Raab ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, yarın yapılacak G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ikilinin "Rusya'nın devam eden istikrarsızlaştırıcı eylemleri" ve Çin'den Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile Hong Kong'daki faaliyetleri nedeniyle hesap sorulması gibi öncelikleri ele aldıkları ifade edildi. Görüşmede ayrıca Afganistan, İran ve Etiyopya'daki son gelişmelerin de değerlendirildiği belirtildi.

Raab, görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Londra ve Washington'un bir dizi konuda "omuz omuza" olduğunu söyledi.

Blinken da ABD'nin İngiltere'den "daha yakın müttefiki, yakın ortağı olmadığını" belirtti.

- Rusya

G7 toplantılarına gayriresmi de olsa Rusya'nın dahil edilmesi konusunda herhangi bir düşünce olup olmadığına ilişkin soru üzerine Raab, iyi diplomatik ilişkiler kapısının "her zaman açık" olduğunu ancak öncesinde Rusya'nın davranışının değişmesi gerektiğini ifade etti.

Raab, "Değişmesi gereken şey, Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak uluslararası hukukun temel normlarına aykırı davranışıdır." ifadesini kullandı.

Bu davranışlar arasında siber saldırılar, dezenformasyon, muhalif lider Alexei Navalnıy'ın sadece insan haklarının ihlali değil aynı zamanda Rus topraklarında kimyasal saldırıda zehirlenmesi ile Ukrayna sınırında "korku politikası ve güç gösterisi"ni sayan Raab, "Rusya ile daha iyi bir ilişki fırsatı var, bunu memnuniyetle karşılıyoruz ancak bu davranışlara ve eylemlere bağlı."diye konuştu.

Aynı değerleri paylaşan ve çok taraflı sistemi korumak isteyen bir ülkeler topluluğu konusunda artan talep ve ihtiyaç gördüğünü kaydeden Raab, İngiltere'nin, Avustralya, Güney Kore, Hindistan ve Güney Afrika'yı Londra'daki G7 Dışişleri Bakanları Toplantısına davet etmiş olmasının birlikte çalışan benzer düşünen ülkeler modeline geçişin görülebilir bir işareti olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ABD'nin Rusya ile daha istikrarlı bir ilişki istediğini ancak bunun Kremlin'in davranışlarına bağlı olduğunu vurgulayarak, "Başkan (Joe) Biden, uzun süredir bu konuda çok net. Rusya pervasızca veya agresif davranmayı seçerse buna cevap vereceğiz ancak durumu tırmandırmaya çalışmıyoruz, daha istikrarlı, daha öngörülebilir bir ilişkiyi tercih ederiz. Rusya
bu yönde ilerlerse biz de aynısını yaparız." değerlendirmesinde bulundu.

- Çin

Blinken, Çin konusunda ise Batı'nın Pekin'i "sınırlamaya" veya "bastırmaya" çalışmadığını söyledi.

Yapmaya çalıştıkları şeyin, uluslararası kurallara dayalı düzeni sürdürmek olduğunu savunan Blinken, "Herhangi bir ülke, Çin ya da başkası, bu kurallara dayalı düzene meydan okuyan ya da baltalayan, aşındırmaya çalışan eylemlerde bulunursa ve verdikleri taahhütleri yerine getirmezse ayağa kalkar ve düzeni savunuruz." diye konuştu.

Raab da değerler için ayağa kalmak konusunda hemfikir olduklarını ancak aynı zamanda Çin ile olumlu bir şekilde çalışmak için yapıcı yollar bulmak istediklerini de söyledi.

Öte yandan Raab, İran'ın casuslukla suçladığı çifte vatandaş Nazanin Zaghari-Ratcliffe'in serbest bırakılmasını sağlamak için İngiltere'nin 400 milyon sterlinlik borcunu ödeyeceğine ilişkin haberlerin "henüz doğru olmadığını" ifade etti.