GÜNDEM
16 Mayıs 2021 12:29 Son Güncelleme: 16 Mayıs 2021 12:45

Sedar Peker: Mehmet Ağar'ın elinde yazılı emir var mıdır

Sedat Peker'den beşinci video: "Devletin bilgisi dahilinde Fethullah Gülen'le görüşmeye gittiğini söyleyen Mehmet Ağar'ın elinde yazılı emir var mıdır; yoksa devlet geleneğinde terör örgütü liderine sözlü talimatla insan yollanır mı?"

Haberi Dinle

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası çektiği videoların beşincisinde, 'devletin bilgisi dahilinde Fethullah Gülen ile görüşmeye gittiğini' söyleyen Mehmet Ağar'a yönelik olarak "Devletin bilgisi dahilinde Mübariz Mansimov ile birlikte, Fethullah Gülen'le görüşmeye gittiğini söyleyen Mehmet Ağar'ın elinde yazılı emir var mıdır; yoksa devlet geleneğinde terör örgütü liderine sözlü talimatla insan yollanır mı?" diye konuştu. 

"Derin Mehmet, arkadaşlar, orada mısınız? Temiz Süleyman, sen de orada mısın? Namusu maaşı kadar olan gazeteciler, siz de orada mısınız? Onurlulara lafımız yok. Çakma solcular, siz de orada mısınız? İyi olanlara sözümü yok. Yoklamayı yaptık, beşinci videoya başlamakta bir sakınca yok" diyerek videoya başlayan suç örgütü lideri Sedat Peker şunları söyledi:

"Ben aklımı tatile çıkardım ama zekam devam ediyor"

"Memduh Bayraktaroğlu diye çok sevdiğim bir abim var. Bu konularla ilgili yapmış olduğu yorumları televizyonda izleme imkanım oldu. Demiş ki, "Sedat Peker'i Soylu yanlış yönlendirdi, Mehmet Ağar'ı da yanlış yönlendirdi. Sadece Berat Bey'i değil." Ben kendisiyle aynı şeyi düşünmüyorum. Memduh Abi, öncelikle zekamla ilgili söylediklerinizden dolayı teşekkür ederim. Hatırlarsanız, sizin evde otururken Tansu Hanım başbakandı. Özer Abi'yle sizin evde buluşmuştuk. Oradaki görüşmemizde Özer Bey benim yaşımı sormuştu. Ben de söyleyince "Sen benim oğlumdan daha küçüksün" demişti. "Benim oğlum Etiler'de kız peşinde koşuyor, sen bu yaşta ülkenin kaderiyle ilgili konuları konuşuyorsun" demişti. Abi bu kardeşin, aynı kardeşin. Ben aklımı tatile çıkardım ama zekam devam ediyor."

"İki tane örnek vereceğim Mehmet Ağar'ın direkt bu konuyla ilgili olduğuyla ilgili"

"Kıymetli abim iki tane örnek vereceğim Mehmet Ağar'ın direkt bu konuyla ilgili olduğuyla ilgili. Bizim eve gelen polislerin içinde dikkat edersen hiçbirine suçlamada bulunmadım. Polis bizim polisimiz, devletin, milletin polisi. Orada bir tane yaşlı olan dedim, bir de yanında biri var. Gelenlerin hepsi genç. 50 küsur yaşındaki özel harekatçı eğitmen olur. Operasyonlara katılmaz. Genelde 25-30 arası gelir. Saçı sakalı beyazlamış o arkadaş eve giren, çocuğa silahı doğrultan, o silahı devamlı çocuğun üzerinde tutan. Sonra organize polisinin müdahalesiyle indiren aynı kişi. Bu kişi kim biliyor musun? Mehmet Abi'nin Özel Kalem Müdürü vardı Emniyet Müdürü, Yesugay (Aksakal). Şimdi emekli biliyorsun. Özel Harekatçılar Derneği'nin başkanlığını yapıyordu. Bu saygısızlığı yapan kişi, Yesugay'la tanıdık, hem de yakın çalışma arkadaşlığı yapmışlar geçmişte. Şimdi abi, sana soruyorum, bu kadar tesadüf olur mu? Veya Mehmet Ağar Antalya'da yemek yerken, kalabalık bir yemek, orada bir konu geçiyor benimle ilgili. 3-4 güne kadar göreceksin diyor, neler olacak. Emniyette talimatla operasyon yaptırdı. Sen hiç para dağıttırılarak emniyette suç örgütü operasyonu yaptırıldığını gördün mü? Onlara da değineceğiz ama elimde görüntü ses kaydı olduğu için söylemiyorum."

"Solcu da değilim sağcı da"

"Ruşen Çakır isminde bir sol gelenekten gelen gazeteci var. Çok beyefendi. Kırmayan, incitmeyen kibar bir insan. Ruşen Abi Sedat Peker solcu mu oldu demiş. Ben solcu değilim, sebeplerini anlatırım benim kafama yatmıyor. Ben sağcı da değilim, o da benim kafama yatmıyor. Ben akılcılık fikrine daha uygun olduğumu söylüyorum."

 

"Savcılara zahmet vermemek için yazılacak yazıları ikişer satırla anlatacağım"

"Bazı gazeteci arkadaşlar konuşma yaparken şöyle diyorlar, "Deliller gelmeden konuşulmaz, uygun değil. Bunların incelenmesi gerekir." Annem hep şöyle derdi, "Oğlum kendi işinle ilgili başkalarına zahmet verme." Ben de savcılara zahmet vermemek için oradaki yazı işleri müdürü arkadaşların yazacağı yazıları ikişer satırla anlatıp, bir hafta sonra anlatacaklarımın delilleneceği konusunda zaten şüphe yok. Mesela savcı özel kalemine şunu dese, Sedat Peker'in bahsetmiş olduğu Beykoz Konakları'nda bulunan bütün şahıslar, Baran Korkmaz, Emir Sarıgül, Mehmet Ağar, Tolga Ağar, Tolga Ağar'ın kız arkadaşı, Emir Sarıgül'ün şoförü, sonradan gelen emniyet mensupları... Aynı yerde bulunmuşlar mı, aynı yerde sinyal veriyor mu? Baz istasyonu kayıtları bir günde gelir. İkincisi, Sedat Peker'in söylediği üzere Tolga Ağar ve kız arkadaşının saç tahlillerinin yapılması, kendisi eğer milletvekili olduğu için böyle bir tasarruf bildirmezse, sonrasında inceleme yapılması. Sayın savcı buradan bahisle devam edelim, Rus kanun dışı insanların oluşturmuş olduğu yapının bir grubunun başında olan Nadir Salifov Quli, Türkiye'de Organize Suçlar tarafından gözaltına alınıp polis cinayetine karıştığı için deport edildi mi? Organize Şube'de bu kişinin deport edildiği yönündeki tutanakta 'polis katili' olduğu yönünde yazı var mı? Ayrıca böyle bir evrak var mı?"

"Mehmet Ağar Fethullah Gülen'e devletin hangi birimi tarafından gönderilmiştir, elinde yazılı emir var mıdır?"

"Yazı İşleri Müdürlüğü devam eder, Sedat Peker'in açıklamalarında iddia edildiği üzere Mehmet Ağar kendi ya da koruma polislerinin telefonundan İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan Bey'i arayıp "Bu arkadaşı bırakın" dedi mi? Bu sinyal kayıtları ilgili kişilerin ifadelerine başvurulması, yani İl Emniyet Müdür ve Mehmet Ağar'ın, ancak baz kayıtlarının alınması, doğru olan o... Sedat Peker'in açıklamalarında iddia ettiği Nadir Salifov tekrar Türkiye'ye giriş yapabilmiş mi? Yapabilmişse hangi mahkeme kararıyla, hangi birimin kararıyla Türkiye'de giriş yapabilir, deportu kaldırılmıştır. Ayrıca Sedat Peker'in bulunmuş olduğu Birleşik Arap Emirliği'ndeki Türk Büyükelçiliği'ne yazılıp bu konuyla ilgili bilgisinin sorulması. Mübariz Mansimov'a ait olan, Sedat Peker'in açıklamalarında Mehmet Ağar tarafından gasp edildiği söylenen 1 milyar dolar değerindeki yat limanı gerçekten 29 milyon dolara alınmış mıdır? Yine bahsi geçen yat limanını alan kişiler off-shore hesaplarında bir şirket kurup bu şirket içerisinde gizli bir ortaklık mevcut mudur? İlgili makama yazı yazıp, Mübariz Mansimov ile Mehmet Ağar Amerika'ya Fethullah Gülen'e gitmişleri mi, uçuş kayıtlarının istenmesine... Yine ayrıca Mehmet Ağar yaptığı açıklamada devletin bilgisi dahilinde gittiğinden bahisle devletin hangi birimi tarafından gönderilmiştir, elinde bir yazılı emir var mıdır? Yazılı emir yoksa, devlet geleneğinde terör örgütü lideri olarak bilinen kişiye sözlü talimatla insan yollanır mı? Bununla ilgili kurumlara sorulmasına..." 

"Kolombiya'dan yüklenen 4 yon 900 kilo kokainin açık kaynaklarda dahi Türkiye'de İzmir limanında bir kimya şirketine geldiği ortadayken ve bunu Kolombiya yetkilileri basın önünde açıklamışken, bu ihbar kabul edilerek Kolombiya devletinden yazı gelmese bile, adı geçen şirketle ilgili herhangi bir çalışma yapılmış mı? Bu konuyla ilgili gözaltı kararı olmuş mu? Olmamışsa, bu konuyla ilgili iki müfettişin İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ilgili makama yazılmasına..." 

"Yine Sedat Peker'den bahisle, yapmış olduğu açıklamalarda, Tunceli'de Tolga Ağar tarafından tecavüze uğradığı, bir ertesi gün intihar ettiği söylenen Yeldana isimli yabacı uyruklu bayanın, maktulün adli tıp raporunun istenmesine... Bahsi geçen zamanlarda Tolga Ağar'ın bahsi geçen şehirde olup olmadığı ile ilgili telefon sinyal kayıtlarının çıkarılmasına... Sayın savcımızı hiç zahmet etmesine gerek yok. Bunların cevabı bir haftada verilir. O zaman kimsenin kafasında bir şüphe kalmaz. Temiz Süleyman'ın o zaman doğru söylediği anlaşılır. Derincilerin başı Mehmet Ağar'ın doğru söylediği anlaşılır. Bir de Süleyman Soylu'nun  Mehmet Ağar'ın kontenjanından soktuğu avukat, savcılar da var. FETÖ'cüler atılınca boşalan yerdeler avukat alınacak ya, kendi kontenjanından kaçar savcı hakim sokmuşlar. Bana diyor ya "Fare gibi kaçma, gel adalete sığın. Ey temiz Sülü, süslü Sülü, senin tayin ettirdiğin savcıya hakime değil mi? Senin bakanlığına geleyim değil mi? 

Emre Hoca var Emre Kongar, çok iyi bir insan. "Konuşurken herhangi bir madde içtiği belli, doğrudan dedikleriyle insanların suçlanmaması lazım. Ama deliller de var araştırılması lazım" demiş. Emre Hoca samimi söylüyorum, ben Tolga gibi değilim, saçımdan örnek veririm. Diyeceksin ki "Kardeşim senin suratın neden böyle?" Ben bunu araştırdım, DNA ile kalıtsal olarak geçmiş. Rahmetli babam benim doğduğum yıllarda çok hızlı olduğu bir dönemdi. DNA'dan kalıtsal olarak bana geçmiş. Ben doğduğum andan itibaren bu şekildeyim. Saç teli vermeye hazırım. 

Buna başladığımızda bir arkadaşım dedi ki, "Ya napıyorsun?"  Yenilecekler dedim. Akıl tatilde ama zeka burada kardeşlerim, sıkıntı yok. Bizim aslan Sülü bir açıklama yapmış, yardırmış böyle ama nasıl bir açıklama. Ben ona o aklı vereni tahmin ediyorum. Hitler'in Propaganda Bakanı Goebbels diyor ki, "Yalan söylerken büyük yalanlar söyleyin, yalan ne kadar büyük olursa insanlar üzerindeki etkisi o kadar büyük olur. Ama cahil, bilmiyor. Bir de Sun-Tzu ne diyor, " Savaşı kontrol edemediğin alana taşıma." Pazartesi Meclis açılıyor, sen oradaki insanların eline bu sermayeyi verdin, sana ne diyecekler temiz Süleyman. Hile için ayırdığın beyni devlet için ayırdığın beynini devlet için ayırsaydın belki kaç insanın intihar etmesine engel olacak başarıyı gösterirdin. "Marina'ya çökmekmiş, biz Libya'ya, Karabağ'a çökülmesine izin vermedik" diyor. Öyle mi? Hani Nahcivan'dan Türkiye'ye açılacak yol?" 

Yorumlar