SİYASET
08 Ara 2016 14:05 Son Güncelleme: 16 Eyl 2019 14:56

2017 Bilişim Yılı olacak

33. Ulusal Bilişim Kurultayı'nda konuşan Başbakan Binali Yıldırım " 2017 yılını Bilişimde Gelişim Yılı ilan ediyorum. Gelecek bilişimle, gençlerle gelecek" dedi.

Haberi Dinle

Başbakan Binali Yıldırım 33. Ulusal Bilişim Kurultayı'nda konuştu.
Açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:

Geleneksel hale gelen TBD'nin Bilişim Kurultayı'na katılıyorum. Hemen Rusya ziyaretimizin ardından buradayız. Ardından EKK'nın aldığı kararları kamuoyu ile paylaşacağız. Bilişim ve Demokrasi başlık bu. Bu çok önemli bir tema.

Bilişimin önemini 15 Temmuz gecesi biz gördük. Hain darbeciler her şeyi yaptıklarını düşünüyordu. Ancak her şey hesap edilmişti ama hesap edilmemiş bir şey vardı. Bu da İstiklal ve özgürlük aşkıydı. O gün başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere irade Hükümetimizin kararlı duruşu, MHP'nin genel başkanının Sayın Kılıçdaroğlu'nun o gün tercihini demokrasiden yana ortaya koyması, desteği göstermeleri Türkiye demokrasi tarihinde altın harflerle yazılacak bir konudur. Sadece bununla sınırlı değildir, ancak bu işin gizli kahramanları medya mensupları ve basındır. Tarihi bir görev üstlenmiştir ve bir talimatla değil, özel kamu bütün yayın kuruluşları darbenin karşısında vaziyet almıştır ve vatandaşı bilgilendirmeyi sürdürmüştür. Darbecilerin kimyasını değiştiren önemli bir başlangıç olmuştur.

11 saat 600 civarında telefon görüşmesi yapmışım. Operasyonlar neler olmalı, hareket geçme ve bastırma, terör gruplarının yuvalandığı bölgelerde vatansever asker ve polisimizin sevkedilmesi dahil bütün bu işler iletişimle oldu. Gece karanlığında yoldasınız ve işinizi rahatlıkla yapıyorsunuz, mesaj veriyorsunuz, görüntülü görüntüsüz görüşüyorsunuz adeta ofisinizden makamınızdan bağımsız olarak işleri yürütüyorsunuz. Parti liderleri, cumhurbaşkanımız herkes yaptı. Gerçek güç iletişim gücüdür, eskiden darbeleri insanlar 1-2 gün sonra öğreniyor. Bilemezlerdi yukarıda neler oluyor, kim kimle karşı karşıya kalıyor. Bunlar TRT'ye yöneldiler, orada hemen sonra TÜRKSAT şehit verdi. Ama bir şeyi vermedi. TÜRKSAT'ın ele geçirilmesine yayınların susturulmasına izin vermediler. Arkadaşlarımız ölüm tehditleri altınları onları saatlerce meşgul etmeyi başardılar. Tekrar TRT'yi kısa süre sonra yayına soktular. Özel sektörde CNN'ene gittiler, başarılı olamadılar. Bilişimin hakkını teslim etmemiz lazım. Medya kuruluşlarımızın vatanseverlik anlayışı ile ortaya koydukları yayınlarıyla duruşlarını haklarını teslim etmemiz lazım.

"Bahçeli'ye ilkeli tutumundan dolayı teşekkür ediyorum"

Bir takım sapma gösterenler oldu. Ama biz olduğumuz yerdeyiz. Memleketin konularında asla ve asla siyaset olmaz. Ben Sayın Bahçeli'ye ilkeli tutumundan dolayı teşekkür ederim. Anamuhalefet partisinden de başlangıçtaki duruşunu koruması beklentiydi, darbecilerin mağduriyetinden söz etmek, şehitlerimizin ruhunu yakınlarını incitiyor.
Türkiye bir hukuk devleti. Tamam siyaseten Hükümet ile probleminiz olabilir. Türkiye'de konu beka meselesi ise orada siyaset biter. Artık savaşlar tankla, tüfekle olmuyor. Savaşlar bilgiyle oluyor. Irak'ta bilişimi nasıl kullandılar. Bütün noktaları teslim ettiler, komutanlara mesaj verdiler. Araçlarınızı bir kenarda bırakın, caddeye dizilin, size bir şey yapmayacağız. Bilişimle Irak harekatını tamamladılar. Arap baharında bölgeye yayılan hareketlerde de bilişimin önemli rolünü gördük.

Gezi olaylarında bilişimin nasıl aymazca terörü teşvik eder şekilde kullandığına şahit olduk. O bakımdan bilişimi hem iyi amaçlı kullanabilirsiniz, hem de bir ülkeyi yok etmek için kullanabilirsiniz. Aynen ilaç gibi, bazen tedavi bazen zehir olabilir. Bilişimde mutlaka sorumluluk anlayışını geliştirmeliyiz. Sanal dünya yalan dünya değil. Bunların etiğinin oluşmasını bekleyemeyiz. Bugün verilerin yüzde 80'i dışarıda kullanılıyor. Bir sorununuz olduğunuz zaman bu verilere ulaşmakta güçlük çekiyoruz.

2017 Bilişim Yılı olacak

Veri merkezlerinin kurulması ve teşvik edilmesine dair Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için aldığımız kararlar içine dahil ettik. Veri merkezi kurmak için olabilecek bütün desteği verdik. Bunu yaptığınızda dünyanın en bilinen içerik sağlayıcıları da oraya gelecek. Bunların ideolojik problemleri yok. Veri elimizin altında olunca bilişim yoluyla ülkemizi tehditlerde olsun insiyatif olacak. 2017 yılını Bilişimde Gelişim Yılı ilan ediyorum. Gelecek bilişimle, gençlerle gelecek.

Kamunet oluşturuldu

Her 100 evden 56 evde internet kullanımı var. Fakat yetmez. Bilişimde internetin kullanıldığı alanları düşününce bunlar çok yetersiz. Bilişimde kullanabileceğiniz alan düşünebildiğiniz kadar büyük bir kere düşünün. Hayalinizin uzandığı kadar bir küre düşünün. Gidebileceğiniz yer o kürenin dışındaki bir nokta. Bu sonsuzun bir anlamda sınırlandırılmış tarifidir. Hakikaten bilişimde bir ucu açık çok geniş bur kullanım alanımız var. Bu sektör falan değil, bu bir yaşam tarzıdır.

Bugün siber güvenlik meselesi milli güvenliğe dönüşmüştür. Kamunet oluşturuldu. Hiç değilse kritik altyapıları kullanan kamu kuruluşlarının iletişimlerini bu şekilde yapacaklar. Bundan sonrası veri merkezleri, internet değişim noktaları ve hepsinden önemlisi bilişimde yerlilik ve millilik... Bunun için herşeyimiz var arkadaşlar. Yeterli insan kaynağımız da var, yeterli tecrübemiz de var.

"15 Temmuz'dan sonra siber saldırılarda artış oldu"

Burada derli toplu stratejik bir bakış açısına ihtiyaç var. Yetkin firmalarımızı ve hedeflerimizi net belirlememiz gerekiyor. Tarla başkasının ürün bizim. Yazılımların çoğu dışarısı. Tarla bizim olmazsa burada elde edeceğimiz hasılat geçici olur. O yüzden 2017 yılında da biz yerlilik ve millilik konusunda çok daha önemli adımları atmamız lazım. Bununla ilgili tedbirleri alıyoruz.
Sadece siber güvenlik boyutuyla olayı düşünmemiz doğru değil; siber caydırıcılığı da ihmal etmemiz lazım. Kimseyle durup dururken dalaşacak halimiz yok; ama üzerimize gelirlerse cevabını vermemiz lazım. 15 Temmuz'dan sonra bir bakıyoruz siber saldırılarda ciddi artışlar oldu. Bu tesadüf değil. 15 Temmuz'da sonuç alamayanlar başka alanlardan altyapılarımıza saldırdılar. Örnek 8-14 Temmuz arasında 183 saldırı gerçekleştirilmiş, 5-11 Ağustos arasında bu sayısı 407'e çıkmış daha sonra 753 sayısına ulaşmış.

"Sistem açıkları kapatılmalı"

Saldırının boyutu o kadar büyük ki, herşeyden önemlisi kurumların zihinsel dönüşümünün gerçekleşmesidir. Bilişim bilgisayar, iletişim deyince efendim Bilişim Daire Başkanlığımız var daha ne olacak? diyorlar. Onlar bilgisayarın tozunu almak, fişini takmak, bunlar ayrı şeyler, bunlar mekanik işler. Biz bundan daha fazlasını yapmak zorundayız.
Bir saldırı olduğunda BTK'dan alarm verildiğinde herkes biliyor olmalı, sistem açıkları kapatılmalı. Bilgisayarım var, şifrem var bir şey olmaz diyorsunuz haberiniz yok. Sizin telefonunuzdan konuşuyor terörle ilgili. Bunları düzeltmek mümkün. Siber Güvenlik Kurulu oluşturuldu. Eylem Planı hazırlandı. Operasyonel siber güvenlik, 528 kurumda siber olaylara müdahale ekibi var. Herkes ne yaptığını biliyor olmalı. Kasımda yürürlüğe girdi. BTK idari yaptırım da uygulayacak.

Önleyici hekim uygulamasında olduğu gibi saldırı gerçekleşmeden önlem alınacak. Saniyelerde oluyor, telafisi mümkün değil. Bir paylaşım yapılıyor hop yayılıyor, tahribat oluyor ondan sonra tedbir alıyorsunuz. Mesele izlemek ve önlem almak. Bunları yapmazsak 7 gün 24 saat güven içinde olamayız. Bunlardan biri veri merkezlerinin topraklarımızda olmasıdır. Bilgiyi kullanırsak başkalarının önünde daha dik dururuz.

"Terörle mücadelede bir yerlere gelince ambargo başladı"

Bilişim, demokrasi atbaşı gidiyor. Hukuk ve ekonominin gelişmesi için buna ihtiyaç vardır. Pamuk ekiyoruz, tütün, buğday, tahıl, domates var. Bunlar harcıalem ürünler, herkes yapıyor. Fark yarattığınız, akıl terini kattığınız her ürün bize avantaj sağlıyor, bir adım öne geçmenize imkan veriyor. Yeni ürünler, milli ve yerli ürünler, milli güvenlik açığımızın da kapatılması için buna ihtiyaç var. Başkasının aklıyla ürettiğimiz ürünler bizim değil onların ürünü. Onlarla aramız bozulduğu zaman geçmiş olsun. Biz unu Kıbrıs harekatında yaşadık. Şimdilerde de terörle mücadelede önemli bir avantaj yakaladığımız bu sürede ambargo sesleri geliyor değişik ülkelerden. Türkiye'yi sıkıştıralım, ambargo yapalım diyorlar. Bundan sonraki hedefimiz her bakımdan kendi kendimize yeterli olacak adımları atmak lazım.
Karayolunda hız felaket, internette hız berekettir. Hızı arttırabildiğimiz kadar arttıralım. Sağlık, sanayi, sanat, kültür ve tarımda hiçbir alan yok ki internet olmasın. Yaşamın bir parçası. 2004'te internet çaya çorbaya limon derdim. Şimdi daha farklı şeyler var. İnternetin bir sonraki adımı insanlar kafalarında ne planlıyorlar geleceğe yönelik, onu bile çözmeniz mümkün. Bir bilgiye ihtiyacınız var hemen ilgili kelimeleri yazıyorsunuz arama motorundan hemen karşınıza çıkıyor. Bütün evveliyatını önünüze getiriyor. İnsan hafızasının bu kadar bilgiyi aynı anda tutması mümkün değil. O yüzden arşivi bilişime bırakalım, günceli kafamızda tutalım. Bu da zihinsel dönüşüm yoludur. Bilişime, bilgiye ileşime gerekli aşinalığı sağlamakla olur.

Operatörlere çağrı

Operatörlerimize bir şey söylüyorum: Kıskançlığı bırakın. Yol altyapıdır. Yol için kavga etmeyin. Bırakın yol ortak değerdir. İstediğiniz kadar yarışın, rekabet edin. Burada herkes üzerine düşen görevi yapsın, burada ciddi bir anlayış birliğine geldiğinizi gördüm. İkincisi de yerlileşme... Yazılım başta olmak üzere donanım da dahil olmak üzere yerlileşme ve millileşme hamlesine hız vermemiz gerekiyor. Milli teknolojinin üretimini destekleyeceğiz, bilişim ekonomisini çok daha büyüteceğiz.
Bırakın küçük hesapları, ülkemizin milli güvenliği, refahı, kalkınması için gücümüzü birleştirmemiz lazım. Destek bizden. Bilişimle ilgili her türlü desteği verecek araçlarımız var. Ama siz aranızda rekabetten vazgeçin. Paylaşım yapın, işbirliği yapın. Ben bu projeyi çalışayım, sen de şu projeyi çalış. Aranızda biraraya gelin centilmenlik anlaşması yapın. Bir iş çıkacak herkes oraya saldıracak, böyle olmaz. Bu konuda TÜRKSAT her türlü paylaşımı yapabilir. Oturun bir yere bağlayın. Çözemediğiniz mesele varsa biz buradayız. Artık daha az konuşup, daha çok sonuç alma zamanı.

Yorumlar