Komedyen Hasan Can Kaya’nın, geçen hafta partide tanıştığı genç bir kadını evinde alıkoyduğu ve gözaltına alındığı iddia edildi. Sosyal medya hesabından konuyla alakalı açıklama yapan Hasan Can Kaya, kendisine yönelik bir itibar suikastı yapıldığını, iddiaların gerçek dışı ve iftira olduğunu savundu. Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre Hasan Can Kaya hakkında gözaltı işlemi ya da herhangi bir şikâyet yok. Emniyet ve savcılıkta herhangi bir kayıt yok.

Henüz iddia aşamasındaki bir olayı duyar duymaz, elinde kanıt bulunmadan “kesin yapmıştır” diyenler, muhtemelen kendi karakterlerini referans almışlar. Hasan Can Kaya suçlu veya suçsuz, bunu tartışmıyorum. Bir iddia ortaya atıldığında ilgilenmemiz gereken tek konu kanıt ya da yetkili bir merciden açıklama gelmesini beklemektir. Alıkonulduğunu iddia eden genç kızın şikayetçi olmamış olması düşündürücü değil mi? Şahsi kanaatim, kendisini bitirmeyi göze alan birilerinin oyun oynadığı yönünde. Şaşırmadım zira aylar öncesinden belliydi bir şeyler yapılacağı.

Bir insanın gerçek kimliğini oynadığı dizideki karakterinden ya da sunduğu şov programında sergilediği kişilikten yola çıkarak tespit edemezsiniz. Adı üstünde, şov dünyası! Programında kadın-erkek ayırmadan herkesle laubali olması, program formatının gereğidir. Size itici geliyor ise izlemezsiniz, takip etmezsiniz ancak hoşunuza gitmeyen bir iş yapması, o kişiyi sosyal medya yorumlarında darağacına götürmenizi haklı çıkarmaz. Zaten kendine hakaret edilmesine gülen bir topluma dönüşmemiz, kendimize ve gelecek nesle yaptığımız en büyük acımasızlıktır. Orda oturan insanlara dışarda hakaret etseniz mahkemelik olursunuz ancak bunu program sunucusu yaptığında adına ‘eğlence’ diyorlar.

Bu ülkede birileri, insanlara küfrederek para kazanıyor ve benim asil (!) milletimin son jenerasyonu, kendine küfredilmesinden ve en mahrem sırlarını milyonlarca insanın önünde ifşa etmekten zevk alıyor. İlla bir şeyler konuşmaya ihtiyacınız varsa bunu konuşalım. Milyonlarca izleyiciye servis edilen bir programa katılıp bel altı muhabbetler yapan, yatak odasında bile anlatılmayacak hikayeleri ekranda anlatan, herhangi bir kavga ortamında bile ağzımıza almayacağımız küfürleri edip kahkahalara boğulan insanlar, şimdi çıkıp da namus, edep, ahlak dersi vermesinler.

Medya her zaman toplumun hoşuna giden içerikleri destekler çünkü müşteri her zaman izleyicidir. Şov programları, evlilik programları, tartışma programları her zaman bizim milletimizin istediği formatta tasarlanır. Ekranda kavga gördüğü anda kanalı değiştiremeyen, birbirine hakaret eden insanları keyifle izleyen, güya duyarlı olduğumuz kadına şiddeti normalleştiren dizileri aksatmadan takip eden bir millete, medya sektörünün ne sunması beklenirdi ki?

Onlarca yıldır ekranlar vasıtasıyla bir toplumun ahlakı çökertildi. Aldatma, alenen yaşanan cinsellik, kadına şiddet, küfür, kavga, çıplaklık vs. hepsi zihinlerimizde normalleştirildi. Dolayısıyla şov dünyası başta olmak üzere medya sektörü, ahlaklı, karakterli, duruşunu bozmayan, efendi tipleri hiçbir zaman popüler noktaya taşımadı. Çünkü ne medyanın amacı toplumun ahlaki değerlerine sahip çıkmaktı ne de toplum düzgün içeriklere ilgi gösteriyordu.

Çocukluğumdan beri şov programlarından hiç hazzetmedim. Magazin ve eğlence programlarını ne izlerim ne de keyif alırım. Özellikle ‘Konuşanlar’ programının formatı, toplumun ahlak ve aile yapısına asla uygun değil. Orası ayrı konu. Ancak sırf programını, oturuşunu, insanlarla konuşma şeklini tasvip etmiyorum diye o insan hakkındaki iddianın doğruluğu ispat edilmeden linç etmeye kalkışmam. Olması gereken de bu. Hasan Can Kaya’nın hareketlerinin saygısızca olduğunu düşünenler, hakkında duydukları bir iddia ile kendisine hakaret etmenin de saygısızlık olduğunun bilincinde olmalı. İlla karakter analizi yapmak istiyorsanız bir ipucu vereyim: “Kişinin neye güldüğüne bakarak karakterini tespit edebilirsiniz”

Deniz Akkaya meselesinde de aynı şeyleri söylemiştim. Bizim milletimiz, ispata gerek duymadan sadece kulaktan dolma bilgilerle insanları harcamayı çok basitleştirdi. Her duyduğunuza ispat aramaksızın inanmayın. Geleneksel ya da sosyal medya fark etmez, her ikisi de kitleleştirme amacı taşır. Medya yoluyla toplum çok kolay gaza getirilir. Birini ünlü yapmak da bulunduğu noktadan bir anda aşağı indirmek de çok kolaydır. Medyanın bu hain yüzüne destek vermeyi bırakmamız lazım. Sırf daha fazla etkileşim için, gündemde kalmak için duyduğu her şeyi paylaşan, üç kuruş rüşvetle iftira atabilen gazeteci kılıklı şarlatanları takip etmeyi bırakın. İnsanların hayatıyla oynamaktan çekinmeyenlere verdiğiniz destek, gün gelir sizin hayatınıza tesir eder. Malum, karma denen bir gerçek var…