600 Defa Okundu

Ahi, Arapça kardeş demektir.

Ahilik kardeşlik olarak 13. Yüzyılda büyük düşünce adamı ve tarikat şeyhi,

Kırşehirli ahi Evran tarafından kurulmuştur.

                ***

Bir esnaf teşkilatıdır, tarikatıdır.

Esnaf ve sanatkarlar, İslam imanı ve ahlakına göre yaşamalıdır.

Bütün esnaf,  bu tarikata girmek zorunda idi.

Çırak olarak alınan kişi, önce sıkı bir İslam ilmi ile doldurulur.

Sonra İslami hayatı yaşaması ve uygulaması takip edilir.

Sonra mesleğinde çalışmaya başlar.

Ustalarına saygılıdır. Çıraklar da sevilir.

Eğer mesleğinde ilerlediğine karar verilirse,

Bir törenle ve dua ile kalfalığa geçer.

Kalfalıkta da  yetişince ustalık töreni yapılır ve peştamal giydirilir.

Eğer yetişen usta, kendi ustası tarafından çok beğenilirse,

Serbest bırakılır.

Ya ustasının yanında yeni bir tezgahta çalışır.

Veya kendi işyerini açar.

                ***

Ahi tarikatında, kendi iç disiplini ve ceza usulleri vardır.

Eğer bir esnaf (ahi) mal kalitesinde veya fiyatında bir hata yaparsa,

Tabii ki cezalandırılır.

Bu cezalar çok ağırdır.

Esnaf kusuruna göre ya dükkanın kapısına kulağından çivilenip teşhir edilir.

Veya papucu dama atılırdı.

Papucu dama atılan usta, bir daha o mesleği icra edemez.

Düşünebiliyor musunuz, kapıya çivilenen bir esnafı durumunu?

O kişi hiç meslek suçu işleyebilir mi?

Zaten aldığı İslam terbiyesi buna izin vermez.    

                ***

Ahilerin devlet hayatı bakımından da görevleri vardır.

Her ahi aynı zamanda iyi bir asker olarak yetişir.

Çok iyi silah kullanır.

Geceleri nöbetle şehrin asayişini takip ederler.

Özellikle azınlıkların mahalleleri iyi kontrol edilir.

Erken yatması  telkin edilir.

Onun için “Gün battı,  gavur yattı” denir.

Çünkü ola ki geceleri tertip ve tezgahla gavurlar isyan edebilir.

1071 yılından, 1826 yılına kadar hiçbir azınlık  isyan etmemiştir.

Selçuklu devleti çöküp, yıkılınca,

Beylikler kurulunca, devlet zafiyete uğrayınca bile,

Hiçbir Ermeni, Rum, Bulgar, Romen, Sırp isyan edememiştir.

                ***

Tabii ki bunun bir de dağlar kısmı vardır.

Selçukludan sonra, dağlar yörüklere verilmiştir.

Yörükler, bir azınlık isyanı olursa çeteleri köpeklere boğdururlardı.

Hasılı, Kışın soğuktan,

Yazın da yörüklerden dolayı dağlar güven altında idi.

Şehirler de Ahilerden dolayı asayiş içinde olmuştur.

                ***

Şeyh Edebali, ahi şeyhi olduğu için,

Osmanlının kuruluşunda  devletin güvenliği çok iyi temin edilmiştir.

Ahi teşkilatının kaldırılması;

1839 yılında, İngiliz casusu Mason Mustafa Reşit Paşanın

Dış işleri bakanı iken, 2 Mahmut ölüm döşeğinde iken,

İngiliz sefaretinde çalışan iki memurla yaptığı,

Balta limanı anlaşması ile kaldırılmıştır.

O anlaşma ile Kapitülasyonlar verilmiş, Osmanlı toprağında,

Ahi teşkilatı ve Müslüman esnaf kalmamıştır .

Sonra da Osmanlı yıkılmıştır.

                ***-

Bu gün ticari hayattaki, ahlak buhranı,

Marka spekülasyonu ile bütün mal varlığımızın, emperyalistlerin cebine akması,

Ahi teşkilatının yokluğundandır.

İktisadi hayatımızın düzene girmesi için İslam ahlakı ile bezenmiş,

Ahi teşkilatının tekrar tesis edilmesi gerekir, vesselam...

Yorumlar