri çürütme:
     

En güçlü ihtilaf biçimi, birinin temel noktasını çürütmektir. Karşı tarafın argümanlarını tek tek çürütmek yerine esasında savunduğu noktanın çürütülmesi, yani üst yapısındansa temelinin ele alınması anlaşmazlığın çözümünde en iyi yoldur. Tabi bunun için önce dayandığı temeli, yani ana noktayı(fikri) belirlemeli ve ona yönelik argüman üretmelisiniz. Örnek: Yazarın ana noktası x gibi görünüyor. Dediği gibi: Ancak aşağıdaki nedenlerden dolayı bu yanlıştır  Bu da çürütmenin bir çeşididir. Ancak buradaki esas önemli şey, nokta nokta ele alıp argümanı çürütmeye çalışmaktansa, ilk argümanın ana fikrini ele alıp  

Örnek: “ Yazar UFO’ların dünyayı ziyaret etmiş olamayacağını söylüyor) onu sağlam kanıtlar ve argümanlarla yanlışlamaya çalışmaktır (Örn: ancak bakınız burada geçen hafta bizim şirketin çatısına inen UFO’ larla çektirdiğim resimler var, UFO’lar da hala şirketin çatısında isteyen gelip görebilir). 

Peki bu derecelendirme ne işe yarar? Bu derecelendirme bir tartışmanın galibini seçmeye yaramaz. 6. derece bir argüman her zaman doğru olmak zorunda değildir. Ancak ikna edicilik açısından dereceler yükseldikçe bir artış gözlemleyebiliriz. Sağlam bir argümanı yalanlamak için en az 5. derece bir karşı argüman sunmak gerekir. Yani bir tartışmayı izleyen kişiler bu derecelendirmeyle yanlış bir şekilde ikna edilmekten korunabilirler. Okudukları konularla ilgili bilgileri ele alarak bunların hangi dereceye ait argümanlar olduğuna karar verip o kaynağa gereken (ve hak ettiği) önemi verebilirler.

Dikkat çekmek istediğim bir diğer nokta, alt derecelerde tamahkarlığın daha sık görüldüğüdür. Eğer kişinin gerçekten söyleyecek bir şeyi ve bir argümanı varsa, herhangi bir şekilde uygarlığı elden bırakması için bir sebep yoktur. Uygar insanlar tartışırken 5. derecenin altındaki argümanları öne sürmedikleri gibi bu tür argümanların değersiz olduklarının bilincindedirler. 

KONULU ÖRNEK 

“Karşı taraf yapay zeka iyidir, hayatımızı kolaylaştırıyor.” görüşünü savunuyor olsun.

  • Sus be ahmak- hakaret.
     
  • Sen de yapaysın ondan öyle düşünüyorsun- kişiye dair argüman.
     
  • Çok gururla söyledin, ne bu sesindeki mutluluk- ifadeye takılma.
     
  • Bu konuda memnun olmana inanamıyorum. Yapay zekayı kutlamak için hiçbir sebep yok- karşıtlama(yalanlama)
     
  • Yapay zeka insanların işsiz kalmasına neden oluyor, nasıl iyi olduğunu savunabilirsin.- Karşı argüman
     
  • (Karşı tarafın argümanlarından “biri” Google Maps olmasa halimiz ne olurdu? olsun) Google Maps ve benzeri uygulamalar insan zihninin daha da bağımlı olmasına ve çevreye bakmadan makinelere uymasına neden olmuştur, daha kolay bulmak daha iyi oldu demek için bir sebep yoktur. Etraflıca düşünülünce daha kolay ama daha kötü olduğu da söylenebilir.- Çürütme
     
  • (Karşı taraf hayatın kolaylaşmasını temel nokta olarak savunuyor olsun-) Asıl amacınız hayatı kolaylaştırmanın iyi olduğu fikridir, ancak kolaylaştırırken feda edilecek kaynakları, ortaya çıkacak yeni bağımlılıkları hesaba katmıyorsunuz. Kaldı ki “yapay zeka” indirgemeci bir anlayışla söylenmiş olup kast ettiğiniz olgunun varabileceği yerler belirli değilken henüz bu konuda yargıda bulunmak yanıltıcı olacaktır….

 

Yazıyı bitirirken, yazar olarak yazıların altındaki yorumlar kısmına yorum yazarken bu kriterlerin göz önünde bulundurulmasını rica ediyorum. 

Zira yazılarımdaki tüm yorumları okuyan kişiler muhtemelen editörüm ve benim, ve 1. ve 2. derece argümanlar ne yazık ki arzu ettiğimizden çok daha fazla. 

Değerli okurlarım ve kıymetli danışanlarım hayatın içinde herhangi bir konuda eğer zorlanıyorsanız karşınıza zor insanlar çıkıyorsa ve pek çok problemler  yaşıyorsanız benimle Whatsapp ve telefon 0544 724 36 50 hattımdan iletişime geçmekten çekinmeyin. 

Bu yöntemler ile pek çok iddiayı çürütebilir ve Çözülmez gözüken pekçok ilişki sorunu çözebilirsiniz sevgilerimle ve saygılarımla hep aklınızda olsun sizi çok önemsiyorum

 

Yorumlar