GÜNDEM
04 Mayıs 2021 21:22 Son Güncelleme: 04 Mayıs 2021 21:46

İnsan Hakları İzleme Örgütü : ‘İsrail ile ilişkiler gözden geçirilmeli’

İnsan Hakları İzleme Örgütü HRW: İsrail, Filistinlilere ırk ayrımcılığıyla zulmediyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı örgütün raporunun yalan olduğunu ileri sürerken, örgütü gerçeklerle hiçbir alakası olmayan bir kampanya yürütmekle suçladı.

Haberi Dinle

İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch (HRW), İsrail'i işgal altında tuttuğu topraklarda ve kendi ülkesinde yaşayan Filistinlilere karşı ırk ayrımcılığıyla ve zulmetmekle suçladı.

HRW yeni raporunda İsrail'in kendi topraklarında yaşayanlar da dahil bütün Filistinliler üzerinde İsrailli Yahudilerin hegemonyasını sürdürme politikası izlediğini söylüyor.

Örgüt, ırk ayrımcılığından söz ederken özel olarak Güney Afrika'daki eski beyaz üstünlüğüne dayalı devlet yapısının 1948 ile 1991 arasında, ülkenin siyah çoğunluğuna karşı yürüttüğü ve uluslararası hukukta insanlık suçu sayılan rejime verilen "Apartheid" terimini kullanıyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı HRW raporundaki suçlamaları "abes ve yalan" diye niteleyerek reddetti.

 Bakanlık, uluslararası örgütü "uzun zamandır İsrail karşıtı bir gündemle hareket etmek" ve "gerçeklerle ve olan bitenle hiç bir alakası olmayan" bir kampanya sürdürmekle suçladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch (HRW), İsrail’i Filistinlilere karşı ırk ayrımcılığıyla ve zulmetmekle suçladı.

HRW tarafından kaleme alınan yeni raporda, İsrail’in kendi topraklarında yaşayan Filistinliler de dahil olmak üzere, tüm Filistinliler üzerinde İsrailli Yahudilerin hegemonyasını sürdürme politikası yürütttüğünü kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise örgütün suçlamalarını “abes ve yalan” olarak değerlendirdi.

Bakanlık, örgütü “uzun zamandır İsrail karşıtı bir gündemle hareket etmek” ve “gerçeklerle ve olan bitenle hiçbir alakası olmayan” bir kampanya yürütmekle itham etti.

‘Acilen müdahale edilmesi gerekiyor’

 

BBC Türkçe‘de yer alan habere göre, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ise uluslararası toplumun acilen müdahale etmesi gerektiğine vurgu yaptı:

Uluslararası toplumun acilen, devletler, kurumlar ve şirketlerin, savaş suçları ve insanlık suçları işlenmesine hiçbir şekilde katkı sunmamasını sağlamak da dahil müdahale etmesi gerekiyor.”

Uluslararası örgüt tarafından hazırlanan 213 sayfalık raporda, İsrail’in Filistinlilerin yaşadığı toprakların çok önemli bir kısmında tek egemen güç olduğu, kalan kısımlarda da sınırlı sayıda Filistin özerk yönetiminin yanı sıra, esas güç sahibi olduğuna değinildi.

 

‘Yahudi İsraillilere ayrıcalık’

 

Raporda, “Bütün bu bölgelerde hayatın çoğu alanında İsrail yetkilileri sistemli bir şekilde Yahudi İsraillilere, Filistinliler karşısında ayrıcalık tanıyor” ifadeleri kullanıldı ve şöyle denildi:

Yasalar, politikalar ve önde gelen İsrailli yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, nüfus, siyasi iktidar ve toprakların Yahudi İsrailliler tarafından kontrolünü sürdürme amacının uzun süredir hükümet politikalarına yön verdiğini açıkça ortaya koyuyor.”

 

‘İnsanlık suçu olan apartheid boyutlarına vardı’

 

Ayrıca, raporda “Bu amaca yönelik olarak (İsrailli) yetkililer Filistinlileri, kimlikleri nedeniyle, değişen ölçülerde mülksüzleştirdi, hareketlerini sınırladı, zorla birbirinden ayırdı ve zapt altına aldı… Bazı bölgelerde bu mahrumiyetler o derece ileri gitti ki, bir insanlık suçu olan apartheid ve zulüm boyutlarına vardı” ifadeleri kullanıldı.

Apartheid terimi, Güney Afrika‘daki eski beyaz üstünlüğüne dayalı devlet yapısının 1948-1991 tarihlerinde ülkenin siyah çoğunluğa karşı yürüttüğü ve uluslararası hukukta insanlık suçu sayılan rejime verilen isim.

1973 tarihli Uluslararası Apartheid Suçunun Ortadan Kaldırılması ve Cezalandırılması Konvansiyonu, apartheidi “Bir ırkın mensuplarından oluşan grubun diğer bir ırka mensup insan grubu üzerinde hegemonya kurması ve sürdürmesi amacıyla yürütülen, onlara sistemli bir şekilde zulmetmesini içeren insanlık dışı faaliyetler” olarak tanımladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi‘nin anayasasını oluşturan Roma Anlaşması da benzer bir tanım yapıyor.

 

‘Sadece kötü bir işgal yönetimi değil’

 

HRW’nin Başkanı Kenneth Roth ise, İsrail’in Filistinliler üzerinde uyguladığı politikaların sadece kötü bir işgal yönetimi olarak görülemeyeceğini fade etti:

Milyonlarca Filistinli’nin, meşru bir güvenlik gerekçesi olmaksızın ve yalnızca Yahudi değil Filistinli oldukları için, temel haklarından mahrum bırakılması, sadece kötü bir işgal yönetimi olarak görülemez.”

 

‘İsrail ile ilişkiler gözden geçirilmeli’

 

Örgüt, Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılarının apartheid ve zulüm suçlarıyla ilişkilendirilen kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi ve suçları kanıtlanan kişiler hakkında da dava açılması gerektiğine işaret ediyor.

Bunun yanında HRW, uluslararası toplumu İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmeye çağırıyor.

Birleşmiş Milletler nezdinde, işgal altındaki topraklar ve İsrail sınırları içerisinde yaşanan sistemli ayrıcalıkla ilgili soruşturma komisyonu kurulması da talep ediliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı, geçtiğimiz ay Filistinlilerin başvurusu üzerine Batı ŞeriaDoğu Kudüs ve Gazze Şeridi‘nde 2014 yılından beri işlendiği söylenen savaş suçlarıyla ilgili soruşturma başlatmıştı.

Buna karşılık İsrail, uluslararası mahkemenin böyle bir soruşturmayı yürütme yetkisi olmadığını söyledi ve mahkemeyle işbirliğinde bulunmayacağını dile getirdi.

facebook sharing button
whatsapp sharing button
twitter sharing button
linkedin sharing button
email sharing button
print sharing button
 

Kaynak : EREN TALHA ALTUN

Yorumlar