1756 Defa Okundu

Yirmi yıllık ve de üstelik okkalı şekilde muktedir bir iktidar ile ona bağlı belediyenin yirmi beş yıllık bakiyesini iki yıllık bir belediyeyi kıyas edip, buradan da muktedir olan tarafın hanesine puan tırtıklamakta okkalı bir hırsızlık değil de nedir?

Hangi birini sayayım ki? diyeceğimiz tüm ülkenin anasını ağlatan sorunların ana kaynağı AKP’yi pas geçip, Ekrem İmamoğlu’nun, bütün bu sorunlar karşısında çıtır çerez kabilinden rakı balık menüsünü konuşmak, Müslüman bir kimlik gerektirdiğini zanneden dinsizlere; İslam’ın gereğidir suratlarının orta yerine okkalı bir şamar atmak.

İstanbul da o gece ve ertesi gün yaşananların yanına rakı balık fotoğrafının rüküş kaçtığını söylemek, elbette İslam’ın ve insan olmanın üzerimize yüklediği bir sorumluluktur. Buradan yana kuşkumuz olmadığı gibi vurgulamaktan imtina edecek kadar İslam ve insan fukarası olmadığımız da muhataplarınca bilinmektedir.

Ancak, şairin de dediği gibi ‘’Denilirse kılıç keskindir asadan ne kıymeti kalır kılıcın böyle bir benzetmeden.’’ Kıstasından hareketle, hakkaniyetle vuracak isek kılıcı, kaç on yıl sonra sıra gelir rakı balık sofrasına? İslam ve insanlıktan nasibi olanlara tevdii ettiğim soru olarak kalıversin şu köşede…

Boru hatlarında mıdır arıza yoksa alacak bütçeyi mi kaybettik?

Şayet Türkiye hakkaniyet, Ehliyet ve Liyakat sahibi kişilerce yönetilen bir ülke olsaydı, İran tarafından meydana gelen on günlük arıza maliyetinin koca bir ülkeyi  bu denli abondane hale getirmesi mümkün müydü?!

Bugün itibariyle sadece Organize Sanayi bölgesine elektrik verilememiş olması ne kadar devasa bir problem olarak karşımızda duruyorsa da, sonra ki günler de çapının bütün ülkeyi kuşatıp tahayyül sınırlarını allak bullak edecek boyutlara evrilmeyeceğini kim iddia edebilir ki?  

Merkez Bankasının Politika faizini indirmiş olmasını ciddiye almayan ve hatta iplemeyen bankaların (Devlet Bankaları dahil) yirmi beş ile otuz beş bandı arasında kredi dağıttığının AKP tarafından bilinmediğini iddia etmek akıl, izan ve vicdan ile açıklamasını yapabilirim diyen bir kişi var mıdır!?

Taner Yıldız’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını yaptığı 2009-2015 ile başlayıp devam eden  yıllar arasında sayısız kez bulunmuş ve AKP trollerince yaka yaka zevkine varacak ama aynı zamanda kapı pencere açarak doğalgaz fakirlerine Ankara Havası eşliğinde göbekler atacaktık.

Sadece bu mu?

Ankara Havası eşliğinde atacağımız göbeğin yanına 2017 yılında bineceğimiz ultra lüks ve teknolojinin en son versiyonu olan elektrikli aracımızla yapacağımız patinajların vızıltısı ve ara gazlar vererek bağırtacağımız egzozlarımızın vınıltısı Balkanlardan İskandinavya’ya kadar atacağımız cakalarımız arasındaydı.

Yetti mi?

2018 yılında binecek şehirlerden şehirlere, ülkelerden ülkelere ve de üstelik yok pahasına komik bedeller eşliğinde ultra lüks ve ultra modern yolcu uçaklarımızla başta Almanya ve bütün AB ülkelerinin sınırları üzerinden uçacak ve yine Ankara Havası eşliğinde göbekler atıp nanikler gönderecektik.

Yazıyı yazarken aynı zamanda üstad Musa Eroğlu’ndan ‘’ Beni Derde Salan Gelsin ‘’ Türküsünü dinlerken, koca ülkeyi böyle büyük yalanlar eşliğinde büyük beklentiler içerisine sokup telafisi mümkün olmayan güven ve değer kaybı yaşatanların yanında olmalarını düşünmek dahi istemedim.

Söyleyecek o kadar çok yalan, talan, arsızlık, yolsuzluk ve hırsızlıklara tanık oldum ki, bunların yanında rakı balık fotoğrafına afiyet olsun demeyi yadırganır bulmadığımın da altına çizik atıyorum…

 

Yorumlar