972 Defa Okundu

İÇİMDEN ırmaklar akar.

Hem de ne ırmaklar. Nasıl da çağıldarlar, ah nasıl…

Irmak beni bir ümide taşır, bir ülküye.

Özgürlük nedir bilir misin? İçinden ırmakların akmasıdır.

Çağlamasıdır.

Denize ulaşma tutkusudur özgürlük…

Ona ulaşma, ona kavuşmak…

Ayrılık azabından kurtulmak, vuslatın deminde bir olmak.

İçimden ırmaklar akar.

Senin de içinden aksın ırmaklar. Bırak, tutma onları.

Emellere bent vurulmaz. Vurulsa da sonuç alınmaz.

Umut nedir bilir misin?

Karanlığa alışmamaktır. Razı olmamaktır.

Sabahı öngörmektir.

Umut nedir bilir misin?

Umut, kötülüğe meydan okumaktır.

Özgürlük savaşçıları yapabilir bunu ancak.

Savaş karanlıkladır, kabullenme karanlıkları, benimseme.

İçindeki Hatice’yi uyandır.

İlk vahyin gelişinden sonra hanesine dönen evrenlerin iftiharına Hz. Hatice annemizin söylediklerini hatırla.

Onun nasıl bir ırmak olduğunu gör. Buradaki geleceğe olan imanı fark et.

İçindeki iyilikleri büyütmezsen ırmağın yolunu kendin kesersin.

Ne demişti anamız?

“Allah'a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen, akrabanı gözetirsin. İşini görmekten âciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, Fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Misâfiri ağırlarsın. Hak yolunda zuhûr eden olaylarda halka yardım edersin..." 

Bir daha oku, bir daha…

Ruhunun ezberi olsun bu cümleler.

Birden uyandım.

Bir sessizlik oldu.

Meseleyi bu bağlamda düşünmemiştim hiç.

Utandım.

İçimden ırmaklar akarmış meğer.

Engel olmamalıymışım.

Ama hep olmuşum. Belki de hepimiz yaptık bunu.

İçimizden ırmakların hiç durmadan akması için çoğaltmalıyız doğrularımızı.

Sadakatimizi.

Dostlarımızı gözetmeyi, yüreği yıkık olanları kalkındırmayı.

Garibin yüreğindeki yıkıntının sesini duymalıyız.

Tıpkı Efendimiz gibi.

Hatice annemizin tarif ettiği gibi.

Geleceğe dair hakikatli ümitlerimizi ancak böyle besleyip büyütebiliriz.

Hikâyelerimiz bunları anlatır.

Masallarımız…

Ve bâdeli Hakk âşıklarının dilinden havalanan türkülerimiz hatta.

Türküler ki; umuttur, yakınlaştırır şafağı.

Türküler ki; biler özlemi.

İki ucu keskin kılıçların önüne atar egomuzu.

Türküler deyip geçme. Bilmeyen bilmez, bilen de bilir.

Onların tümü birer ırmak duasıdır.

Âşığın iniltileridir, ahlarıdır.

Sızılarının toplamıdır.

Karanlığı vuran ışıktan toplardır türküler.

Bakmayın bana öyle.

Akıtın içinizden ırmakları.

Hep beraber yapalım bunu.

Yorumlar