Genel
23 Mayıs 2020 14:17 Son Güncelleme: 23 Mayıs 2020 14:19

DİB: "Virüs, bizlere kalanın 'ikram ettiklerimiz' olduğunu öğretti"

Bu yıl yeni tip koronavirüsün gölgesinde hüzünle ihya edilen on bir ayın sultanı, sağlık ve şükür ayı ramazanın ardından yarın, Müslümanların büyük sevinçle karşıladığı Ramazan Bayramı'na girilecek.

Haberi Dinle

Bu yıl, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hüzünlü bir şekilde ihya edilen on bir ayın sultanı, rahmet ve bereket ayı ramazan, bugün yapılacak iftar ile sona erecek.

Ülke genelinde camilere ilişkin alınan koronavirüs tedbirleri kapsamında Müslümanlar, teravih namazı, mukabele ve itikaf gibi ibadetlerini evlerinde ifa etti.

Ayrıca dünyayı saran koronavirüs salgınının ekonomik etkilerinin ortadan kaldırılması için ramazan boyunca muhtaç insanlara yardımlar ulaştırıldı.

Kur'an-ı Kerim'de "Bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi, ramazanın 27'nci gecesine denk gelen 19 Mayıs'ta idrak edildi.

Ramazanın ardından yarın Müslümanların büyük sevinçle karşıladığı Ramazan Bayramı'na girilecek.

"Koronavirüs, aslında bize kalanın 'ikram ettiklerimiz' olduğunu öğretti"

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Sabri Akpolat,, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüsün ramazanda insanlara, Allah'ın gücü karşısında ne kadar aciz ve ona ne kadar muhtaç olunduğunu öğrettiğini belirtti.

Bu süreçte iç dünyasına yönelenlerin, unuttuğu birçok değeri hatırlama fırsatı bulduğunu dile getiren Akpolat, şunları söyledi:

"Koronavirüs, mutlu olmanın bireysel değil herkesin mutluluğuyla birlikte olabildiğini, hayat karmaşasında ailemizle vakit geçirmeyi ne kadar ihmal ettiğimizi, dünyanın kontrolünün bize ait olmadığını ve dünyamızın gerçek sahibine, aldığımız her nefese ve Allah'ın bütün nimetlerine şükretmemiz gerektiğini, yapayalnız kalacağımız kabir hayatına hazırlanmanın gerektiğini, aslında bize kalanın 'ikram ettiklerimiz' olduğunu öğretti."

"Affedilmiş bir kul olma ümidiyle kazandığımız güzellikleri devam ettirmeliyiz"

Akpolat, Müslümanların içinde bir ömür barındıran ramazan ayına kavuşmakla sevindiğini dile getirerek, yapılan ibadetlerin karşılığını Allah'ın vereceğini söyledi.

Affedilme inancı ve sevinciyle bayramın yapılacağını ifade eden Akpolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'ın rahmetinin sağanaklar halinde yağdığı bir ayın sona ermesi bizleri üzdü. Gelecek ramazan ayına kavuşup kavuşamayacağımız belli değil. Dileğimiz, bu aya tekrar kavuşmak. Affedilmiş bir kul olma ümidiyle kazandığımız güzellikleri devam ettirmeli, her zaman cömert, her zaman sabırlı ve her zaman affedici olabilmeliyiz. Sırf Allah emrettiği için helalinden yeme içmeyi bırakabilen bizler, haram yemek ve içmekten uzak kalmayı ve diğer haramları terk etmeyi de başarabiliriz. Terk edeceğimiz günahlar ve işleyeceğimiz iyilikler hep bizim için. Geçici dünyaya aldanmamalı, ebedi alemin güzelliklerine kavuşmak için gayret etmeliyiz."

"Fitrenin bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir"

Akpolat, ramazanın önemli ibadetlerinden birinin de "fitre" diye bilinen fıtır sadakası olduğuna işaret ederek, bu ibadetin, oruç tutan Müslümanın oruçluya yakışmayan davranışlarla zedelenen ibadetinin eksikliklerini tamamladığını, aynı zamanda yoksulların bayram sevincine katılmalarını sağladığını ifade etti.

Oruç tutmayan veya tutamayan dinen zengin Müslümanların da fıtır sadakası vermelerinin vacip olduğunu belirten Akpolat, şu bilgileri verdi:

"Diyanet İşleri Başkanlığınca bu yılki fitre bedeli 27 Türk Lirası olarak belirlenmişti. Ramazanın önemli ibadetlerinden biri de fıtır sadakasıdır. Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramı'nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir. Kişi, dinen zengin sayılanlara, usulüne (anne, baba, dedeler ve nineler), füruuna (çocuk ve torunlar) ve eşine fıtır sadakası veremez."

"Telefonla da olsa büyüklerimizin gönüllerini almayı ihmal etmeyelim"

Akpolat, Kovid-19 nedeniyle bu yıl camilerde bayram namazının kılınamayacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Diyanet İşleri Başkanlığı, Ramazan Bayramı'nın ilk gününde, her ilin kendi bayram namazı saatinde minarelerden bayram günlerinin şiarından olan tekbirler getirmek suretiyle bayram coşkusunun yaşanmasına ve herkesin bulunduğu yerde bu sevince katılmasına yönelik bir uygulama yapacaktır. Halkımızın da tıpkı önceki bayramlarda olduğu gibi gerekli temizliğini ve diğer hazırlıklarını yapması, giyim kuşamına özen göstermesi ve güneşin yükseldiği o bayram namazı vaktini heyecanla, dualarla, zikirlerle beklemesi uygun olacaktır.

Böylece bayram namazını cemaatle kılamamanın hüznünü, bayram namazı vaktine sağ salim ulaşmış olmanın sevinci ve şükrü ile Allah'ın huzuruna durarak giderebilecektir. Minarelerden okunan tekbirlere eşlik ederek o günün bayram günü olduğunu ailesiyle birlikte idrak edecektir. Bayram namazı vaktinde evimizde iki veya dört rekat nafile namaz kılmaya özen gösterelim. Kabirde medfun yakınlarımız için dualar edelim. Telefonla da olsa büyüklerimizin gönüllerini almayı ihmal etmeyelim."

Kaynak : AA

Yorumlar