SİYASET
17 Eyl 2020 12:15 Son Güncelleme: 17 Eyl 2020 15:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Macron'a sert sözler: Kifayetsiz muhteris

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında konuştu. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de petrol ve gaz arama faaliyetleri sırasında Yunanistan'ın yanında aktif rol alan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a sert tepki gösteren Erdoğan, "Türkiye her şeyden vazgeçerse Fransa, başındaki kifayetsiz muhterisin yol açtığı savrulmalardan kurtulup sağduyulu siyasete mi yönelir?" ifadesini kullandı.

Haberi Dinle

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde Genişletilmiş İl Başkanları toplantısına katıldı.

“Kendimizle birlikte ister tarihi bağlara dayansın, ister yeni ilişkiler kurmuş olalım, tüm kardeşlerimiz için aynı mücadeleyi vermekte kararlıyız. Bunun adı Türkiye modelidir” diyen Erdoğan, “Başka bir yerde insani değerler üzerine bina edilmiş böylesine samimi bir demokrasi, adil bir kalkınma hedefi, köklü bir hak ve adalet ideali bulamazsınız. İnşallah 2053 vizyonumuzu böyle bir model üzerine inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

* 601 bin yen üye ile birçok partinin üye sayısından daha fazlayız, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük kadın kollarına sahibiz.

* Bir dava yolunda verilen mücadele seçime kadar değil mezara kadar sürer.

* AK Parti’de unvanlar değişebilir ama millete ülkeye hizmet yarışı devam eder.

* Amacımız önümüzdeki yıl yapacağımız büyük kongremize güçlü bir teşkilat yapısıyla girmektir.

* İl kongremizi ekimden itibaren başlatmayı planlıyoruz.

“BUNUN ADI TÜRKİYE MODELİDİR”

Erdoğan, Gezi olaylarını, FETÖ’nün 17-25 emniyet yargı darbe girişimi, PKK’nın çukur eylemleri ve pek çok şehirde gerçekleştirdiği bombalı saldırıları, DEAŞ’ın Türkiye sınırlarına yönelik tacizlerini, şehirleri hedef alan bombalı eylemlerini ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak, şunları söyledi:

* Bunların hiçbirinde de demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin, ülkenin seçimle gelmiş meşru yönetimini yıkma girişimlerine karşı omurgalı bir tavır sergilediklerini görmedik.

* Tam tersine saldırıları sonuç vermeyen, girişimleri akamete uğrayan terör örgütü üyelerine kapılarını ardına kadar açarak gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır.

* Demokrasi elbette kaynaklıdır ve ABD’de gelişmiştir ama bugün her iki coğrafyanın da lafzı dışında demokrasiyle uzaktan yakından ilgileri kalmamıştır.

* Kiminde faşizm, kiminde sömürgecilik, kiminde başka hastalıklar ülkenin yönetimlerini ve toplumsal yapılarını tıpkı kanserli hücrelerin bünyeye yaptığı gibi hızla işgal etmektedir.

* Burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Biz ülkemizi başkaları öyle istediği veya sadece onlardan öyle gördüğümüz için değil, milletimiz layık olduğu için kalkındırmaya geliştirmeye, hak ve özgürlükleri en geniş manada tesise çalışıyoruz. Bunun adına demokrasi dememiz tüm dünyadaki ortak kavram olduğu içindir.

* Avrupa ve Amerika demokraside ve ekonomide tümüyle yerle yeksan olsa bile, biz milletimizi her alanda kalkındırmaya, hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam edeceğiz.

“KİFAYETSİZ MUHTERİS”

Karşılarındaki zihniyetin çapsızlığını anlamak için sadece son dönemde terör örgütlerine, Türkiye sınırlarına yönelik tacizlere, hava ve deniz haklarını koruma gayretlerine karşı verilen tepkiye bakmanın yeterli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

* Ne diyorlar? ‘Türkiye niye Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de,  Afrika’da, Balkanlar da, Kafkasya’da, Orta Asya’da?’  Velhasıl ‘Türkiye bunca mücadeleyi niye veriyor’ diyorlar.

* Onların da haklı olabileceğini varsayarak soruları tersinden sorarak, Türkiye bu mücadeleleri vermezse ne olacağı üzerine gelin hep birlikte mantık yürütelim.

* Mesela, Türkiye tamamen çekilirse Suriye bir anda barışa, huzura ve özgürlüğe mi kavuşur? Mesela Türkiye orda kurulan tuzağı görmezden gelirse, ertesi gün Kuzey Irak tüm teröristlerden den mi temizlenir?

* Mesela, Türkiye yaşananlara sırtını dönerse, Libya’da darbeciler köşelerine çekilip ülkenin yönetimini meşru idareye mi bırakır?

* Mesela, Türkiye her şeyden vazgeçerse Fransa başındaki kifayetsiz muhterisin yol açtığı savrulmalardan kurtulup sağduyulu bir siyasete mi yönelir?

* Mesela, AB Türkiye tüm haklarından feregat ederse, uzunca bir zamandır ülkemize karşı uyguladığı çifte standardı terk edip bize verdiği sözleri tutmaya mı başlayacak?

* Mesela, böyle bir durumda bölgede hesabı olan devletler her şeyi bir kenara bırakarak çekip gidecekler mi?

* Mesela, sürekli ülkemize ekonomik tuzaklar kurmak için çabalayanlar pişman olup bize destek mi verecekler?

* Şayet bu soruların hepsine gerçekçi ve samimi bir ‘evet’ cevabı verilebilirse, izlediğimiz politikayı gözden geçirmek de üzerimize vacip hale gelir.

* Küçük bir kesim dışında Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde bu sorulara aklı başında olup da ‘evet’ cevabı verebilecek kimseyi görmedim duymadım tanımıyorum.

Yorumlar