9 °c

Ahmet Dede

 

Ağrılarına aldırmadı. “Şunun şurasında ne kaldı ki” dedi içinden. “Yakındır vuslat!” Ranzasından usulca aşağı indi. Şükür; güneş geç doğuyordu artık. Güneşi göremese de doğuyordu ya. Bunu bilmek yetiyordu; şükretmeliydi. Abdest almak için sıvadı kollarını. Sivas’ın en soğuk suyunu taşımaya kararlıymış gibi fışırdayan mapusane musluğunu teselli etmek ister gibi eğildi.

Kaç kez dertleşmek istemişti suyla. “Hangi dağdan gelirsin?” “Hangi ovaların çayır kokularını emersin?” “Dinlediğin kuşlardan hangisini en çok sevdin?” “Bahar mı var oralarda?” “Kardelenler tebessüme durmuş muydu sen yola çıkarken?” “Niye bir çocuk parkına doğru akmadın ki?” “Bir sıcak tebessüme katılırdın damla damla belki…” “Nasıl oldu da düştün mapusane damına?”

Koğuştan birkaç kişi daha hareketlendi ardından. Seksen beşlik Ahmet Amca’nın sabah namazına doğruluşu utandırıyordu onları. “Benden değil Rabbinizden utanın. Hem Ona mahcup olursanız, O mahcup etmez sizi ebedi…” derdi. Susardı. Öyle kimseye ahlak dersi vermeye kalkmazdı. Haliyle konuşurdu, sabrıyla seslenirdi, tevekkülüyle nasihat ederdi, sessizliğine sarardı çığlığını.   

Son secdesine baş koyduğunda, sarsıldı, gözyaşlarını tutamadı. Fatma’sı düştü aklına. Gerçi secde sadece Allah’la olmaktı ama Fatma’sını Rabbinin yakınlığında hatırlamayacaktı da nerede hatırlayacaktı? İçini yıkıp geçen çeyrek yüzyıllık hasretin ateşini sıcacık gözyaşları söndürmek ister gibiydi. Bıraktı, aksınlar. Duaya durdu. Titreyen dudaklarına dokundukça heceler, Fatma’sı ziyarete geliyordu sanki. Yüreğinde, en mahreminde yeniden var oluyordu. Aynı duanın avuçlarında olmak da bir vuslat değil miydi? Belki de tek vuslat… Tek sahici olanı.

Ancak, parmaklıkların arasından gördüğünü, parmaklıklar kırılsa da göremeyecekti artık. İzin vermişlerdi. “İzin ha!” diye isyan etti yüreği. “İnsan eşinin cenazesi için nasıl izin ister ki!”

Yirmi beş yıl öncesine gitti aklı. Bir akşamüstü genç bir polis memuru yalvaran gözlerle gelmişti kapısına. Telaşlıydı. “Ahmet Abi yardımına ihtiyacımız var. Memleket meselesi!” Şehirde sokağa çıkma yasağı vardı. İşyerleri kapalıydı. Usta bulamamışlardı.

Sivas’a Temmuz sıcağı hükmediyordu. Fitnenin en sıcağını yaşamıştı bir gün önce bu güzel şehir. Madımak oteli yakılmıştı. İçindekilerle birlikte. Dumanlar çoktan silinmiş, alevler hepten sönmüş ama fitnenin dumanı giderek koyulaşıyor, nefretin alevi iyice alazlanıyordu. Bu apaçık fiilin faili meçhuldü. O günlerde, “fail-i meçhul” dendiğinde, malum bir failden bahsediliyordu. Ama kimse kimseye söyleyemiyordu o malum faili. Söylese de kâr etmiyordu.

“Kamera kayıtlarını inceleyeceğiz ama cihazlarımız bozuldu!” diyordu polis memuru. Ahmet Bey elektronik ustasıydı. Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Memleketine yapıştırılmış bu utanç verici fiilden memleketini arındırmak istiyordu o da. Tornavida, kablo, vida derken, kararmış ekranda ilk görüntüler belirdi. Garip ki görüntüye ilk giren, fitne çıkartmasıyla meşhur biriydi. Boşluğuna denk geldi Ahmet Bey’in. Öfkelendi. Okkalı bir küfür savurdu fitneyi çıkartanı ekranda görünce…

“Ne dedin sen?” dedi emniyetçilerden biri. “Ne dedin sen?” diye inledi ses yine. Neye uğradığını şaşırdı Ahmet Bey. Hüküm hızlıca verildi. “Demek sen olsan o oteli ateşe verecektin!” “Belki de sen yaktın o kadar insanı!”

Koluna takılan kelepçenin 25. yıl dönümünde, ilk defa kelepçesiz dışarıda dolaşmıştı artık Ahmet Dede olmuş Ahmet Bey. Ama izinli. Ama Fatma’sının cenazesi için. Ama tekrar mapusa geri dönmek üzere…

Seccadesinden doğrulduğunda son fısıltısını bıraktı Rabbinin işitmesine. Ben duymadım ama hissettim o duayı. O sessiz inlemeyi. O ince sızıyı.

Şimdi içimi ateşli bir korku sardı. Madımak’tan beter yanıyorum. Üstelik beni yakan Ahmet Amca. Faili malum. Yirmi beş yıldır hapiste unutulmuş Ahmet Dede ya sorarsa bana: “Beni içeride unutan adalet(!) seni dışarıda tutuyor. Utanmıyor musun?”

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.