GÜNDEM
23 Tem 2020 15:02 Son Güncelleme: 23 Tem 2020 15:06

''Gönüllü doktorluğum ben yaşadıkça devam edecek"

Ailesi ve akrabalarından 14 kişiyle Kovid-19'a yakalanan Prof. Dr. Güneren, hastalığı atlattıktan sonra 3 kez plazma bağışında bulunarak diğer hastalara da umut oldu.

Haberi Dinle

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ethem Güneren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastanede mart ayının ilk haftalarında koronavirüsle ilgili tedbirler konusunda yarım alarm durumuna geçildiği günlerde, plastik cerrahi servisinde diyabetik ayak nedeniyle ayağını diz altından amputasyon yapmak zorunda oldukları bir hastanın yatışının yapıldığını anlattı.

Hafif öksürüğü olan ve Bezmialem Hastanesi pandemi hastanesi ilan edilince taburcu edilen hastanın bir hafta sonra vefat ettiğini dile getiren Güneren, şöyle devam etti:

"Hastanın Kovid-19'a yakalandığını öğrendik. Hastanemizde kliniğimizde yatmış bir hastanın 10 gün sonra Kovid-19 pnömonisinden vefat ettiğini yakınlarından öğrendim. 10 Mart'ta başımıza gelen bu süreçten sonra ise 20-22 Mart tarihlerinde bende de koronavirüs belirtileri başladı. Ailemizde kardeşler ve kuzenlerle 6 doktoruz. Ailedeki 6 doktor ilk salgında Kovid-19'a yakalandı. Ben, annem ve babam dahil ailemizde 14 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı."

Koronavirüse yakalandıktan sonra büyük stres yaşadıklarını ve korku da hissettiklerini dile getiren Prof. Dr. Güneren, Kovid-19 belirtileri arasında ateş ve boğaz ağrısının kendisinde görüldüğünü belirterek, "Hekim olarak hastalığın yaygın olduğunu biliyordum ama bilmediğim bir şey vardı. Bu hastalık beni nereye götürecek? Kovid-19 testim pozitif çıktıktan sonra ciddi bir ölüm korkusu yaşadım. 3. gün ateşim düşmeye başlayınca, hastalıktan iyileşme ihtimalinin artmaya başladığını görünce rahatladım. Tedavim ilaç alarak evde geçti." diye konuştu.

Ailesindeki diğer bireylerde Kovid-19 belirtilerinin farklı olarak ortaya çıktığını aktaran Güneren, babasının ve diğer aile üyelerinin hastanedeki tedavilerinin 9 gün sürdüğünü aktararak, "Bu hastalıkta en önemlisi ateş yükseldiği zamandır. O zamanlarda tıbbi tedaviye teslim olmaktan başka çaremiz yok. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı'nın çalışmalarını taktire şayan görüp tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.

Güneren, iyileştikten sonra hastanede tekrar görevine başladığını ve diğer pandemi hastaları için plazma bağışında bulunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Kovid-19'yu yenip antikor testim pozitif çıktıktan sonra 3 kez Türk Kızılay aracılığıyla plazma bağışında bulundum. Hastaların birisi iyileştiği hakkında geri bildirim aldım. Plazma bağışından sonra bir hastanın iyileşmesine katkı sağladım. Gelecekte de yoğun bakım hastaları ve plazma ihtiyacı artarsa, birinci evrede geçirmiş insanların, bu plazmaları vermeleri önemlidir. Şu an Kızılay depolarında yeterli plazma var ama hastaların antikoru pozitif olan insanların da o depoyu ve hazneyi doldurmaları bence vatandaşlık görevidir. Ayrıca bu bir cömertlik de değildir, aynı sadaka vermek gibi düşünün, sadaka vermek keyfi bir edim değildir. Muhtaç olana hakkını vermek bir insanlık ödevidir."

Kovid-19'u atlatan biri olarak pandemi tedbirlerine uymanın bir insanlık görevi olduğunu anlatan Güneren, "Bu kurala uygun davranmak bir vatandaşlık, insanlık görevidir. Kovid-19'a yakalanan hastaların kendini izole etmesi, toplumu koruma adına vicdani bir mesuliyettir. Çünkü kendini iyi hisseden insanlar, esas süper taşıyıcı ve bulaştırıcı onlardır." dedi.

Güneren, şu uyarıları yaptı:

"Hasta olduklarını bile bile iyi hissettikleri için dolaşıp gezmesinler, karantina süreçlerine uyum sağlasınlar. Maalesef bir hekim olarak, 'Bu hastalığın bir kuralı yok.' diyorum. Bulaşmasında kurallar var ama seyrinde kurallar yok. Gençlerde de ağır seyredebildiği gibi ve yaşlılarda da bazen hafif seyredebiliyor. Bünyeyi güçlü tutma, beslenme, dinlenme, izolasyon gibi kurallara hastalık sürecinde katiyen uymak gerekir." .

Yeryüzü Doktorları Derneği bünyesinde gönüllü olarak çalışan Ethem Güneren, gönüllü doktor olarak çalışmaktan mutlu olduğunu, Yeryüzü Doktorları aracılığıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) sponsorluğunda çoğunluğu Afrika ve Filistin olmak üzere 34 kez yurt dışında plastik cerrahi kampları düzenlediğini da aktardı.

Meslektaşlarına da gönüllü doktor olarak yurt dışına gitmelerine tavsiye eden Güneren, sözlerini, "Bir kere Afrika'ya gittikten, hastaları gördükten sonra bir daha aynı eski insan olamıyorsunuz. Haber aldığınızda ona katılmak zorundasınız. Gönüllü doktorluğum ben yaşadıkça devam edecek." diye tamamladı.

Kaynak : AA

ETİKETLER
#Covid-19 #Corona
Yorumlar