GÜNDEM
11 Ağu 2020 20:47 Son Güncelleme: 11 Ağu 2020 22:06

Uygur Türkü Ömer Faruh’un sesine kulak verin

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Uygur Türkü Ömer Faruh’un (Hamdullah) hikayesi aslında birçok “Uygur Türkü”nün hikayesiyle ortak. Faruh’un iki ağabeyi işkence altında Çin zindanlarında tutuluyor. Faruh, Çin’de olan 4 ve 5 yaşlarında olan iki kızından da 3 senedir haber alamıyor.

Haberi Dinle

                   İstiklal.com.tr

Faruh yetkililere İstiklal aracılığıyla böyle seslendi: Türkiye Cumhuriyetimizden kızlarımın Türkiye'ye getirilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını, Türkiye'ye yatırım yaptığından dolayı suçsuz yere hapse atılan abilerimin Çin’in karanlık zindanlarından kurtarılması için diplomatik girişimlerde bulunmasını talep ediyorum. 

ANAM, AĞABEY VE ABLALARIM…

Ömer Faruh (Hamdullah) yaşadıklarını İstiklal Gazetesi’ne anlattı: Ben Ömer. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Uygur Türküyüm . ‎‏Anam, iki ağabeyim ve iki ablamla Doğu Türkistan'ın Korla şehrinde yaşıyorduk. Yaşıyorduk, diyorum çünkü şu an kim, nerede tam bir bilgi almak güç, hatta olanaksız. 43 yaşındaki ağabeyim Rozi Hamdullah, 37 yaşındaki ağabeyim Memet Hamdullah ile birlikte emlak işinde çalışıyor ve evin geçimini temin ediyorlardı. Ağabeylerim Ekim 2017’de tutuklanıp hapse mahkum edildiler.

ÖFKE VE NEFRET

‎‏Tutuklanmaları ya da ceza almalarını gerektirecek hiçbir neden yokken en verimli yaşlarında yaşamdan koparılıp alındılar. Hücrelerde Çinli gardiyanların önü alınamaz öfke ve nefreti ile baş başa kaldılar. Orada ne ile karşı karşıya olduklarını, ne gibi işkencelere maruz kaldıklarını bilmek bile istemiyorum. Siz belki bilmiyorsunuz ancak ben hep duyardım dillere destan o ünlü Çin işkencesini.

TÜM MAL VARLIKLARINA EL KONULDU

‎‏Ağabeylerimin sahip oldukları tüm mal varlıklarına el konuldu. Restoranlar, inşaatlar, banka birikimleri... Hiçbirinin gözümde zerre değeri yok, yaşıyor olduklarını bilsem yetecek. İki ablamla ilgili hiçbir haber alamıyorum. Diri ya da ölüler mi? Bir kampta ya da bir fabrikadalar mı? Çok acı çekiyorlar mı? Neler yaşamak zorunda kaldılar, hiçbir şey bilmiyorum. O kadar yoruldum ki acı çekmekten... Artık bilmek de istemiyorum.

HER GÜN GÖZÜMÜZDE YAŞ KURUMUYOR

‎‏ Daha da acısı Türkiye vatandaşı olan 4 ve 5 yaşında olan iki kızımın 3 seneden fazla zamandır sesini bile duyamıyorum, Kızlarımın isimleri ZAHİDE FARUH ve  ZARİFE FARUH. Kızlarım var ama, gel kızım diye kucağıma alamıyorum, ilk zamanlar iki kızım kayın validemin yanında idi. Onlar da 2017 de toplama kampına alınmışlar, o günden beri onlar hakkında da hiç bir haber alamıyoruz, şuan iki kızımın nerede, nasıl bir durumda olduğunu dahi bilmiyorum,  kızlarım için hanımın gözünde her gün yaş kurumuyor.

HİÇBİR UYGUR ÇIKAMADI‎‏

Ben S. Arabistan’da okuyordum. Her tatilde memlekete gidip geliyordum, en son Eylül 2016’da tatil sonrası Arabistan'a döndüm. 2017 itibariyla Çin Uygur'a yurt dışına çıkma yasağı uyguladı, memlekete dönmüş olan Uygurlar’ın uçaktan iner inmez sebepsiz yere Çin polisi tarafından tutuklandığı haberini aldım, yurt dışına hiçbir Uygur çıkamadı ve ben de oraya dönemedim.

TOPLAMA KAMPLARI

Ağabeyim Kızılcahamam’da başlatmış olduğu sağlık turizm projesini benim devam ettirmemi söyledi. Bu proje 2016 yılında başlatmış olup 100 milyon dolarlık yatırım olacaktı. Abilerim tutuklanana kadar 5 milyon dolar harcanmıştı, abilerimin tutuklanmasıyla proje yarım kaldı, bu arada küçük abim benimle iletişime geçtikten 2 ay sonra tutuklandı,  daha sonra abimin şirketinde çalışan Çinli’den abilerimin önce toplama kampına alındığını ve daha sonra hapse mahkum edildiği haberini aldım. Annem 60 yaşındaki yol yürüyemeyen, tekerlekli sandalye kullanan bir anne, abilerim tutuklandıktan sonra annem ve ablalarımdan hiç haber alamadım.

Kaynak : istiklal.com.tr

Yorumlar