DÜNYA
12 Oca 2021 11:21 Son Güncelleme: 12 Oca 2021 11:21

BAE'de 3 yıldır tutuklu bulunan Türk iş insanı için BM'ye başvuru

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yaklaşık 3 yıl önce gittiği bir fuarda gözaltına alındıktan sonra tutuklanıp hapis cezasına çarptırılan Türk iş insanı Mehmet Ali Öztürk'ün avukatları, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'na "acil çağrı" ile başvuruda bulundu.

Haberi Dinle

Öztürk ailesinin avukatları Mete Gençer ve Gülden Sönmez tarafından yapılan yazılı açıklamada, Dubai'de 20 Şubat 2018'de gözaltına alınan Mehmet Ali Öztürk için BM'ye başvuru yapıldığı belirtildi.

BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'na "acil çağrı" ile başvuruda bulunulduğuna yer verilen açıklamada, "Yapılan başvuruda Türkiye vatandaşı iş adamı Mehmet Ali Öztürk’ün tutulmasına dair bilgiler, yapılan ağır işkencelerin detayı, işkence için oğlunun dahi kullanılmış olması, kendisinden Türkiye aleyhine iftira içerikli ikrar almak için yapılan işkence ve baskılar ile hayatının risk altında olduğuna dair veriler paylaşıldı." ifadelerine yer verildi.


Başvuruda, Birleşik Arap Emirlikleri’nin haksız, keyfi tutulma ve işkence suçlarını işlediği, Birleşmiş Milletler sözleşmelerini ve uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiğine vurgu yapılan açıklamada, müvekkillerinin hayatından endişe ettikleri için acil olarak başvurunun işleme alınarak gerekli prosedürün işletilmesinin talep edildiği belirtildi.

Açıklamada, Öztürk'ün tutulduktan hemen sonra işkence altında sorgulamasının başladığı anlatılarak, yapılan işkencelere dair detaylı bilgilere yer verildi.

İlk etapta 52 gün sürekli işkence yapılan Öztürk'ün bu süreçte 25 kilogram kaybettiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Tüm bu işkenceler sırasında Türkiye aleyhine konuşmayı reddedince ve tüm ağır işkencelere rağmen istedikleri hususları söylemeyi kabul etmeyince bir gün ABD’de üniversite okuyan oğlu Abdullah’ın resmini göstermişler ve oğlunun ABD’de, evine girerken ve çıkarken resimlerini çekmişler, oğlunu öldüreceklerini söyleyerek tehdit etmişlerdir. Aynı zamanlarda ABD’de FBI, oğlu Abdullah Öztürk’ün öğrenci evini basmış, defalarca sorgulamış ve Türkiye’ye gelişini bir süre engellemiştir. Abdullah Öztürk, eğitim/kariyer hedeflerini tamamen keserek Türkiye'ye gelmiştir."

Açıklamada, Mehmet Ali Öztürk'ün işkencelere rağmen yapılması istenen hususları kabul etmeyip, kameraya konuşmayınca teröre destek verdiği suçlamasıyla müebbet hapse mahkum edildiği anlatılarak, yapılan başvuruda, El Whatba Cezaevi'nin çok ağır ve kötü koşulları olan bir cezaevi olduğu, buradaki koşulların gayriinsani olması sebebiyle çokça sayıda şikayete konu olduğuna vurgu yapıldığına yer verildi.

LİBYA'DA TUTUKLANAN TÜRK BAKLAVA USTASININ AİLESİ MÜJDELİ HABER BEKLİYOR

Hafter güçlerince kaçırılan 5 Türk işçiden biri olan Nurettin Çalık'ın merkez Seyhan ilçesinde yaşayan kardeşi Mehmet Çalık, AA muhabirine, ağabeyine yaklaşık bir yıldır ulaşamadıklarını söyledi.

Ağabeyinin hayatta olduğunu öğrendiklerini, onunla en son geçen yıl şubat ayında görüştüklerini aktaran Çalık şöyle devam etti:

"Ağabeyim para kazanmak için gitmişti, bir suçu günahı yok. Maddi sıkıntılarından kurtulmak için gitti ama maalesef tutuklandı. Onunla aynı koğuşta kalanlardan çok fazla işkence gördüklerini ve hastalandıklarını duyduk. Şu anda belki de yatıyordur hasta olarak hiçbir haber alamıyoruz, gelen arkadaşları tutuklu olduğunu, temizlenemedikleri için hapishanede uyuz olduklarını söylediler, hatta tedavi gördüklerini söylediler. Nurettin ağabeyim baklava ustasıydı. Tutuklu olmasının sebebi Türk olması, hiçbir suçu günahı yok. Bütün yetkililerden rica ediyoruz Allah rızası için ağabeyimi getirin."


Libya'da Hafter güçleri gelmeden önce ağabeyinin işlerinin iyi gittiğini belirten Çalık, "Kardeşimi görememek çok büyük bir ızdırap, çok büyük bir eksiklik. Canımız yanıyor, bir insanın kardeşini ağabeyini görememesi tarif edilemez bir acı. Sesini duymaktan bile mahrumuz. 'Nasıl yaşıyor, hasta mı?' diye düşünüyoruz, ilk başlarda yaşadığına bile inanmıyorduk, sonradan duyum aldık, yaşadığını öğrendik. Biraz olsun sevindik ama gelirse daha çok sevineceğiz." şeklinde konuştu.

"SON GÖRÜŞMEMİZDE BİR AN ÖNCE TÜRKİYE'YE DÖNMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİ"

Kız kardeşi Rukiye Köse de Libya'da Hafter güçlerinin alıkoyduğu Türk vatandaşlarının bazılarının serbest bırakıldığını anımsatarak ağabeyi için de aynısının gerçekleşmesini temenni etti.

Ağabeyi için birçok kuruma başvuruda bulunduklarını aktaran Köse, "Son görüşmemizde çok sıkıntılı olduğunu, bir an önce Türkiye'ye dönmek istediğini söylemişti. Bir yolunu bulamadılar sanırım. Türk oldukları için çalışırken dükkanından alıp götürdüklerini öğrendik." ifadesini kullandı.

Köse, ailece çok zor günler geçirdiklerini vurgulayarak şöyle konuştu:

"Çok üzgünüz. Artık ne uyku kaldı ne yemek. Sürekli onu düşünüyoruz, bir an önce gelmesini istiyoruz. En son konuşmamızda köydeydim, annemle görüntülü konuştu. Annem de ağlıyordu, ağabeyim de ağlıyordu. Ondan sonrada görüşemedik zaten. Annem babam artık üzüntüden 'Bir haber var mı?' diye bize bile sormuyorlar. Onlar bile içlerine gömdüler bu acıyı sanırım. İsteğimiz bir an önce ağabeyimize kavuşmak çünkü çok zor bir şey. Allah kimsenin başına vermesin, gerçekten çok zor şey yaşıyoruz."

2 İŞÇİ KURTARILMIŞTI, 5'İ HALA TUTSAK DURUMDA

Çoğu, ülkede iç savaşın başladığı 2011 yılından önce Libya'ya çalışmak için gelen ve haklarında hiçbir suçlama olmadan Hafter güçlerinin merkezi Bingazi'de tutuklu kalan 7 Türk vatandaşı bulunuyordu.

Bu işçilerden 2'si Ekim 2020'de Türkiye'nin Libya Büyükelçiliğinin girişimleri ve Libya Kızılayı Misrata Şubesi ve İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfının ortak çalışmasıyla kurtarılmıştı.

Tutsak geçirdikleri 8 ayın ardından kurtarılan Türk işçiler Yusuf Gürün (35) ve Vahit Kiraz (60) Büyükelçiliğin girişimleriyle memleketleri Adana'ya dönmüştü.

Yorumlar