30 °c

Neşet sevdalısı Çukurkuyulu Ömer'in hikâyesi

1993’te gittiği askerlikte tezkere bıraktı. Üç yıl sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en seçkin birliklerinin başında olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’na geçti. Başarılıydı, çok iyi bir askerdi. Kahraman Ömer Halisdemir’in askerliği böyle başladı.

Neşet sevdalısı Çukurkuyulu Ömer'in hikâyesi
15/07/2019 10:46 - Güncelleme : 15/07/2019 10:54

Kış mevsiminin son günleriydi... Bahara sayılı günler kala, takvim sayfaları 20 Şubat 1974’i gösterdiğinde Niğde’nin Çukurkuyu Köyü’nde, 42 yıl sonra tüm Türkiye’nin adını duyacağı bir çocuk dünyaya geldi. Ailenin üçüncü çocuğuydu, babası adını Ömer koydu. Köydeki Fatih İlkokulu’nu bitirdi...Bütün Ömerler gibi O coğrafyada yaşayan bütün Ömerlerin kaderiydi hem çalışıp hem okumak. Ömer de okuldan artakalan zamanlarında babasının sürüsünde çobanlık yaptı. İlkokulu bitirdikten sonra İsmail Erol Ortokulu’na devam etti. “Eli erken ekmek tutsun” denilerek Niğde’deki Endüstri Meslek Lisesi Makine bölümüne kaydı yapıldı. Her gün 50 kilometre yol gidip gelerek meslek lisesini bitirdi. Annesi Fadimeana’nın tarhana çorbası ve bozkırın güçlü sesi Neşet Ertaş türküleri, hele ‘Zahide’ türküsü vazgeçilmezleriydi. Babasının “Şerefinle yaşa, büyüğüne saygılı, küçüğüne şefkatli ol” sözleri de kulağından hiç gitmedi.

Hayali askerlikti

Endüstri meslek lisesini bitirdiğinde artık askerlik zamanı gelmişti. Bir mesleği vardı, ama hayali başkaydı Ömer’in. Asker olmak istiyordu... 1993’te gittiği askerlikte tezkere bıraktı. Uzman çavuş olarak orduya katıldı. 1996’da gönüllü olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en seçkin birliklerinin başında olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’na geçti. Başarılıydı, çok iyi bir askerdi. 1999’da astsubaylığa terfi etti. 24 yaşındayken Hatice Hanım’la evlendi, Elifnur ve Doğan Ertuğrul adını koyduğu iki çocuğu oldu. İyi bir eş, iyi bir baba Zorlu görevi nedeniyle eşi ve çocuklarından hep uzak kaldı. Yurtiçi ve yurtdışında operasyondan operasyona koştu. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda dile kolay 20 yılı tamamladı. Asker arkadaşları onu, hep “Arazide çok iyiydi, çok cesurdu, az uyurdu, gözükaraydı, görev adamıydı. Yorulmazdı” diye anlatırdı.

Neşet Ertaş vazgeçilmeziydi

Yönetmen Mesut Gengeç'in hazırladığı 'Ben Ömer' isimli belgeselde arkadaşı Kadir Karayel onun Neşet Ertaş sevgisini, “Uzun soluklu yapılan operasyonlara giderken mümkün olduğunda sazını da yanına alırdı. Saz çalmayı, türkü söylemeyi severdi. Neşet Ertaş’ı çok severdi. ‘Ya Beni de Götür Ya Sen de Gitme’ türküsünü çok söylerdi. Gittiğimiz yerde internete bağlanma imkânı varsa köyünü izlerdi. Fonda türküler dinlerdi” sözleriyle anlatıyordu.

Ev yaptırıyordu

Yıllar geçtikçe Ömer’in baba ocağı, doğduğu topraklara olan özlemi de artıyordu. En büyük hayali olan üniformayı yıllarca taşımıştı. Artık başka bir hayali vardı. Emekli olduktan sonra köyüne yerleşmeyi hayal ediyordu. Köyünde yapmak istediği evinin temellerini de 4 Temmuz 2016’da attı. O tarihlerde başkaları da o hayalleri bitirmek için temel atıyordu.

Ömer Halisdemir 15 Temmuz günü Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda nöbetine başladığında, sıradan bir gün yaşanıyordu tüm Türkiye’de... Diğer bazı personelin mesailerini bitirip birlikten ayrılmaya başladığı sırada içine anlamlandıramadığı bir sıkıntı düştü. O akşam babası Hasan Hüseyin Halisdemir’i aradı. “Baba içimde bir his var” dedi. Babası da “Oğlum dikkatli ol, tedbirli ol. Allah muhafaza bir şeyler olabilir” diye teskin etmeye çalıştı. İlk darbe mesajları geldiğinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda hareketlilik artmaya başlamıştı. 15 Temmuz akşamı aynı saatlerde Diyarbakır’dan Ankara’ya gelmeye çalışan ve Ömer Halisdemir’i yakından ilgilendiren bir isim de hazırlık yapıyordu.

Terzi’nin yolculuğu

Saat 22.55’te Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli Tuğgeneral Semih Terzi, Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı kulesini arayarak Ankara’ya gitmek üzere 2 adet CASA tipi nakliye uçağın ayarlanması talimatını verdi. Kule bu talimatı Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’ne iletti. Tuğgeneral Terzi’nin istediği uçaklara önce izin verilmedi. Bu sırada Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi’nde bulunan şüpheli Tuğgeneral Osman Nuri Gür, Diyarbakır kuleye telefon açarak, Terzi’nin istediği uçakların ayarlanması talimatı verdi. Terzi, Özel Kuvvetler Komutanlığı yönetimini ele geçirmek için Diyarbakır’dan 061 kuyruk numaralı CASA uçağı ile yola çıktı.

3 No’lu koltukta geldi

Dosyaya giren rapora göre uçakta general rütbesinde tek personel bulunması halinde bu personel uçuş istikametine göre uçağın solunda bulunan masanın etrafındaki 3 veya 4 numaralı koltukları kullanması gerekiyordu. Terzi de 3 numaralı koltukta oturarak Ankara’ya doğru hareket etti. Teamüllere göre uçakta bulunan general rütbesindeki personelden sonra en kıdemli personel olan Tabur Komutanı Binbaşı Fatih Şahin de 1 numaralı koltuğa oturdu. Terzi’yi taşıyan askeri uçak yaklaşık 25-30 personelle Diyarbakır’dan havalandı. Aslında uçağın rotası Diyarbakır’dan Cizre’ye, oradan Ankara’ya gelmek yönündeydi. Ancak rota değişti ve uçak direkt Ankara rotasına yöneldi. Terzi, Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan yanındaki timle beraber bir helikoptere bindi ve Gölbaşı’na gitti.

Hakkını helal et

Tam bu sırada Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ile Astsubay Ömer Halisdemir arasında darbenin seyrini değiştirecek konuşmalar yapılıyordu. Tümgeneral Aksakallı o gece 8 kez Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’le görüştü, bilgi aldı. Son görüşmede Aksakallı, Semih Terzi’nin hain olduğunu, darbeci olduğunu, vatanı ve milleti adına onu vurması emrini verip bunun sonunda şehadet olduğunu söyleyip, hakkını helal etmesini istedi. Halisdemir de Aksakallı’ya “Sonuna kadar helal olsun, başüstüne komutanım” karşılığını verdi.

Artık herkes tanıyor

Saat 02.00 sıralarında Terzi ve ekibini taşıyan helikopter Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki piste indi. Tuğgeneral Terzi hızlı adımlarla karargâha doğru yürümeye başladı. Karargâh binasına çok az bir mesafede Ömer Halisdemir, sağ taraftan 3-4 el ateş ederek Terzi’yi vurdu. İsabet alan Terzi yere yığılırken, çevresindeki koruma timi Ömer Halisdemir’e kurşun yağdırmaya başladı. Darbeci askerler yüzlerce kez ateş ettiler. Astsubay Ömer Halisdemir orada şehit oldu. Ömer Halisdemir’in 42 yıllık yaşamı, kendi arkadaşlarının açtığı ateş sonucu bitmişti. Fakat Çukurkuyulu kahraman Ömer, bedelini canıyla ödediği o son görevinde hain darbe girişiminin seyrini değiştiren isim olmuştu.

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
HABERE YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • M Tanis 15 Temmuz 2019 11:50 Guzel ve iyi niyetli bir sekilde sunu ifade edebiliriz 15 Temmuz un Ulubatli Hasan i konumundadir /ins./Sahsiyetli onurlu inanci ve degerleri ve Vatani icin yasayan bu topraklarda kiyamete kadar vatan evlatlari olacaktir

    CEVAP YAZ 0 1 (1) Öne çıkart

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.