1912 Defa Okundu

6 Ocak 2021 tarihinde Başkanlık seçimini kaybeden Trump taraftarları ve Cumhuriyetçi göstericiler, 200 yıl sonra ilk kez ABD Kongre Binasını bastı ve işgal etti. Demokratik kurum ve kuramlar, hukuk ayaklar altına alındı, ağır yara aldı ve çok ağır insan hakları ihlalleri yapıldı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve yetkililer, Kongre baskını olayı ile ilgili derin endişe duyduğu, ABD'de tüm tarafları itidal ve sağduyuya davet ettiği, sürecin demokratik olgunlukla atlatılacağını umduğunu, ABD'de bulunan Türk Vatandaşlarının olaylardan ve kalabalık ortamlardan uzak durmaları gerektiği yönünde açıklama yaptı. Türk Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklaması, 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişiminde ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması ile neredeyse bire bir aynı olan ironik bir açıklama oldu. Böylelikle uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet çerçevesinde bir hamle yapılmış oldu. 

ABD çok ağır bir siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyolojik krizin içine sürüklendi. Dozu gittikçe artan sağlık ve sosyal güvenlik açmazları, korona süreci ve her geçen gün artan ağır faturası; daha da şiddetli toplumsal, sınıfsal, etnik, mezhepsel ve dini çatışmaları  beraberinde getirecektir. İçine düşülen derin krizin daha da derinleşmesi, iç savaşın çıkması, iki ve daha fazla etnik ve kültürel halk unsurları ile Milletlerin ortaya çıkması ve bazı eyaletlerin yetkilerini kullanarak bağımsızlığını ilan etme olasılığının yüksek olduğu görülebilmektedir. Önümüzdeki süreçte bu tür olayların Avrupa'da da meydana gelmesi ve istikrarsızlıkların ve krizlerin baş göstermesi yüksek olasılıktır.

Yani Batı hasta adam, yavaş yavaş çöküyor ve yaklaşık 500 yıllık medeniyet gerileme sürecine giriyor. Dünyada kasti olarak oluşturulan, algı operasyonları ile tüm insanlığın beynine çakılan "demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin beşiği Batı medeniyeti (ABD, Avrupa), Amerikan rüyası" tezi bitti, balon patladı. Sonun başlangıcı başladı. Korkunun ecele faydası yok.

Olaylara baktığımızda, demokrasi ve özgürlükleri dünyaya yayma misyonunun ne kadar yalan ve kandırmaca, balon olduğunu görebilmekteyiz. Dünyada 100 milyonlarca insanın soykırıma uğratılmasından, insanlığa yapılan zulümden, savaşlardan, kan ve gözyaşından, işgal ve istilalardan, çıkartılan toplumsal kargaşalardan sorumlu olanların; yaptıklarını perdelemek için demokrasi ve hukuk yalanına ve kandırmacasına sarıldıklarını, bunda da başarılı olduklarını, dünyada katliam yaptıkları gibi kendi içlerinde de demokrasi, insan hakları, hukuk, hak, adalet vb. kuramlardan son derece uzak olduklarını anlayabilmekteyiz. Bu olaylar aynı zamanda tüm  insanlığın gerçeği daha iyi görebilmesini de sağlayacaktır.

Kısa, serbest şiirsel sistematikle ve atasözlerimizle konuya derinlik ve genişlik katmayı seviyorum.

Hasta adam ölüyor,

Batı çöküyor,

Rüya bitiyor,

Dünya gözünü açıyor,

Doğu yükseliyor,

İslam Dünyası ve Türkiye bir yıldız gibi parlıyor, tüm insanlığa umut oluyor...

Etme bulma dünyası!

Eden bulur!

Ne ekersen onu biçersin!

Rüzgar eken fırtına biçer!

Kelin ilacı olsa kendi başına sürer!

Terzi kendi söküğünü dikemez!

ABD tüm dünyaya demokrasi götüreceğim diyor, ancak  kendi içinde demokrasiyi uygulayamıyor!

ABD'nin façası acayip çizildi!

Herşey çok daha güzel olacak!  

Saygı ve selamlarımla...

Yorumlar