GÜNDEM
07 Ara 2019 14:59 Son Güncelleme: 07 Ara 2019 15:41

Erdoğan: İnsan gönlünü kıranın partideki kalemini kırarız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu Güngören Belediyesi'ndeki 'tuvalet cazası' skandalına da değinen Erdoğan, "İnsan gönlünü kıranların biz de partideki, görevleriyle ilgili kalemini kırarız" dedi.

Erdoğan: İnsan gönlünü kıranın partideki kalemini kırarız
Haberi Dinle

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

AK Parti sıradan bir siyasi teşekkül değildir. AK Parti büyük davanın günümüzdeki en önemli temsilcisidir. AK Parti maziden atiye olan yolculuğun altın halkalarından biridir.

Sadece kendisine odaklanan kişilerden olmaz. Gurur abidesi olanlardan dava adamı olmaz. Vatandaşa yukarıdan bakan kibir abidelerinden dava adamı olmaz. Şimdi bir kongre sürecine giriyoruz. İlçelerde illerde bu hassasiyete büyük önem vermemiz lazım.

 KALEMİNİ KIRARIZ

Unutmayın milleti karşısına alan bizi de karşısına alır. Unutmayın insan gönlünü kıranların, partideki görevleriyle ilgili kalemini kırarız.

Hedefimiz önce bu ülkenin 82 milyon insanın her birinin onunla birlikte tarih ve medeniyet coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin gönlünde yer edinmektir. Dünyanın neresine gidersek gidelim, bize kucak açılıyorsa işte bu hasbi yaklaşımımız sayesindedir.

Hiçbirimizin hesapla davranma, aklı yerine nefsinin sesine kulak verme lüksü yoktur. Hiçkimsenin gündemine takılmayacağız. Bazı konularda milletimizi karamsarlığa sürükleyecek ve bizi başarısız göstermeye çalışan gündem yaratılıyor. Ülkemizin de AK Parti'nin kendi gündemi vardır. 

Muhalefetin kısır gündemlerinin içine partinin hapsolmasına izin vermeyeceğiz. AK Parti gündem takip etmez, gündem belirler.

DEAŞ'A KARŞI EN BÜYÜK MÜCADELEYİ VEREN BİZİZ

İstanbul'un nabzını iyi tutarsak, Türkiye'yi de yakalamış oluruz. Bu konuda sizlere büyük görev düşüyor. Türkiye ve AK Parti'nin kaderi aynıdır. Türkiye'yi sevmeyen bizi de sevmiyor. Son dönemde attığımız stratejik adımlar ülkemize karşı bir öfke patlamasına sebep oldu. Bize sürekli Suriye'den ne zaman çıkacaksınız diyor bazı devletler. Onlara soruyoruz: Asıl sizin orada ne işiniz var? Bizim Suriye'ye sınırımız var. Siz neden oradasınız? DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi veren biziz. Dünyada DEAŞ'a karşı mücadele veren ikinci bir ülke yok. Son 4'lü zirvede bunları konuştuk. Kendilerine bunları açık açık söyledik. Siz oraları terk etmedikten sonra ve Suriye halkı "teşekkür ederiz, gidin" demedikten sonra biz oradan çıkmayız. Söyleyecekleri bir şey yok. Bakın Fransa'nın her tarafı yanıyor, hali ortada.

LİBYA İLE YAPILAN ANLAŞMA

Libya ile anlaşmamızı imzaladık, BM'ye gönderdik. Hangi ülkelerin oyunlarının bozulduğunu biliyorsunuz. Bu oyunlar bozulurken, Güney Kıbrıs, Mısır, Yunanistan zaman zaman bir araya geliyor. Bir skandalda da oldu. Libya büyükelçisini deport etti. Ne kazandınız. Libya'daki kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz. Türkiye ve Libya arasındaki bölgede, garantör ülke olarak haklarımız var.

Milletimizin, ülkemizin, dostlarımızın çıkarlarını korumada dik durduk, dik duracağız. Bizi köşeye sıkıştırmak için diplomasinin yanısıra ekonomiyi de devreye soktular ama başarılı olamadılar. 

BUNLAR HALKBANKASI'NI DA DOLANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

Malum İstanbul'da bir şehir üniversitesi meselesi ortaya çıkardılar. Her şeyden önce şehir üniversitesinin tahsisini Başbakanlığım döneminde yapan benim. Malum zat Başbakan olunca mülkiyet devri yapılmıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyor. Sayın Babacan'ın da imzası var. Başka kim var Mehmet Şimşek var. Hani bunlar dürüsttü. Bunlar Halkbankası'nı da dolandırmaya çalışıyorlar. Banka bunlara büyük bir kredi veriyor. Halkbankası'na ödemelerini yapmayınca banka bunları sürekli uyarıyor. Borçları 417 milyon lira. Yapılandıralım diyorlar. Neymiş, spor kulüplerinin borçları yapılandırılıyormuş bizim neden olmuyormuş. Neyi banka teminatı olarak kabul edecek. Alacağımız öğrencilerin ödemelerine ipotek koyun demişler bir de. Yahu sen mevcut kotanı dolduramamışsın. 

 Buranın hamisi Marmara Üniversitesi'dir. Şimdi de ne diyorlar "Marmara borçları ödesin". Mütevelliye de bırakmıyorlar. Tezgah başka. Biz ne oradaki öğrencilerin ne de akademisyenlerin düşmanıyız. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Burada Halkbankası'nın adeta dolandırılması söz konusu. Burayı tahsis etmemiz bunlara önem verdiğimizin ifadesiydi.

E hani siz dürüsttünüz. Allah bizleri aynı duruma düşürmesin. Dün MKYK'da da bu konuları görüştük. Adımları kararlı bir şekilde atacağız. Bu işin Danıştay'a başvurusunu yapan da CHP'nin her zaman yanında duran Mimar Mühendisler Odası'dır. Kimin eli kimin cebinde belli değil.

Yorumlar