YAŞAM
20 Eyl 2021 14:49 Son Güncelleme: 20 Eyl 2021 14:49

Binlerce yıllık apartman keşfedilmeyi bekliyor

Sivas'ın Gürün ilçesinde, M.Ö. 2000'li yıllarda Hititler'in yaptığı ve apartman görünümü ile göze çarpan kaya mağaraları, mimari yapısı ile de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Haberi Dinle

Kaya mağaralarının bulunduğu, tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri ile öne çıkan Sivas’ın Gürün ilçesi, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden birisi olarak göze çarpıyor. Sivas’ın güneyinde il merkezine 136 km uzaklıktaki Gürün ilçesi, Doğu Anadolu Bölgesi'ni, İç Anadolu Bölgesi'ni ve Akdeniz Bölgesi’ni birbirine bağlayan kritik bir noktada bulunuyor. Dağ yamacında yan yana ve alt alta sıralanan Gürün’deki kaya mağaraları 3 ve 5 katlı ilkel bir apartman görüntüsünü andırıyor.

Kayaçların kolay aşınabilmesi özelliği nedeniyle Hititlerin bu mağaraları işleyerek katlı yapı görünümüne kavuşturdukları sanılıyor. Kısa süre öncesine kadar mahalle halkı tarafından kışlık malzemelerin saklandığı yerler olarak kullanılan kaya mağaraları, Sivas'ın tanıtımı açısından da önem arz ediyor.

Tarih Öğretmeni Levent Malkoç, yazıyı Anadolu’ya getiren medeniyetin Asurlular olduğunu hatırlatarak Mezopotamya’dan Kayseri Gültepe’ye kadar bu medeniyetin egemenlik kurduğunu söyledi. Asurluların bir süre Gürün’e de hâkim olduğunu hatırlatan Malkoç, “Gürün aynı zamanda tarihi Kral Yolu’nun ve İpek Yolu’nun da uzantıları üzerindedir. Tamamı insan yapımı olan bu mağaralar Hitit, Asur, Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı dönemlerine de tanıklık etmiştir” dedi.

"Mağaraya girip bir saat kadar ilerledik"

Çok yakın bir zamana kadar mağaraların soğuk hava deposu, odunluk ve hayvan yemlerinin saklandığı bir alan olarak kullanıldığını belirten Tarih Öğretmeni Levent Malkoç, “Bu mağaraların 1590 metre rakımlı düzlük arazide taşlardan kolasal mimari ile inşa edilen Burç Evi Kalesine kadar gittiği söylenmektedir.

Bunu test etmek için gençlik yıllarımızda ben ve arkadaşlarım mağaraların bir tanesine girdik ve bir saat kadarda ilerledik. Ancak ileri kısımlarda yol gittikçe zorlaşıyordu ve meşalelerimizde azalmıştı. Bu yüzden bu gizemli mağaranın nereye kadar gittiğini keşfedemedik” diye konuştu.

Kaynak : İHA

Yorumlar