576 Defa Okundu

Seçim haftası öncesi son haftaya girdik. ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz hafta her an durdukları yön değişebilir olarak görülen Pennsylvania gibi eyaletlere ziyaretler düzenledi. Bu eyaletler swing state olarak anılıyor. 2012’de Obama’ya oy veren eyaletlerin bazısı 2016’da Trump’a oy verdi. Yani bu eyaletler katı Cumhuriyetçi veya Demokrat olmayan, oylarının yönü değişebilen eyaletler.

Biden da Obama’yı geçen hafta Pennsylvania’ya gönderdi.

Obama bu Salı günü de Florida’da kendi dönemini başkan yardımcısı olan Biden için kampanya çalışmasına destek veriyor. Obama Florida’dayken, Biden Georgia eyaletinde iki farklı noktada etkinlik düzenliyor. Biden’in yaşı ve unutkanlığı dezavantaj. Biden ve Kamala’nın yapamadığını Obama’nın yaptığı gözlenmekte. Ancak yarışan Obama değil neticede…

Trump ne Obama’nın ne de Biden’in meydanlara insan toplayamadığını kendisineyse onbinlerce kişinin teveccüh gösterdiğini dile getirmekte. Anketlerde bazı eyaletlerde Trump bazılarında Biden önde. 2016'da da bazı eyaletler toplam sayıdaki ağırlığı nedeniyle sonucu değiştirmiş ve anketlerin öngörüsü çıkmamıştı. Bu nedenle çok net bir veri ortaya koyulamıyor.

Trump’ın Salı günü programında üç ziyaret var. Michigan, Wisconsin ve Nebraska. Başkan her gittiği yerde konuşuyor. Çoğu yerde aynı şeyleri söylemekte.

Dış politikada Kudüs’e ABD elçiliğini açmış olmakla, BAE, Sudan ve Bahreyn’in İsrail ile ilişkilerini iyileştirmekle övünüyor. Geçen hafta bu ekibe İran’ın da katılabileceğini, İran’a da yardım etmek istediğini söyledi. Sudan’ı para karşılığı teröre destek veren ülkelerden çıkardığı gibi İran’ı da ekonomisini giderek daraltan yaptırım dar boğazından aynı şekilde kurtarmayı düşünebilir.

Bu arada Sudan ve BAE’nin İsrail ile ilişkileri normalleştirme kararından sonra Çarşamba günü Lübnan ve İsrail deniz sınırları konusunda uzlaşma gayesi ile bir araya geliyor. Her ne kadar iki tarafta ısrarla ilişkileri normalleştirme amacı taşımadığını vurgulasada doğal gaz kaynakları üzerinde bir uzlaşma hedefleniyor.

Trump’ın övündüğü bir diğer adım da bitmek bilmeyen savaşları durdurması ve askerleri eve geri getirmesi. Bu şekilde hem kan akmadığını hem de maliyet çıkmadığını söylüyor.

Kendi başkanlığı döneminin ekonomik olarak çok başarılı geçtiğini, Kovid-19 salgını talihsizliği nedeniyle bugün zorluk yaşanıldığını söylüyor. Hastaneye gidenlerin ölüm oranının düştüğünü savunmakta.

2016’da Trump’i destekleyen yaşlıların bu seçimlerde Trump’a oy verip vermeyeceği merak ediliyor. Zira salgından en çok etkilenen grup yaşlılar. Evanjelik oyların yönü de merak konusu.

Irkçılık tartışmaları ve siyahlara yönelik polis şiddeti de bir diğer konu.

Seçimlerin bitmesiyle birlikte sonuçlara yönelik protesto hareketleri olması da bekleniyor.

FACEBOOK'TAN SİYASİ KAMPANYA YASAĞI

Facebook seçime bir hafta kala siyasi reklamların yayınlanmasını kısıtlıyor. Seçimden belirsiz bir süre sonrası da, büyük haber ağları kazananı duyurana kadar kimin kazandığına dair paylaşımları da kısıtlayacak. Ancak bu yasak başladığı halde ikI partinin de yasağın etrafından dolaşacak stratejiler geliştirerek reklam döndürdüğünü gördük. Mesela “Bugün oy ver” gibi kampanya filmleri hala Facebook’ta görülebiliyor.

Dev sosyal medya firmaları yabancı güçlerin de seçime etki etmek için planlı olası dezenformasyonunu önlemek gibi bir misyona da sahip.

 YÜKSEK MAHKEME YARGICI ATANDI

ABD Yüksek Mahkmesi’ne atanan beşinci kadın yargıç Amy Barrett dün Senato’daki oylamanın ardından Beyaz Saray’da yeminini etti. Barrett’in seçim öncesi ve hatta seçim başlamış milyonlar oy kullanmışken atanmasına Demokratlar tepkili. Öyleki daha önce Trump’ın adayına destek vermiş tek Demokrat senatör dahi Amy için oy vermedi. Yani tamamen tek partinin oyları ile atanmış oldu.

Anayasa Mahkemesi’nde çoğunluğun muhafazaklarlarda olmasının, Obamacare olarak bilinen ve dar gelirliye eyaletlerin kararına bağlı olarak sağlık sigortası sağlayan sistemin iptaline yol açabileceği düşünülüyor. Diğer konular içerisinde yaşam hakkı olarak algılanan kürtaj ile ilgili olası bir yeni ictihat ve düzenleme var.

Ancak Barrett’a yönelik tepkinin temelinde, seçim sonuçlarına dair bir itirazda Yüksek Mahkeme’nin sonucu belirlemedeki rolü yatıyor.

Eyalet Yüksek Mahkemelerinin örneğin postaya ile kullanılan oyların seçim gününden önce ulaşması durumunda kabul edilip edilmeyeceği gibi konularda karar yetkisi var. Seçime çok yakın dönemde yeni yasa çıkarmaya dair girişimlerde de Yüksek Mahkeme’nin yetkisi bulunmakta. Bugüne kadar Trump uzaktan oy kullnamayla ilgili endişe belirtsede son hafta Demokratlar da oylarınızı postayla kullanmayın demeye başladı.

Özellikle Pennsylvania gibi eyaletlerde her ne kadar şimdiye kadar 1.7 milyon kişi postayla oy kullanmış olsada, son oylar sonucu belirlemede etkili olabilir.

Yorumlar